Vincenzo Italiano'dan olay itiraf: Benden şampiyonluk istemediler

Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, "Benden şampiyonluk istemediler. Ancak zirveden kopmamamız gerekiyor. Gelecek sezon daha fazlasını başarmayı deneyebiliriz. Burada yıllardır sürekli Galatasaray kazanıyor ve herkes bu hegemonyayı kırmak istiyor" dedi.

Ensonhaber Ensonhaber
Vincenzo Italiano'dan olay itiraf: Benden şampiyonluk istemediler
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Sezon başında Sergen Yalçın'ın vedasının ardından Beşiktaş'ın teknik direktörlüğüne getirilen Vincenzo Italiano, önemli açıklamalarda bulundu.

Italiano, Türkiye'de yaşadıklarını, futbol sistemini, transferlerini, takım hakkındaki görüşlerini Corriere dello Sport'a anlattı.

"BURASI İTALYA'YI HATIRLATIYOR"

Italiano, sözlerine şöyle başladı:

“Türkiye'de ortam olağanüstü. Stadyumlar yeni, üstleri kapalı, çok büyük ve büyük bir tutkuyla dolu. Bana İtalya'da insanların bütün hafta sonundaki maçı beklediği 80'li ve 90'lı yılların futbolunu hatırlatıyor. Burada inanılmaz bir coşku var. Üstelik bu sadece büyük takımların taraftarlarında değil, her yerde böyle. Son olarak ligin yeni takımlarından Amed'e deplasmana gittik. Orada 40 bin kişi vardı. İnanılmaz bir cehennem ortamı vardı. Çocukken İtalya'daki stadyumların tamamen dolu olduğu dönemlerdeki atmosferin aynısını burada yaşıyorum. Sanki o duyguları yeniden hissediyorum. Burada başkanlar dahil herkesin en iyi olma konusunda büyük bir isteği var. Her gün ayrı bir mücadele yaşanıyor. Gerçekten çok şaşırdım. Belki bu lig Avrupa'nı en büyük beş liginden daha düşük seviyede ancak kaliteli bir lig ve gelişmeye devam ediyor. Çünkü buraya sürekli kaliteli futbolcular ve yabancı teknik direktörler geliyor.”

"BUNU BEKLEMİYORDUM"

Beşiktaş'ın seviyesinin şaşırtıcı olduğunu belirten Italiano, şu ifadeleri kullandı:

“Kamp döneminde kadronun dörtte üçü genç oyunculardan oluşuyordu. Bir yeniden yapılanma sürecinin içindeydik. Ardından Dünya Kupası nedeniyle birçok oyuncu takıma çok geç katıldı. Avrupa Ligi ön elemesinde geçen sezon turnuvanın sürprizlerinden biri olan Midtjylland ile karşılaşacağımız için endişeliydik. Hazır olmadığımızı düşünüyorduk ama onları iki maçta da yendik. Sonra yolumuza devam ettik, kadroyu tamamladık, milli oyuncular geri döndü, Vlahovic geldi. Bugün geldiğimiz noktada, başlangıçtaki şartlar düşünüldüğünde Beşiktaş şaşırtıcı bir seviyede. Ben bile bunu beklemiyordum.”

"SALİH, DE ROSSİ GİBİ!"

Salih Özcan'dan övgüyle bahseden Italiano, şunları dedi:

“Farklı sistemleri dönüşümlü kullanıyoruz. Salih Özcan sayesinde hem tek ön liberoyla hem de çift ön liberoyla oynayabiliyorum. Olaitan'ı da kullanabiliyorum. Beninli, çok ilginç bir genç oyuncu. Salih sahadayken sistem 4-3-3 gibi görünüyor çünkü savunma hattının içine giren bir oyuncu. Roma'daki eski De Rossi gibi.”

"HER YIL YENİ ŞEYLER EKLEDİM"

İtalyan hakem, açıklamalarına şöyle devam etti:

“Her yıl oyun anlayışıma yeni şeyler ekledim, bazı şeyleri de çıkardım. Dışarıdan bakıldığında hep aynı şekilde oynuyormuşum gibi görünebilir çünkü benim futbolumda agresiflik her zaman önemli bir yer tutuyor. Kaliteli ve futbol zekâsı yüksek oyunculara karşı oynarken üzerlerine gitmez, onlara zaman ve alan bırakırsanız çok zorlanırsınız. Bu anlayıştan hiç vazgeçmediğim için aynı futbolu oynattığım düşünülebilir. Ancak daha fazla pas yapan, daha dikine oynayan ya da rakibini bekleyen takımlarım da oldu. Trapani'de teknik direktörlüğe başladığım günden bu yana hem ben hem de ekibim çalışma yöntemimizi ve birçok şeyi büyük ölçüde değiştirdik.”

"HAKEMLERE KARŞI SERT TAVIR VAR"

Deneyimli isim, hakemler hakkında şu sözleri sarf etti:

“İşin arka planındaki tüm detayları bilmiyorum ancak Türkiye'de kulüplerin hakemlere karşı çok sert bir tavrı olduğunu görüyorum. Zaten hakemleri koordine etmesi için Anthony Taylor'ı göreve getirdiler. Alanyaspor maçında da çok tartışmalı bir pozisyon yaşandı. Rakip takımın bir oyuncusu Trossard'a yumruk attı ancak ne hakem ne de VAR müdahale etti. Bunun üzerine başkan çok sinirlendi.”

"DUSAN'I TAM KAPASİTE YAPACAĞIZ"

"Vlahovic’i nasıl ikna ettiniz ve şu anda nasıl bir performans sergiliyor?" sorusunu Italiano, şöyle yanıtladı:

“Sözleşmeyi imzaladığım gün onunla konuştum. Durumu anlamak için, zira o sırada Juve’den ayrılmak üzereydi. Önemli kulüplerle çok sayıda teması vardı. Bana, bu görüşmelerin bir sonuca varmaması halinde tekrar görüşeceğimizi söyledi. Kulüp de onu transfer etmeye çalışmak konusunda benimle hemfikirdi. Sonunda, hala büyük değeri ve parlak bir geleceği olan 26 yaşındaki bir oyuncuyu kadromuza kattık: Formuna kavuşursa, birkaç yıl önceki Vlahovic'e geri dönebilir. Şu ana kadar ligde 4 maçta 5 gol attı, onu tam kapasiteye ulaştırmaya çalışıyoruz. Dusan, Avrupa futboluna hala çok şey katabilir, çok genç.”

"PERFORMANS GÖSTEREMEDİĞİ SÖYLENEMEZ"

"Sizce Vlahovic neden Juve’de daha fazla şans bulamadı?" sorusu karşısında Vincenzo Italiano, şu ifadeleri kullandı:

“Bilmiyorum… Ama sonuçta rakamlara bakıldığında birkaç gol attı, performans gösteremediği söylenemez. Sakatlıklar ve takım içindeki bazı durumlar kesinlikle ona yardımcı olmadı.”

"KİMSE ONUN GİBİ OLMADI"

"Kariyeri boyunca tek bir üst düzey forvetiniz oldu, o da Vlahovic: Floransa’da altı ay geçirdi ve şimdi Türkiye’de. Sizce bu durum sonuçlarınızı olumsuz etkiledi mi?" sorusunu şöyle cevaplandırdı:

“Floransa’da geçirdiği o altı ay inanılmazdı, 20 maçta 20 gol attı. O yıl, iyi bir performans sergilemiş olsak da, o ayrılmasaydı daha fazlasını başarabileceğimize inanıyorum. Sonraki yıllarda da değerli forvetlerim oldu, ama onun kalibresinde kimse yoktu. Her neyse, Fiorentina ve Bologna’da geçirdiğim beş yıl boyunca çok büyük bir iş çıkarıldığını ve önemli hedeflere ulaşıldığını düşünüyorum. Bologna ile bir Coppa Italia kupası kaldırdım, bu tarihi bir olaydı. Ama bunun nedeni 50 yıldır kupa kazanamamış olmamızdan ziyade, birinci sınıf bir takım olmamamızdı. Kısacası, Vlahovic gibi bir oyuncu olmasa da yine de olumlu şeyler başardık. Castro, Jovic, Cabral, Piatek, Dallinga gibi hepsi de mükemmel oyunculardı, ancak Floransa’daki Dusan farklı bir şey gösterdi.”

"ONU ÇOK İSTEDİM"

"Peki ya Miretti?" sorusuna Italiano, şu yanıtı verdi:

“Son maçın ikinci yarısında oyuna girdi ve maçın gidişatını değiştirdi. Sakatlanmıştı ve iki hafta boyunca kadroda yoktu, iyileşti ve iyi oynamakla kalmadı, daha da fazlasını yaptı. Onu çok istedim, çünkü burada dört U23 oyuncusu gerekiyor ve Fabio’nun Serie A’da 100 maçı var. Bu kadroyu tamamlamamız gerekiyordu ve ben bu transfer için çok ısrar ettim: Çok yetenekli bir oyuncu, Juventus’ta biraz kenarda kalmıştı ve biz de bu fırsatı değerlendirdik. Orta sahada birçok pozisyonda oynayabilir. Geçen akşam beni şaşırttı, muhteşem bir maç çıkardı.”

"EVET ONU DÜŞÜNMÜŞTÜK"

"Lucumi’yi de kadroya katmayı denediniz mi?" sorusuna Italiano, şu yanıtı verdi:

“Evet, onu düşünmüştük, ancak Jhon’a çok iyi teklifler geldiği için bu fikri rafa kaldırdık. Mevcut kadromuzu koruduk ve genç bir oyuncu ekledik.”

"ÖNEMLİ GÖRÜŞMELER YAPTIM"

"Beşiktaş’tan önce, transfer olmak üzere olduğunuz bir İtalyan kulübü var mıydı?" sorusu karşısında başarılı çalıştırıcı, şu açıklamayı yaptı.

“Evet diyelim ama hangisi olduğunu söylemeyeceğim. Avrupa’daki bazı takımlarla önemli görüşmeler yaptım. Benfica yöneticileriyle çok güzel bir sohbet ettim; yurtdışında çalışmaya pek sıcak bakmadığım için, bu görüşme zihnimi biraz açtı. Birkaç gün sonra Beşiktaş beni aradı ve önemli bir proje teklif etti. Ve birkaç ay öncesine kadar asla atılmayı düşünmediğim bu macerayı denemeye karar verdim: İtalya’da kalıp büyük başarılara imza atmak isterdim. Ama işler farklı gelişti.”

"BEŞİKTAŞ NJIE'Yİ DE ÖNERDİ"

"Poku'yu Fiorentina'nın elinden aldınız." sözleri üzerine Italiano, şöyle konuştu:

“Doğru. Beşiktaş bana Njie'yi de önermişti. Sonunda Poku tercih edildi. Njie de çok iyi bir gelecek vadeden oyuncu. Önümüzdeki yıllarda çok iyi işler yapacaktır. Fiorentina da yine iyi bir transfer yaptı.”

"BARCELONA BENİ BÜYÜLÜYOR"

Barcelona'nın kendisini büyülediğini söyleyen İtalyan teknik adam, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Uzun yıllardır Barcelona'dan çok etkileniyorum. Çalışma yöntemi, futbol felsefesi ve oyuna bakışları gerçekten özel. Burada belirli bir teknik direktörden değil, doğrudan kulübün futbol anlayışından bahsediyorum. Barcelona beni büyülüyor. Teknik direktör kim olursa olsun aynı hücumcu futbol anlayışını sürdürüyorlar. Ortaya koydukları oyun gerçekten etkileyici. Ben de zaman zaman onlardan bazı şeyler almaya çalışıyorum ama bu zihniyeti kopyalayıp başka bir takıma uygulamak kolay değil.”

"KULÜP BANA DÖRT HEDEF VERDİ"

"Beşiktaş için lig şampiyonluğu mu, Avrupa Ligi mi?" sorusu karşısında Italiano, şunları dedi:

“Kulüp bana dört hedef verdi. Birincisi Avrupa Ligi lig aşamasına kalmaktı ve bunu başardık. İkinci hedef üst sıralardaki takımların hemen arkasında yer almak. Üçüncüsü bir oyun kimliği oluşturmak. Dördüncüsü ise geleceği olan bir oyuncu grubu yaratmak. Benden şampiyonluk istemediler. Ancak zirveden kopmamamız gerekiyor. Gelecek sezon daha fazlasını başarmayı deneyebiliriz. Burada yıllardır sürekli Galatasaray kazanıyor ve herkes bu hegemonyayı kırmak istiyor.”

"BAŞKA ÜLKELERDE BÖYLE DEĞİL"

"Genç İtalyan oyuncular özellikle büyük kulüplerde çok az forma şansı buluyor." sözlerinin ardından Italiano, şunları dedi:

“Beşiktaş'ta bu konuyu konuştuğum Alman bir yönetici var. Bana, 'İtalya'da 18 yaşındaki bir oyuncuyu çok genç görüyorsunuz ve onu bozacağınızı düşünüyorsunuz. Ama başka ülkelerde böyle değil. Genç oyunculara sabrediliyor, yaptıkları hatalar ve tecrübesizlikleri kabul ediliyor. Siz genç oyuncular konusunda yeterince cesur değilsiniz' dedi. Bence çok doğru söylüyor. Beşiktaş'ta 2006 doğumlu İlhan Fakılı var. Fransa ikinci liginden geldi ve oradaki seviye çok yüksek değil. Montella beni arayıp, 'Bu oyuncuyu beğeniyorum' dedi ve ardından onu milli takıma çağırdı. Bu benim için çok duygusal bir andı. İlhan gerçekten çok hızlı gelişiyor. Ayrıca Türkiye'deki yabancı kuralını da doğru buluyorum. Kadroda en fazla 10 tane 23 yaş üstü ve 4 tane 23 yaş altı yabancı oyuncu bulunabiliyor. Geri kalan oyuncuların Türk olması gerekiyor. Böyle bir sisteme uymak zorunda kaldığınızda yerli oyuncuların gelişimi de hızlanıyor.”

DUSAN VLAHOVIC İTİRAFI

"Antrenörlüğünü yaptığınız ve kalbinizde yer eden üç oyuncu kimler? Peki en iyileri?" sorusuna Italiano, şu cevabı verdi:

“Kaptanlarımla çok iyi bir ilişkim var. Birkaç gün önce Biraghi’yle konuştum, ama Spezia’dan Terzi ve De Silvestri ile de görüşüyorum. En iyisi ise benim yanımda: Dusan, Floransa’da geçirdiğimiz o altı ayda bana verdikleri için. Diğerlerine de tüm saygımla. Umarım bir şampiyon gibi davranmaya devam eder.”