Filenin Sultanları Beştepe'de
Filenin Sultanları’nın Avrupa Şampiyonu olması, göğsümüzü bir kez daha kabarttı.
Ben, kızlara yönelik oluşturulmaya çalışılan algılara rağmen başarılarını takdir ediyor ve ayakta alkışlıyorum.
Bu başarıya yalnızca bir spor müsabakasının kazanılması olarak bakmamak gerek.
Bu başarı, Türkiye’nin son yıllarda spora yaptığı yatırımların, oluşturduğu altyapının ve gençlere açtığı imkanların ortaya çıkardığı güçlü tablonun önemli bir parçası.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Filenin Sultanları’nı kabul etmesi de bu açıdan anlamlı.
Devletin zirvesinin, Türkiye’yi uluslararası arenada temsil eden ve milyonlarca vatandaşın gurur duyduğu sporcuları ağırlaması, başarıya verilen değerin açık bir göstergesi.
Bugün, Türkiye’nin kadın voleybolunda dünyanın en güçlü ülkeleri arasında anılması tesadüf değil.
Bunun arkasında yıllar içerisinde yapılan spor yatırımları, salonlar, altyapı çalışmaları, kulüplerin gelişmesi ve gençlerin spora yönlendirilmesi var.
Türkiye artık sadece futbol üzerinden spor konuşan bir ülke değil.
Voleybolda, teniste, basketbolda, atletizmde, yüzmede, güreşte, jimnastikte ve daha birçok branşta Türkiye'nin uluslararası başarıları artıyor.
Filenin Sultanları ise bunun en görünür yüzlerinden biri.
Üstelik burada, özellikle kadın sporcuların başarısının altını çizmek gerekiyor.
Kadınların uluslararası arenada elde ettiği başarı, toplumsal açıdan da önemli.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sporcularla bir araya gelmesi, bu başarıların devlet tarafından görülmediği veya yalnızca tribünlerde alkışlandığı yönündeki iddialara da en açık cevap.
Bu nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Filenin Sultanları’nı ağırlamasını, yalnızca bir kabul programı olarak değerlendirmek eksik olur.
Bu buluşma, aynı zamanda Türkiye’nin spordaki başarılarına verilen siyasi ve toplumsal değerin bir göstergesi.
Zira Erdoğan’ın sporcularla tek tek ilgilenmesi, kızlarla sohbet ederek sakatlıklarını ve sağlık durumlarını sorması, Filenin Sultanları’nın başarısını ne kadar yakından takip ettiğinin ve onlara verdiği değerin de açık bir göstergesiydi.
Türkiye kazandığında, Türkiye’nin gençleri kazandığında, devletin de o sevincin yanında olduğunu göstermesi son derece anlamlı.
MANSUR YAVAŞ’IN ZİYARETİ NEDEN ÖNEMLİ?
Bu haftanın dikkat çeken bir diğer gelişmesi de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Beştepe’de kabul edilmesi oldu.
Görüşmenin basına kapalı gerçekleşmesi, doğal olarak siyasetin gündemine farklı yorumları da beraberinde getirdi.
Ancak burada, yorumlarla gerçeği birbirinden ayırmak gerekiyor.
Çünkü elimizde, görüşmenin ardından bizzat Mansur Yavaş tarafından yapılan bir açıklama var.
Yavaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde başta Ankara’nın ulaşım altyapısına katkı sağlayacak metro yatırımları olmak üzere devam eden ve planlanan projeler hakkında bilgi verdiğini açıkladı.
Bununla birlikte Ankara’ya yönelik yatırımlara verilen destek ve katkılar ile NATO Zirvesi’nin Ankara’da düzenlenmesi konusundaki irade nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ediyor.
Diğer taraftan görüşmenin zamanlaması üzerinden çeşitli siyasi senaryolar üretilebilir.
Yavaş'ın CHP'nin kuruluş yıl dönümü etkinliklerine katılmaması da ayrıca gündeme geldi.
Fakat dediğim gibi bunlar siyasi yorum alanına giriyor.
Somut olarak bildiğimiz ise Yavaş'ın Erdoğan'la görüşmesinin Ankara'nın projeleri ve yatırımları üzerinden gerçekleştiğini kendisinin açıklamış olmasıdır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisiyle aynı siyasi çizgide olmayan bir belediye başkanının Ankara'ya ilişkin taleplerini dinlemesi, “Hizmette parti ayrımı olmaz” anlayışının bir yansıması.
Dolayısıyla burada asıl görülmesi gereken, siyasi kulislerden daha önemli bir tablo.
Ankara'nın ihtiyaçları Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a anlatılmış, Cumhurbaşkanı da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nı kabul ederek bu talepleri dinlemiş.
Zira mesele Ankara olduğunda, kazananın bir siyasi parti değil, Ankara ve Ankaralılar olması gerekir.
Bu görüşmede de olduğu gibi…
AVRUPA’YA VERİLEN EN NET CEVAP
Gelelim, üçüncü ve belki de uzun vadede en fazla önemsenmesi gereken başlığa.
PISA 2025 sonuçları…
Türkiye'nin eğitim alanındaki performansı bu yıl dikkat çekici bir yükseliş ortaya koydu.
OECD'nin açıkladığı sonuçlara göre Türkiye, 2022'ye kıyasla matematik, okuma ve fen bilimlerinde puanlarını artıran tek ülke oldu.
Bu yükselişle Türkiye, pek çok Avrupa ülkesini de geride bıraktı.
Dünya genelinde eğitim performansı gerilerken Türkiye'nin üç temel alanda birden yükselmesi önemli bir başarı.
Peki bu sonuç bize ne söylüyor?
Bize, eğitimde yapılan yatırımların ve yıllar içerisinde oluşturulan altyapının sonuçlarının artık daha görünür hale geldiğini söylüyor.
PISA sonuçlarında Türkiye'nin yükselişini konuşurken bir noktayı özellikle gözden kaçırmamak gerekiyor.
Son yıllarda Millî Eğitim Bakanlığı'nın eğitim ve ölçme-değerlendirme anlayışında önemli bir dönüşüm yaşanıyor.
Beceri, uygulama, yorumlama, analiz etme ve bilgiyi farklı durumlarda kullanabilme anlayışı öne çıkarılıyor.
Ölçme ve değerlendirmede de bu anlayışa uygun olarak açık uçlu sorular, süreç odaklı değerlendirme ve ülke genelinde ortak yazılı sınavlar daha fazla kullanılmaya başlandı.
Türkiye'nin son yıllarda eğitimde attığı adımların meyvelerini vermeye başladığını görmek elbette gurur verici.
Fakat bundan sonrası için çıtayı daha da yukarı koymak zorundayız.
PISA'da yükselen Türkiye, şimdi bu yükselişi kalıcı bir eğitim başarısına dönüştürmek zorunda.