VakıfBank'ın 7. CEV Şampiyonlar Ligi zaferi

VakıfBank Spor Kulübü Başkanı Osman Arslan, "Vakıfbank olarak Türk voleyboluna hizmet etmeye devam edeceğiz. İnşallah bundan sonra dünya şampiyonluğunu hedefliyoruz" dedi.

Haber Merkezi Haber Merkezi
VakıfBank'ın 7. CEV Şampiyonlar Ligi zaferi

Voleybol Kadınlar CEV Şampiyonlar Ligi'ndeki Türk finalinde Eczacıbaşı'nı 3-1 yenerek şampiyon olan VakıfBank'ta başkan Osman Arslan, sarı-siyahlı ekibin başarıyla Türk voleyboluna hizmet etmeye devam edeceğini söyledi.

Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda oynanan finalin ardından VakıfBank Spor Kulübü Başkanı Arslan, Başantrenör Giovanni Guidetti, kaptan Zehra Güneş, pasör Cansu Özbay, pasör çaprazı Tijana Boskovic ve smaçör Marina Markova basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"HAYIRLI UĞURLU OLSUN"

Şampiyonluğu "muhteşem bir zafer" olarak nitelendiren Başkan Arslan, şöyle devam etti:

“Öncelikle CEV Şampiyonlar Ligi'nde iki büyük Türk takımının finale kalması müthiş bir başarıydı. Bu muhteşem seyircimize, Türk halkımıza teşekkür ediyorum. Hepsi Türk bayraklarıyla geldiler. Her iki takımı da desteklediler. Ben takımımıza bu şampiyonluktan dolayı çok çok teşekkür ediyorum. Yedinci kupamızı aldık. Bu yıl üç kupayı birden kazandık. Vakıfbank olarak Türk voleyboluna hizmet etmeye devam edeceğiz. İnşallah bundan sonra dünya şampiyonluğunu hedefliyoruz ve bu muhteşem taraftara teşekkür ediyorum. Sultanlar Ligi dünyanın en iyi ligi ve VakıfBank da dünyanın en iyi takımlarından bir tanesi. Bugün finalde beraber oynadığımız Eczacıbaşı'na da canı gönülden teşekkür ediyorum. Çok başarılı bir maç çıkardılar. Neticede kupa Türkiye'nin oldu. Biz Vakıfbank olarak voleybol dünyasına katkı sağlamaya devam edeceğiz. Bu kupayı tüm Türkiye halkının genç kızlarına, kız çocuklarımıza hediye ediyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.”

"BAŞARILARIMIZIN DEVAM EDECEĞİNİ ÜMİT EDİYORUZ"

Son 10 yılda kulüp olarak çok başarılı işler çıkardıklarını belirten Arslan, "Dörtlü Final'in İstanbul'da, İstanbul Finans Merkezi'ne yakın bir yerde oynanması ayrı bir gurur kaynağı oldu. Başta başantrenörümüz olmak üzere tüm takımımıza teşekkür ediyorum. Önemli olan Türk sporunun ileriye gitmesi. Bence burada hangi Türk takımının şampiyon olduğu önemli değil. Önemli olan kupanın Türkiye'de olması. Eczacıbaşı çok başarılı bir takım. Imoco'ya karşı çok zorlandık ama 2-0'dan sonra maçı 3-2'ye çevirme başarısını gösterdik. Bu müthiş bir durum. Oyuncularımız son ana kadar oyunu bırakmadığını gösterdi. Bundan sonra da başarılarımızın devam edeceğini ümit ediyoruz." dedi.

"BİRLİKTELİK BU TAKIMA RUH VERİYOR"

Başantrenör Guidetti, iyi bir gelişim göstererek şampiyonluğa uzandıklarını aktardı.

Bu sezon kadroda çok fazla değişiklik yapmadıklarına işaret eden Guidetti, "Bugün bu harika takımın ilk Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuydu. Geçen yıl takımda çok fazla değişiklik yaptık. Bu yıl daha az değişiklik yaptık. Kupayı kazandık. Gelişimimiz harikaydı. Bu kupada çok hikaye var. Örneğin Tijana'nın ilk Şampiyonlar Ligi kupası. Bütün kariyeri boyunca belki de bunu hayal ediyordu. Marina geçen sezon ilk kez bu arenaya çıktı, bu sene şampiyon oldu. Ayça bu takımla çok fazla kupa kazandı. Maalesef bu sezon onu kaybediyoruz. Derya'nın da son senesiydi. Zehra ve Cansu bu takımın ruhu. Onların arasındaki birliktelik bu takıma ruh veriyor." diye konuştu.

"HARİKA BİR HİKAYE YAZDIK"

Guidetti, teknik ekibine teşekkür ederek, "Bu sezon yeni bir teknik heyetimiz var. Harika bir hikaye yazdık. Harika insanlardan oluşan bir ekibim var ve her gün çok çalıştık. Her gün salona girerken daha iyi olabilmek için, en iyi olmayı hedefleyerek geldik. Harika bir gelişim gösterdik. Çok mutluyum elbette ve bu harika insanlara bir antrenör olarak teşekkür etmek istiyorum. Onlar olmasa asla bu başarı gelmezdi." ifadelerini kullandı.

"HER ŞEYİN EN GÜZELİNİ HAK EDİYOR"

Kaptan Zehra Güneş, asla vazgeçmeyerek çok anlamlı bir şampiyonluk elde ettiklerini dile getirdi.

Elde edilen şampiyonluğun kendisi için unutulmaz bir yerinin olacağını vurgulayan Güneş, "Benim yanılmıyorsam 4'üncü, kaptan olarak da ilk Şampiyonlar Ligi kupam. Benim için unutulmaz bir yeri olacak. İki günde oynadığımız maçlar seyir keyfi yüksek ve mücadelenin en üst noktalarda olduğu oyundu. Eminim ki bizi destekleyen taraftarlarımız, izleyenler çok eğlenebilmiştir, çok keyif almışlardır. Çünkü iki yarı final maçında da çok üst seviye voleybol oynandı. Dörtlü Final'in açılış toplantısında burası voleybolun en üst seviyesi. Detaylar her şeyi belirler demiştim. Detayları çok iyi yaptığımızı düşünüyorum. Kötü oynadık, evet. İnişler ve çıkışlar yaşadık. Ardından toparlanmayı, sahada ayakta kalabilmeyi, geri dönebilmeyi çok iyi yaptık. Bence zaten bütün sezonun özeti buydu. Çok yorgun olduğumuzda da antrenman sonunda da ben arkamı döndüğümde de takım arkadaşlarımı sonuna kadar mücadele ederken gördüm. O yüzden hepsi her şeyin en güzelini hak ediyor." şeklinde konuştu.

"UNUTULMAZ BİR KUPA OLACAK"

Güneş, şunları söyledi:

“Bu benim için unutulmaz bir kupa olacak. Takım arkadaşlarım için de öyle. İlk Dörtlü Finali olanlar var, ilk Şampiyonlar Ligi kupasını kaldıranlar var. O yüzden bizim için çok anlamlıydı. Evimizde almak da çok anlamlıydı. Kupa ülkemizde kaldığı için de çok mutluyuz. Gelecek sezon Dünya Şampiyonası'na da katılmaya hak kazandık. Umarım seneye de bunun üstüne dünya şampiyonluğunu ekleyip çok daha büyük gururlar ülkemize yaşatabiliriz. Çok mutluyum. Bütün yönetime, yanımızda olan herkese çok teşekkür ederim. Dün maçtan sonra röportaj verirken aklımdan geçen de böyle bir finaldi. Çok mutluyum. Türkiye'nin voleybol seviyesinin geldiği nokta bence inanılmaz. Bu takımın içinde olduğum için çok mutlu ve gururluyum. Umarım çok daha iyi yerlere taşıyacağız ve çok daha güzel günler göstereceğiz. Şimdi önümüzde bir milli takım sezonu var. Umarım bu başarıları da orada gösterip ülkemizdeki taraftarlarla birlikte mutluluğu yaşarız.”

"ONU HAYRANLIKLA TAKİP EDECEĞİM"

A. Carraro Imoco maçında sakatlık yaşayan Katarina Dangubic ve takımdan ayrılacağını açıklayan Ayça Aykaç Altıntaş ile ilgili de Güneş, şöyle konuştu:

“Dangubic tam bir savaşçı. Çok daha iyi geri döneceğine eminim. Burada sakatlanıp ambulansla hastaneye giderken bile bize 'Telefonu açtım ve maçı tekrar ediyordum.' dedi. Biz otele gittiğimizde sadece bizim yendiğimiz için bizimle gurur duyduğunu söylüyordu. Hatta ben de dedim ki 'Ne istersen iste sen şu an şımartılmayı hak ediyorsun.' Biz senin için oynayacağız. O giderken de ona 'Sana söz veriyorum, bu maçı kazanacağız ve bu kupayı alacağız, sadece senin için.' demiştim. Onun için savaştık. O yüzden onunla da çok gurur duyuyorum. Çok iyi bir maç oynarken, sporda maalesef böyle talihsizlikler var ama çok iyi. Hayatımda gördüğüm en iyi savaşçılardan biri olduğu için ve hiç vazgeçmeyen bir insan olduğu için olduğundan daha iyi döneceğine inanıyorum. Onu çok seviyorum. Ayça'nın ayrılığı konusuna girersem ağlarım. Çünkü VakıfBank'ın kapısından girdiğimde Ayça antrenman yapıyordu ve o günden beri biz arkadaşız. Sayamadığım kupalar ve başarılarımız var. Onun için her şeyin en iyisinin olacağını, en iyisini hak ettiğini biliyorum. Umarım her şey kalbindeki gibi olur. Ben hayatında olmaya devam edeceğim. Onunla akıttığım her ter, her gözyaşı, aynı sahayı paylaştığım için gurur duyuyorum. Onu hayranlıkla takip edeceğim.”

"ÇOK ÇALIŞTIK"

Sırp voleybolcu Boskovic, Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu için çok çalıştıklarını ve sezonu üç kupayla kapattıklarını anlattı.

Şampiyonluktan dolayı mutlu olduğunun altını çizen Boskovic, "Takımımla gurur duyuyorum. Çok çalıştık. 7 aydır birlikteyiz, bir aile gibiyiz. Ailemizden daha çok birbirimizi görüyoruz. Sezonu üç kupayla kapattık. Bu da bizim için başarılı bir sezon demek ve eminim ki takımdaki herkes de çok mutludur." dedi.

"HAYATTA NELER OLACAĞINI BİLEMEYİZ"

Boskovic, CEV Şampiyonlar Ligi'nde 2023 yılında finalde Eczacıbaşı formasıyla VakıfBank'a kaybettiği maçın hatırlatılması üzerine, "Hayatta neler olacağını bilemeyiz. Üç yıl önce bir başka takımdaydım ama sonuçta profesyoneliz. İşimiz bu, elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız. En iyi performansı vermek zorundayız. Eczacıbaşı elbette çok saygı duyduğum bir takım. Onlar da çok iyi oynadılar. Gördüğünüz üzere üçüncü sette bırakmadılar. Geri döndüler ve kazandılar. Onları yenebilmek için çok zorlamamız gerektiğinin farkındaydık. Çok kaliteli bir takım. Günün sonunda takımım için mutluyum." diye konuştu.

"UMUYORUM ÇOK DAHA FAZLASI OLUR"

VakıfBank'ın pasörü Cansu Özbay ise bunun, "rüya" gibi bir şampiyonluk olduğunu söyledi.

Özbay, çok mutlu olduğunu belirterek, "Çok gururluyum. Çünkü bu kupa bize çok zor geldi. Bu kupayı gitti denilen yerden geri getirdik. Kupayı tırnaklarımızla kazıya kazıya aldık. Çok zordu, dünkü maçta herkes gitti dedi. Eminim ki Imoco da ya da izleyen seyirciler de aynısını söyledi. Bu finalin kırılma anı oydu. Dünkü maçtı. Bugün de sahada ilk iki sette çok iyi bir oyun kurduğumuzu düşünüyorum. Eczacıbaşı da yine çok iyi savaştı ama kritik anlarda topu öldürülen taraf biz olduk. Üçüncü sette bir geri dönüş yaptılar ama dördüncü sette tekrardan oyunun hakimi bizdik ve kazandık. Rüya gibi gerçekten. Kazandığın zaman anlıyorsun aslında tekrardan ne kadar çok zor olduğunu. Kan, ter, gözyaşı, emek... Bize destek olan, bizim burada olmamıza olanak sağlayan herkese buradan çok teşekkür etmek istiyorum. Kulübün 7. Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu oldu. Benim de bireysel olarak 5. şampiyonluğum oldu. Umuyorum çok daha fazlası olur." ifadelerini kullandı.

"BAŞARININ ARKASINDA ÇALIŞMAK VAR"

Guidetti ile ilgili övgü dolu sözler kullanan Özbay, "Bu başarının arkasında çok çalışmak var. İnanmak var çünkü ben Guidetti ile yaklaşık 10 sezondur çalışıyorum. Kendisi gerçekten voleybolla yatıp voleybolla kalkıyor ve bizi de buna çok alıştırdı. Kendisi dünyanın en iyi antrenörü. Dün bunu tekrardan görmüş olduk. Çünkü takımı inandırmak bazı anlarda oyuncu olarak istesen de vazgeçebiliyorsun. Çünkü sahada istediğin şeyler olmuyor ama bir an bile bize inanmaktan vazgeçmedi. Bu bizim için çok önemliydi. Taktik olarak söylemiyorum bile, zaten herkes 'mastermind' (Deha) diyor. Zaten kazandığı kupalarla ortada. Onunla çalıştığım için, onunla bu güzel şampiyonlukları yaşayabildiğim için de kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü ben 20 yaşındaydım bu takıma ilk transfer olduğumda. Bu şampiyonlukları yaşayabileceğimi, belki aklımın ucundan bile geçmezdi ama bugün bu kişi olmamda emeği çok büyük. O yüzden ona da buradan çok teşekkür ediyorum." şeklinde konuştu.

"BURAYA GELENE KADAR ÇOK ÇALIŞTIK"

Rus smaçör Markova da elde edilen şampiyonluktan dolayı "harika" hissettiğini dile getirdi.

CEV Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna giden yolun çok zorlu olduğunun altını çizen Markova, "Sadece harika olduğunu söyleyebilirim. Bütün çalışmalarımızın bir sonucuydu, bir yansımasıydı. Buraya gelene kadar çok çalıştık. Yolculuk çok zordu. Şampiyonlar Ligi yolculuğu süresince oldukça zorlu takımlarla karşılaştık. Harika hissediyorum. Bu harika insanlarla bir arada olduğum için çok mutluyum. Özellikle Boskovic için parantez açmak istiyorum. Onunla gurur duyuyorum ve hak edilmiş bir MVP'lik kazandığını düşünüyorum." dedi.

"MAÇ MAÇ OYUNUMUZU GELİŞTİRDİK"

Markova, sezon başından itibaren adım adım geliştiklerini aktararak, "Maç maç oyunumuzu geliştirdik. Sistemimizi oturttuk. Ama bir maç seçmem gerekirse normal sezonda Savino Del Bene maçındaki ilk seti söyleyebilirim. Neredeyse bizim için bir ustalık eseri gibiydi ve bize oldukça büyük özgüven getirdi." diye konuştu.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi