Yama yapmayı annesinden öğrendi: Şimdi hem üretiyor hem kazanıyor

Annesinin yırtık kıyafetleri yama yaparak onardığını izleyerek büyüyen Rosi Vieira, yıllar sonra bu becerisini profesyonel bir mesleğe dönüştürdü. Şimdi ise dikiş makinesinin başında bulduğu huzuru iki kızıyla paylaşıyor.

Kübra Kireççi Kübra Kireççi
Yama yapmayı annesinden öğrendi: Şimdi hem üretiyor hem kazanıyor
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Brezilya’nın Aguas Mornas şehrinde yaşayan Rosi Vieira’nın hikayesi, çocukluk yıllarında annesinin yoksulluk karşısında gösterdiği yaratıcılıkla başladı.

O dönemlerde yeni kıyafet almak çoğu aile için mümkün olmadığından, annesi Maria Olinda Hinkel Vieira, eski ve yırtık kıyafetleri kimsenin fark edemeyeceği kadar mükemmel yamalarla yenilerdi.

Rosi, farkında olmadan annesinin bu çalışmasını izleyerek dikişin temelini öğrendi.

Zorunluluktan doğan bir tutku

14-15 yaşlarına geldiğinde kendi kıyafetlerini dikmeye başlayan Rosi, 1990’larda katıldığı dikiş kurslarıyla bu becerisini profesyonel bir seviyeye taşıdı.

Kimse öğretmeden, deneme yanılma yoluyla uzmanlığını geliştiren Rosi, özellikle iç çamaşırı üretiminde kendi yöntemlerini keşfetti.

Zamanla, evden çalışarak hem kendi ailesine bakma sorumluluğunu üstlendi hem de gelir kapısı olan dikiş tutkusunu sürdürdü.

Terapi gibi hissettiriyor

Rosi’nin terapi olarak tanımladığı bu çalışma disiplininin aslında bilimsel bir karşılığı bulunuyor.

Psikolog Aline Aguiar, dikiş, nakış veya tığ işi gibi dikkat ve özen gerektiren manuel aktivitelerin insanı şimdiye odakladığını belirtiyor.

Bu tür işlerle meşgul olmak, kişinin zihnini günlük endişelerden uzaklaştırıp yaratıcılığa ve duygusal düzenlemeye yardımcı oluyor.

Bugün Rosi, atölyesinde iki kızıyla birlikte seri üretimden uzak, zanaatkar bir anlayışla çalışıyor. Onun için dikiş, sadece kıyafet üretmek değil, hayatı anlamlandırmak anlamına geliyor.