Ümit Yenişehirli yazdı: ‘Yeni Parti’ ve Hannibal
Ümit Yenişehirli, CHP'den ayrılanlarının 'Yeni Parti' girişimini ele aldığı, Hannibal benzetmesiyle ve tarihten örneklerle anlattığı, Özgür Özel'in hamlesi ve Kartacalı Hannibal Barca'nın sözleri arasındaki benzerliğe dikkat çektiği bir yazı kaleme aldı.
CHP’den ayrılarak yeni bir parti kurmak amacıyla yola çıkan Özgür Özel ve arkadaşları, girişimlerini sürekli olarak “Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız.” sözleriyle anlattılar/anlatıyorlar. Antik çağın komutanlarından biri olan Kartacalı Hannibal Barca’nın bu sözü; Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu, başka partililer, bu çevrelerin yandaşı ünlü isimler ve bütün bu isimlerin peşinden giden kitlenin klişe cümlesi haline geldi.
Peki, bu kitlenin dilinden düşürmediği sözün sahibi olan Hannibal Barca, kendi yol arayışıyla ilgili olarak nasıl bir akıbete duçar olmuştu? Roma istikametine giden yolları katetse de Roma’ya adım atabilmiş miydi?
“ROMA TAKINTILI” BİR KOMUTAN
Hannibal Barca, Kartacalı bir komutandı. Hayatı hem zaferlerle hem de fiyaskolarla dolu bir isimdi. Roma’yı fethetmeyi adeta takıntı haline getiren Hannibal, bu uğurda yığınla sorunla boğuşmuştu.
Hannibal Barca’nın da bir dönem hâkimi olduğu Kartaca, MÖ 800 civarlarında tarih sahnesine çıkmış, bugünkü Tunus bölgesinde, Fenike kökenliler tarafından kurulmuş bir liman şehriydi. Bu şehir, kısa sürede Akdeniz’e hâkim olan bir güce dönüşmüştü. Zaten Roma ile kapışmaları da bu büyümeyle birlikte ortaya çıkmıştı. Akdeniz, iki ülkeye birden dar geliyordu. Pön Savaşları, bu çekişme sonrası yaşanmıştı.
Dünya Tarihi Ansiklopedisi’nde (World History Encyclopedia) yer alan bilgilere göre, Hannibal Barca’nın “Roma takıntısı” ise çocukluğunda başlamıştı. Babası tarafından dokuz yaşındayken “tanrı Baal”ın putunun önüne götürülen Hannibal, burada hayvan kanları üzerine elini koyarak yemin etmişti: “Hayatım boyunca Roma’nın amansız düşmanı olacağım.”

HANNİBAL’IN YOLU ROMA ÇIKMAZINDA SON BULDU
Kartacalılar ile Romalılar arasında, MÖ 264, 218 ve 149 yıllarında olmak üzere üç ayrı Pön Savaşı yaşanmıştı. Hannibal’ın babası Hamilcar Barca, I. Pön Savaşı’nı kaybetmişti. Hannibal da babasına tapınakta verdiği söz uyarınca İkinci Pön Savaşı’nı başlatmıştı. Hannibal Barca bu savaşta; Roma’nın kendisini, İspanya üzerinden karadan saldırmasını beklemesinin aksine, Alpleri geçerek Roma’yı tam tersi yönden vurma planı yapmıştı.
İşte, o meşhur söz de bu plan oluştururken söylenmişti. Hannibal’ın kurmayları; dondurucu soğuk, sarp kayalıklar, erimiş karlar, filleri taşıma zorluğu ve yerli kabilelerin saldırıları gibi nedenleri sıralayarak Alplerden geçişin zorluğunu dile getirmişlerdi. Hannibal Barca da onlara, “Ya bir yol bulacağım ya bir yol açacağım.” (Aut inveniam viam aut faciam) cevabını vermişti.
“Roma takıntısı”yla Alpleri geçerken, ordunun neredeyse yarısını, fillerin de çoğunu kaybeden Hannibal, her şeye rağmen İtalya Yarımadası’na ayak basabilmişti. Acımasız birisi olan Hannibal, tek bir günde 50 bin civarında Romalı asker ve sivili öldüren kararlar almıştı. Ne var ki onca çabasına rağmen Roma şehrinin üzerine son adımı atmada tereddüt gösterince, kesin bir zafer elde edememişti. Toplamda aralıklarla on yılı aşkın bir süre bölgede bulunmak zorunda kalan Hannibal, Roma yönetiminin savaşı Kartaca’ya taşıyarak, şehri ve yakın bölgeleri tam bir kıyıma uğratması üzerine, Roma’nın merkezine girecek bir yol bulamadan/açamadan geri dönme planları yapmaya başlamıştı.
En az Kartacalılar kadar vahşi olan Romalılar, bölgede öylesine sert davranmışlardı ki birkaç gün içinde 20 bine yakın Kartacalıyı öldürmüşlerdi. Romalılar, şehirden ayrılırken de bir daha ürün yetişmesin diye tarlalara tuz ekmişlerdi. Bütün bu gelişmeler karşısında Hannibal Barca, Roma’nın kenar mahallelerine bile adım atamadan ülkesine dönmek zorunda kalmıştı. “Efsane” komutan tam bir hezimet yaşıyordu. Sonunda Hannibal için Kartaca’dan kaçmaktan başka bir çare kalmamıştı.

BURSA’DA YAŞADI, GEBZE’DE İNTİHAR ETTİ
Hannibal Barca’nın muhataralı hayatı, kaçtığı Marmara Denizi kıyılarında son bulmuştu. O devrin Bitinya Krallığı bölgesinde bulunan Bursa’ya (Prusa) gelerek kral Prusyas’a danışmanlık yapan Hannibal Barca, daha sonra Gebze’ye (Lbyssa) geçmişti. Burada sürgün hayatını yaşayan Hannibal, peşini bırakmayan Roma güçleri tarafından MÖ 183’te Gebze’deki (Libyssa) kalede kıstırılınca da intihar etmişti.
CHP YÖNETİMİ HANNİBAL’IN MEZARINA MERAK SARDI
Hannibal’ın bu bölgeye gömüldüğü tarih kitaplarına geçmiş ancak yerinin tam olarak neresi olduğu belirlenememişti. Tek parti yönetimi sırasında, 1934 yılında CHP’de “Hannibal merakı” ortaya çıkmış ve mezarının bulunması amacıyla bazı araştırmalar yapılmış ancak net bir sonuç elde edilememişti. 12 Eylül darbesini yapan Kenan Evren ise yıllar sonra bu işin peşine düşmüştü. Cunta yönetimi, bazı akademisyenleri bu işle görevlendirmişti. Bölgede yapılan “araştırmalarda” pek bilimsel bir sonuç alınamasa da sonunda, “olsa olsa burasıdır” yaklaşımıyla bir yer belirlenmişti.
DARBECİ KENAN EVREN ANIT MEZAR YAPTIRDI
Kenan Evren’in bir anıt mezar inşa edilmesini emretmesi üzerine, o esnada yapımı devam eden İstanbul-Ankara otoyolundaki hafriyat çalışmalarında ortaya çıkan devasa bir kaya bloğu (takriben 25 ton), büyük çabalarla bölgeye getirilmişti. Bir heykeltıraşa Hannibal Barca’nın –tipinden tam emin olunamasa da- rölyefi yaptırılarak “Hannibal’ın mezarı burası.” denilmiş ve 24 Temmuz 1981’de de anıt mezar törenle açılmıştı. Bu arada, mezarın bulunduğu söylenen yer TÜBİTAK MAM (Marmara Araştırma Merkezi) sınırları içerisinde kaldığından, uzun yıllar boyunca anıtın dikildiği kısma görevliler dışında sivil halktan kimse girememişti. Günümüzde anıt mezarı görmek isteyenler, TÜBİTAK yönetiminin verdiği izin çerçevesinde bu ziyaretleri gerçekleştirebiliyor.
