Yaşanabilir bölgede yer alan gezegende atmosfer bulundu
Avustralya merkezli ScienceAlert'in haberine göre, Harvard Üniversitesi liderliğindeki bir araştırma grubu, Dünya'dan 50 ışık yılı uzaklıktaki LHS 1140 b gezegeninin helyum ağırlıklı bir atmosfere sahip olduğunu ortaya çıkardı.
İnsanlığın uzayda yaşam formu bulmak için çalışmaları uzun zamandır devam ediyor.
Son yıllarda ülkeler ve şirketler arasında uzay sektöründe artan rekabet, bu çalışmaları daha da hızlandırdı.
Son çalışmalar neticesinde Harvard Üniversitesi liderliğindeki bir araştırma grubu, uzay keşiflerinde çığır açıcı bir başarıya ulaştı.
YAŞANABİLİR BÖLGE
Gökbilimciler yaklaşık 20 yıldır Güneş sistemi dışındaki gezegenlerin atmosferlerini inceliyor olsa da bu çalışmalar şimdiye kadar yalnızca Jüpiter benzeri, Dünya'ya benzemeyen devasa ve sıcak gaz gezegenleriyle sınırlı kalmıştı.
Ancak bu araştırma grubu Dünya tarihinde ilk kez başka bir yıldızın yaşanabilir bölgesinde yer alan, Dünya benzeri kayalık bir gezegenin etrafında atmosfer bulunduğunu ortaya koydu.

DÜNYA'NIN BEŞ KATI KÜTLEYE SAHİP
Keşfin merkezinde yer alan LHS 1140 b adlı ötegezegen, Dünya'nın yaklaşık beş katı kütleye ve 1,7 katı yarıçapa sahip.
Güneş'in beşte biri büyüklüğündeki soğuk bir kırmızı cüce yıldızın etrafında dönen gezegen, sıvı suyun varlığına olanak tanıyan ve "yaşanabilir bölge" olarak adlandırılan kuşakta yer alıyor.

SU KAYNAKLARI
Araştırmacılar, gezegenin bu yapısıyla ince bir atmosfere ve potansiyel olarak su kaynaklarına ev sahipliği yapabileceğini belirtiyor.
Araştırmanın başyazarı Collin Cherubim, ilk kez başka bir yıldızın yaşanabilir bölgesindeki kayalık bir gezegende atmosfer bulduklarını vurguluyor.
HELYUM AĞIRLIKLI BİR ATMOSFERE SAHİP
Bilim insanları, geliştirdikleri bilgisayar modelleri sayesinde LHS 1140 b’nin zamanla hidrojenini kaybederek helyumunu koruduğunu ve böylece helyum ağırlıklı bir atmosfere sahip olduğunu saptadı.
Kırmızı cüce yıldızların şiddetli radyasyon yayma eğiliminde olmasına rağmen, bu gezegenin atmosferini yaklaşık 3 milyar yıldır korumayı başarmış olması bilim dünyasında büyük şaşkınlık yarattı.

JAMES WEBB UZAY TELESKOBU
Gezegenin, geçmişi boyunca yüksek düzeyde X-ışını ve ultraviyole radyasyona maruz kalmasına rağmen oluşum aşamasında biriken helyumu elinde tutmayı başardığı ifade ediliyor.
Bu önemli keşfin bir diğer dikkat çekici yönü ise çalışmanın James Webb Uzay Teleskobu gibi uzay tabanlı gelişmiş gözlemevleri yerine yeryüzündeki bir teleskop kullanılarak gerçekleştirilmiş olması.
