Yargıtay'dan emsal karar: Şarta bağlı teklif rüşvet sayılmadı
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, belirli bir şartın gerçekleşmesine bağlı olarak yapılan rüşvet teklifinin, şart gerçekleşmediği takdirde rüşvet suçunu oluşturmayacağına hükmetti. Kararda, şart yerine gelmediğinde rüşvet anlaşmasının konusunun da ortadan kalkacağı belirtildi.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, rüşvet suçuyla ilgili emsal niteliğinde bir karara imza attı.
Daire, bir kişinin göçmenleri sınırdan geçirmesi halinde belirli bir ücret ödemeyi taahhüt ettiği olayda, göçmenlerin sınırı geçtiğine ilişkin delil bulunmaması nedeniyle şarta bağlı teklifin rüşvet suçunu oluşturmadığına karar verdi.
GÖÇMENLERİ GEÇİRME ŞARTIYLA PARA TEKLİF ETTİ
İddiaya göre, göçmen kaçakçılığı yapan bir kişi, göçmenleri sınırdan geçirmesi karşılığında belirli miktarda para ödemeyi teklif etti. Güvenlik güçlerinin durumu bildirmesi üzerine şüpheli hakkında “rüşvet” ve “hakaret” suçlarından soruşturma başlatıldı.
Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada sanık, hakaret suçundan hapis cezasına çarptırılırken rüşvet vermek suçundan beraat etti. Kararın istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi de itirazları reddetti.
Sanık müdafisinin temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay 4. Ceza Dairesinin gündemine geldi.
"ŞART GERÇEKLEŞMEDİĞİNDE ANLAŞMANIN KONUSU ORTADAN KALKAR"
Dosyayı inceleyen Daire, rüşvet teklifinin belirli bir şartın gerçekleşmesine bağlandığına dikkati çekti. Kararda, rüşvet suçunun konusunun bir işin yapılması veya yapılmaması olduğu belirtilerek, şart gerçekleşmediğinde rüşvet anlaşmasının gereğinin yerine getirilemeyeceği ifade edildi.
Yargıtay kararında, sanığın sınırdan göçmen geçirdiğine ilişkin herhangi bir delil elde edilemediği vurgulanarak, şarta bağlı teklifin rüşvet suçunu oluşturmayacağı değerlendirmesinde bulunuldu.
Daire, bu gerekçeyle mahkemenin rüşvet suçuna ilişkin beraat kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti.
HAKARET CEZASI ONANDI
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanık hakkında hakaret suçundan verilen hapis cezasını da inceledi. Sanığın eyleminin ve suçun unsurlarının yargılama sırasında hukuka uygun şekilde ortaya konulduğu, delillerin yeterli ve tutarlı olduğu değerlendirildi.
Temyiz istemini esastan reddeden Daire, yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle onadı.