Yapay zeka şirketleri ve yabancı istihbarat servisleri
Günlük hayatı kolaylaştıran yapay zeka uygulamaları, veri güvenliği açısından tehditleri de barındırıyor. Yapay zeka uygulamalarına bireyler kadar kurumlar da ilgi gösteriyor. En çok da istihbarat kurumları…
Son yıllarda hayatımızdaki rolü giderek genişleyen yapay zeka, birçok uygulamasıyla insan hayatını kolaylaştırırken bir yandan da insan hayatı ile ilgili gereğinden fazla bilgi sahibi oluyor.
Kimileri yapay zeka uygulamalarına işiyle ilgili konular danışıyor, kimileri ise yapay zeka uygulamalarından duygusal yaşantısına dair tavsiyeler alıyor.
Yapay zeka yeri geliyor profesyonel bir danışmana, yeri geliyor bir “Güzin Abla”ya dönüşüyor.
Peki ya bize mesleki tavsiyeler veren, üzerine çalışacağımız konuya dair bilgiler veren, yeri geldiğinde duygusal destek veren yapay zeka uygulamaları bu ilişkide hep “veren” taraf mı? Yapay zeka uygulamalarının biz kullanıcılardan aldığı bir şeyler yok mu?
Bu sorunun yanıtı ise yine son yıllarda giderek daha fazla duymaya başladığımız “veri güvenliği” kavramı ile ilgili.
Yapay zeka uygulamalarının veri biriktirdiği ve bunu çeşitli ticari içerikli faaliyetlerde kullanıma sokabildiği hatta istihbarat servislerine veri sağladığına dair şüpheler giderek artıyor.
CLEARVİEW SKANDALI: ÇALINAN YÜZLER
Yapay zeka destekli uygulamalar ile veri güvenliği ilişkisine dair en önemli skandal, ABD’de yapay zeka destekli olarak yüz tanıma teknolojisi sunan Clearview AI hakkında ortaya çıktı.
Clearview AI şirketi; Facebook, Instagram, LinkedIn, YouTube ve milyarlarca web sitesinden insanların haberi olmadan 30 milyardan fazla biyometrik yüz fotoğrafını yapay zeka algoritmalarıyla kazıdı ve bilinen en büyük yüz tanıma veri tabanını oluşturdu.

ÜLKELERİN EMNİYET BİRİMLERİNE SATILMIŞ
Şirketin bu verileri gizlice güvenlik ve istihbarat kurumlarıyla paylaştığı ortaya çıktı. ABD’de FBI ve İç Güvenlik Bakanlığı’nın yanı sıra Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Arjantin, Kolombiya gibi 30’a yakın ülkeden kurumlara sattığı tespit edildi.

HACKERLAR ‘MÜŞTERİ LİSTESİ’Nİ ELE GEÇİRDİ
Şirketin bu “yüz havuzu”nu oluşturmasına dair detaylar ise şirketin “müşteri listesi”nin hackerlar tarafından patlatılmasıyla kamuoyu tarafından öğrenildi. “Müşteri listesi”nde güvenlik birimlerinin yanı sıra bankalar da yer alıyordu.
Daha sonraki yıllarda Clearview aleyhinde birçok farklı ülkede davalar açıldı.

İSLAMİ UYGULAMALARDAN KONUM TESPİTİ
Daha tedirgin edici bir skandal ise yalnızca Müslümanları ilgilendiren X-Mode adlı yapay zeka şirketiyle ilgili yaşandı.
Şirketin, kişilerin kullandığı bazı uygulamaların arka planına yerleştirdiği kodlarla kişilerin konum verilerini elde ettiği ve kişilerin farklı zamanlardaki konum bilgilerini elde ederek, bu verileri yapay zeka algoritmalarıyla işleyip anlamlı rotalar haline getirdiği ortaya çıktı.
İşin daha ilginç yanı ise bilgilerin toplandığı uygulamaların namaz vakitleri gösterme veya Kur’an okuma uygulamaları gibi Müslümanlar tarafından kullanılan aplikasyonlar olmasıydı. Bu uygulamalardan biri de dünya üzerinde 100 milyondan fazla insanın kullandığı Muslim Pro uygulamasıydı.

OPERASYON AMAÇLI ALINDI
Şirket tarafından Ortadoğu ülkelerinde, Pakistan’da, Yemen’de, Endonezya’da, ABD’de ve Avrupa ülkelerinde binlerce Müslüman’ın konum ve rota bilgilerinin şirket tarafından ABD askeri birimlerine satıldığı ortaya çıktı.
ABD Özel Operasyonlar Komutanlığı’nın denizaşırı "terörle mücadele" operasyonlarında hedef tespiti ve konum takibi yapmak amacıyla bu verileri almak üzere X-Mode şirketiyle sözleşme yaptığı tespit edildi.

ABD MEDYASI ORTAYA ÇIKARDI
Olay, şirket içi yazışmaların Kasım 2020’de ABD medyasında yayınlanmasıyla kamuoyu gündemine geldi.
ABD’li senatör Ron Wyden, konuyu Kongre gündemine taşıyarak mahkeme kararı olmaksızın insanların konum verilerinin satın alınmasını eleştirdi.
Şirketin faaliyetleri soruşturma konusu oldu. ABD Federal Ticaret Komisyonu tarafından şirkete ceza kesildi.

GROK İRAN SALDIRISINDA KULLANILDI
Yapay zeka şirketleri ve istihbarat birimleri arasındaki ilişkiye dair en çarpıcı bilgi ise bu hafta ortaya çıktı.
Dünyanın en zengin kişisi olarak kabul edilen teknoloji yatırımcısı Elon Musk’ın xAI şirketi aleyhine açılan bir çevre davasında ortaya çıkan bilgiye göre Grok, ABD’nin İran’a 28 Şubat’ta başlayan saldırısında kullanıldı.

ÖVGÜYLE SÖZ ETTİ
ABD Savunma Bakanlığı’nın yapay zeka biriminin başında bulunan Cameron Stanley ifadesinde, Grok’un 96 saat içinde 2 bin hedefe 2 binin üzerinde mühimmat yollanmasında kullanıldığını söyledi.
Stanley, "Grok'un sağladığı operasyonel etkinlikten" övgüyle söz etti.

OPENAI’IN POLİTİKA DEĞİŞİMİ
Bir başka ünlü yapay zeka şirketi olan, ChatGPT’nin yaratıcısı OpenAI ise 2024 Ocak ayında ilkeler metninden “askeri ve siber savaş amaçlı kullanım yasağı” maddesini kaldırdı.

İSTİHBARAT DİREKTÖRÜ, YÖNETİME GİRDİ
Bu değişikliğin ardından Haziran 2024’te ise ABD’nin özellikle siber güvenlik alanında çalışan en önemli istihbarat birimlerinden NSA’in (Ulusal Güvenlik Ajansı) eski direktörü emekli general Paul Nakasone, OpenAI’ın yönetim kuruluna girdi. Nakasone, NSA’in başından Şubat 2024’te ayrılmıştı.
OpenAI, bu değişikliklerin ardından gelen yoğun tepkilere rağmen geri adım atmadı.

CIA FONUYLA KURULDU
ABD’nin istihbarat ve askeri alanlarda iş birliği yaptığı şirketlerin başında ise şüphesiz Palantir geliyor.
2003’te ABD’nin önde gelen teknoloji yatırımcılarından olan Peter Thiel tarafından ve CIA’in fon desteğiyle kurulan şirketin geliştirdiği Palantir Gotham platformu, ABD’deki adli soruşturmalarda; Palantir AIP platformu ise ordu tarafından kullanılıyor.

ABD ULUSAL GÜVENLİĞİNİN BEL KEMİĞİ
Şirket, ABD Kara Kuvvetleri’nin TITAN adlı yapay zeka destekli taktik istihbarat ve hedefleme sisteminin de ana yüklenicisi.
CIA, NSA, FBI, Pentagon ve ABD Deniz Piyadeleri gibi ABD güvenlik sisteminin tüm kritik kurumlarıyla çalışan Palantir, bu kurumlarda veri entegrasyonunu sağlayan ana dijital omurga konumunda bulunuyor.

USAME BİN LADİN İDDİASI
El Kaide lideri Usame bin Ladin’in 2011 yılında öldürülmesi öncesinde yerinin tespitin de şirketin geliştirdiği veri analitiği yazılımıyla tespit edildiği iddia edilmişti.
Şirketin kurucusu Peter Thiel, ABD Başkanı Donald Trump’a ve ABD’de sağ akımlara verdiği destekle biliniyor.

UKRAYNA’DA KULLANILDI
Palantir CEO’su Alex Karp, şirketin Ukrayna’ya da Rusya’nın saldırısına karşı savunmasında hedef tespiti, sinyal istihbaratı analizi ve askeri lojistik operasyonlarında kullanıldığını açıklamıştı.
ABD istihbarat ve ulusal güvenlik birimleri aynı zamanda Scale AI ve Primer AI adlı şirketlerle de askeri ve istihbarat verilerine dair platformlarını kullanıyor.
