Ensonhaber Ensonhaber
Ara Canlı TV
Üyelik
  • SON DAKİKA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • ESH SPOR
  • DÜNYA
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • RESMİ İLANLAR
  • 2026 Dünya Kupası 2026 Dünya Kupası
Ensonhaber Ensonhaber
Son Dakika Arama
Kategoriler
  • Dünya Kupası 2026
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Ekonomi
  • ESH Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Otomobil
  • Emlak
  • Politika
  • 3. Sayfa
  • Eğitim
  • İç Haber
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Yaşam
  • Tarih
Servisler
  • Canlı TV
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Biyografiler
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Uygulama
App Store Google Play
© 2026 Ensonhaber A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır
Anasayfa Yazarlar Adem Metan
17.12.2025 07:01

2025 BİTERKEN MEDYA, GÜVEN VE ÇÖKÜŞLER…

Adem Metan
Adem Metan @AdemMetan

Herkese merhaba.

Artık farkındaysanız 2025’in de sonuna doğru yaklaşıyoruz.

Yıllar hızla akıp giderken Türkiye’de gündem bizi şaşırtmaya devam ediyor.

2025 biterken de “bu kadar da olmaz” dedirten hadiseler yaşanıyor.

Hatırlayanlar olacaktır…

Bundan uzun zaman önce, tam da bu köşeden A Haber’in hakkını hunharca savunmuş ve özellikle kanalın çizgisine dikkat çekmiştim.

Yöneticilerinin aldığı inisiyatifleri, A Haber’in neden önemli olduğunu, nerede durduğunu, nasıl konumlandığını uzun uzun anlatmıştım.

Zaman zaman da A Haber’in uğradığı haksızlıklara değinmiştim.

Bakanların, milletvekillerinin konuk olmaktan imtina etmesi, retweet yapmaktan çekinmesi, başka mecraları tercih etmesi…

Bunların hepsi yazıldı, çizildi.

Açıkçası ben bugün A Haber Genel Müdürü Haluk Çimen’in yerinde olsam, odamda bacak bacak üstüne atar, ellerimi koltuğun iki yanına koyar ve olan biteni izlerdim.

Çünkü artık her yere çıkmak, herkesle yan yana görünmek siyasiler için eskisi kadar kolay değil.

Siyasetçilerin de “güvenli limanlara” ihtiyacı var.

Kiminle fotoğraf verecekleri, hangi ekrana çıkacakları hiç olmadığı kadar önemli.

Bir dönem Habertürk, bu anlamda en çok tercih edilen adreslerden biriydi.

Bakan olan soluğu orada alır, önemli bir açıklama yapılacaksa haber önce oraya düşerdi.

Ama artık o dönem kapandı.

Kendi çalışanları için bir ‘zan altında’ olma durumuna düştü Habertürk.

Ne acı…

Benim Habertürk’le ilişkim son derece sınırlıdır.

Bir ya da iki kez telefonla bağlandım, ekranlarına ise hiç çıkmadım.

Ancak Habertürk’ün bir dönem bilhassa iktidar nezdindeki ağırlığını inkar etmek mümkün değil.

Veyis Ateş uzun süre orada görev yaptı.

İktidardan da önemli isimleri ağırladı.

Ardından Mehmet Akif Ersoy geldi.

O da benzer şekilde önemli isimleri konuk etti.

Bugün ise tablo değişti.

Habertürk artık Ciner Holding bünyesinde değil.

Elbette birileri satın alacaktır ama iktidar içindeki isimler eski iştahla, eski rahatlıkla oraya çıkar mı, doğrusu emin değilim.

Gelelim şimdi işin bir diğer boyutuna.

Habertürk’ün bu denli itibar kaybetmesinin başat ismi, Mehmet Akif Ersoy ve onun etrafında dönen iddialar.

Tam da bu noktada, bir önceki yazımda Mehmet Akif Ersoy için masumiyet karinesine vurgu yapmıştım.

“Eğer iddialar doğruysa vahim, değilse daha da vahim” demiştim.

Maalesef ve üzülerek söylüyorum ki ilk ihtimal gerçekleşti.

Ortaya çıkan tablo, Mehmet Akif Ersoy adına üzüntü verici olmanın ötesinde, son derece vahim.

Açıkçası hem şaşırdım hem de derin bir üzüntü duydum.

Üzüntümün sebebi sadece bir kariyerin bitmesi değil.

Muhafazakar bir ekolden gelen uzun yıllar emek vermiş bir ismin bu tür işlere bulaşmış olması ayrıca yaralayıcı.

Özellikle Adli Tıp Kurumu’ndaki testlerde çeşitli uyuşturucu maddelere rastlanmış olması, meselenin ciddiyetini başka bir boyuta taşıyor.

İnsan kolay yetişmiyor arkadaşlar.

Ve bir kariyer kolay inşa edilmiyor.

Kendisi de “20 yıllık kariyerim 15 dakikada bitti” demişti.

İşte tam da bu yüzden o 15 dakikanın yaşanmaması için mücadele vermek gerekiyor.

Sadece onun için değil; hepimiz için, herkes için…

Bu yaşananlar, birçok kişinin ders çıkarması gereken bir tablo.

Medya dünyası için de, siyaset için de, bireyler için ve hepimiz için.

Güç, ekran, itibar ve kariyer; hepsi bir anda yok olabiliyor.

Geriye ise sadece “keşke”ler kalıyor.

Keşke dememek için insan nerede durduğuna ve geride neler bıraktığına dikkat etmeli.

Doğru duranlardan olmak tek temennimiz.

Adem Metan - Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Sevda Türküsev Sevda Türküsev Mahsun Kırmızıgül hiç de masum değilmiş Fatih Yıldırım Fatih Yıldırım Kredi kartı borcu sarmalı Mustafa Armağan Mustafa Armağan İlk kadın pilotumuzun adı Sabiha değil, Bedriye idi Cüneyt İnay Cüneyt İnay En güvenilir insanlar listesi
Ensonhaber
Uygulama
App Store Google Play
Sosyal Medya
Haberler
  • Güncel Haberler
  • Spor Haberleri
  • Ekonomi Haberleri
  • Yaşam Haberleri
  • Dünya Haberleri
  • Tüm Haberler
  • Dünya Kupası 2026
Servisler
  • Canlı TV
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • RSS Servisleri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Yayın İlkeleri
  • KVKK Politikası
  • Gizlilik Politikası

ensonhaber.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Ensonhaber Medya A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

© 2026 Ensonhaber Medya A.Ş. Tüm hakları saklıdır.