Ensonhaber Ensonhaber
Ara Canlı TV
Üyelik
  • SON DAKİKA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • ESH SPOR
  • DÜNYA
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • RESMİ İLANLAR
Ensonhaber Ensonhaber
Son Dakika Arama
Kategoriler
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Ekonomi
  • ESH Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Otomobil
  • Emlak
  • Politika
  • 3. Sayfa
  • Eğitim
  • İç Haber
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Yaşam
  • Tarih
Servisler
  • Canlı TV
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Biyografiler
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Uygulama
App Store Google Play
© 2026 Ensonhaber A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır
Anasayfa Yazarlar Adem Metan
26.08.2026 08:46

Trabzonspor'un önündeki sınav

Adem Metan
Adem Metan @AdemMetan

Trabzonspor-Başakşehir maçını izlemek için Trabzon'daydım.

Maç öncesinde ve maç günü, şehirde gördüklerimi size aktarmak için özellikle not aldım.

Ben Trabzonspor açısından bu sezonun, yalnızca saha içindeki sonuçlardan ibaret olmadığını düşünüyorum.

İlk dikkatimi çeken şuydu…

Trabzon’da, maç günü formasız insan görmek neredeyse imkansız.

Daha önemlisi, gördüğünüz formaların büyük bölümünün orijinal olması.

Bunların önemli bir kısmı, Trabzonspor'un TS Club mağazalarından alınmış ürünler.

Bunu da sadece gözlemleyerek değil, TS Club'lardaki yoğunluğu görerek anlayabiliyorsunuz.

Ben de alışveriş yapmak için mağazalardan birine girdim.

Trabzon'un farklı noktalarında TS Club mağazaları olmasına rağmen ciddi bir yoğunluk var.

İnsanlar, forma ve kulüp ürünleri almak için sıra bekliyor.

Üstelik bu sırada beklemek, insanları rahatsız ediyor gibi de görünmüyor.

Çünkü sıranın içinde bile Trabzon'a özgü o mizah devam ediyor.

Örneğin önümde bekleyen kişi bana, “Sen de forma sırasını mı bekliyorsun?” diye sordu.

Ben de “Yok abi, otobüs sırası bekliyorum.” dedim.

Hep birlikte gülüştük.

Belki dışarıdan bakıldığında çok büyük bir espri değil ama o an oradaki atmosferi anlatan küçük bir örnek.

Trabzonspor'un şehirde ne kadar güçlü bir karşılığı olduğunu sadece tribündeki taraftar sayısından değil, gündelik hayatın içindeki bu karşılıktan da görebiliyorsunuz.

Stadyumun önünde ise maçtan çok önce ciddi bir hareketlilik başlıyor.

Horon, davul, zurna ve çeşitli etkinliklerle tam anlamıyla bir maç önü organizasyonu oluşuyor.

Daha doğrusu, tam bir futbol şenliği…

Türkiye'de bana göre bunun en belirgin örneği, Trabzon.

İngiltere'de bazı kulüplerin maçtan önce stat çevresinde taraftarı maçın atmosferine sokan etkinlikler yaptığını görüyoruz.

Trabzon'da da aslında uzun yıllardır benzer bir kültür vardı.

Son dönemde bunun daha organize ve etkin şekilde yapıldığını düşünüyorum.

Maç başladığında ise stadyum tamamen doluydu.

Gelelim asıl meseleye…

Trabzonspor’un bu sezon başarılı olması, neden bu kadar önemli?

Bence bunun cevabı yalnızca Trabzonspor'un kendi hedeflerinde değil.

Trabzonspor'un bu sezon ortaya koyduğu proje, diğer Anadolu kulüpleri açısından da önemli bir örnek oluşturuyor.

Çünkü eğer Salahlı Trabzonspor, bu modeli başarıya ulaştırırsa diğer Anadolu kulüpleri de benzer şekilde hareket etmek için daha fazla cesaret bulabilir.

Yıldız futbolcuların Anadolu'da oynayamayacağı, büyük transferlerin Anadolu kulüplerinde karşılık bulmayacağı yönündeki klasik tartışmalar yeniden sorgulanabilir.

Ama Trabzonspor başarısız olursa tam tersi bir sonuç da ortaya çıkabilir.

“Trabzon denedi, olmadı.”

Arkasından da “Demek ki Anadolu'da yıldız futbolcu tutmuyor” denebilir.

Bu nedenle Trabzonspor'un bu sezonki başarısını, sadece bir kulübün şampiyonluk hedefi olarak görmemek gerekiyor.

Burada Anadolu kulüplerinin nasıl bir yapılanma kurabileceğine ilişkin de önemli bir test var.

Trabzonspor'un bu süreci başarıyla tamamlaması, başka kulüplerin de daha büyük hedefler koyabilmesi açısından önemli.

Bir diğer dikkatimi çeken konu ise Ertuğrul Doğan'a yönelik taraftar ilgisi.

Yıllardır futbol maçlarına gidiyorum.

Bir kulüp başkanına taraftarın bu kadar yoğun ilgi gösterdiğini çok sık gördüğümü söyleyemem.

Maç öncesinde Ertuğrul Doğan'ın taraftarlarla fotoğraf çektirmesi nedeniyle locasına gitmekte zorlandığına şahit oldum.

Hatta iş o kadar ileri bir noktadaydı ki insanların yoğun ilgisi nedeniyle hareket etmekte bile zorlanıyordu.

Bu, Trabzonspor taraftarının mevcut yönetime yönelik ciddi bir güven duyduğunu gösteriyor.

Elbette, futbolun doğası gereği bu güvenin kalıcı olup olmadığını sonuçlar belirleyecek.

Ancak bugün itibarıyla Trabzonspor taraftarının kulübün mevcut projesine güçlü bir destek verdiği açık.

Kulüp bir taraftan sportif başarı hedefliyor, diğer taraftan Anadolu kulüplerinin büyük oyuncularla, büyük hedeflerle ve büyük taraftar desteğiyle yeniden rekabet edebileceğini göstermeye çalışıyor.

Bu nedenle Trabzonspor'un başarılı olması şart.

Çünkü Trabzon kazanırsa Anadolu da kazanacak.

Bence Trabzonspor'un bu sezonki en önemli sınavı tam olarak burada.

BİR REKLAMCILIK BAŞARISI

Seda Sayan’ın ÜçDörtBeş All Star reklamını gören pek çok kişi, ilk anda “Ne alaka?” demeye başladı.

Aslında reklamın başarısı tam da bu.

Eğitim sektöründeki reklamların büyük bölümü, yıllardır birbirinin tekrarı gibi.

Sınav stresi, başarı hikayeleri, kitaplar ve denemeler…

Markalar, genellikle güvenli ve alışılmış bir iletişim dili kullanıyor.

ÜçDörtBeş All Star ise bunun dışına çıkmış.

Seda Sayan tercihi, ilk bakışta marka ile doğal bir eşleşme gibi görünmüyor.

Fakat reklamcılık açısından bu durum bir dezavantaj değil, tam tersine bilinçli bir kontrast yaratıyor.

İnsan reklamı gördüğü anda “Seda Sayan’ın burada ne işi var?” diye düşünüyor.

Reklamcılıkta bundan daha değerli çok fazla şey yok.

Çünkü bir reklamın ilk görevi, ürünü anlatmadan önce dikkat çekmek.

Hele bugün insanların gün içerisinde yüzlerce marka mesajına maruz kaldığını düşünürsek, benzerlerinden ayrışmak başlı başına bir başarı.

Seda Sayan’ın burada bir başka avantajı da çok güçlü bir ekran karakterine sahip olması.

Türkiye’de geniş bir kitle tarafından tanınan, kendine özgü üslubu ve yıllar içerisinde oluşmuş bir imajı bulunan bir isim.

Dolayısıyla reklam yalnızca öğrenciye ulaşmıyor. Anne-babaya, televizyon izleyicisine, hatta sınavla ilgisi olmayan insanlara bile ulaşıyor.

Bu nedenle reklamı “Seda Sayan bu markaya yakışmış mı?” sorusuyla değerlendirmek bana çok anlamlı gelmiyor.

Burada doğru soruyu sormak lazım.

Bu reklamı hatırlıyor muyuz?

Evet, hatırlıyoruz.

Hatta gördüğümüzde başkasına anlatma ihtiyacı hissediyoruz.

O yüzden burada Seda Sayan kadar, bu fikri ortaya atan ve “Eğitim markası için Seda Sayan'ı kullanalım” diyen ekibi de ayrıca tebrik etmek gerekiyor.

Reklamcılıkta, herkesin aklına gelebilecek fikri uygulamak kolay.

Asıl mesele, ilk bakışta “Bu ne alaka?” dedirtecek bir fikrin arkasındaki stratejiyi görebilmek.

Reklamı hatırlıyorsak, belli ki birileri işini doğru yapmış.

Adem Metan - Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Sevda Türküsev Sevda Türküsev Erdal Beşikçioğlu‘nun ortamı! Aslı Didari Aslı Didari Yastıkaltındaki altını ekonomiye kazandırmanın yolu Fatih Yıldırım Fatih Yıldırım Türkiye’nin bakir köyleri Adem Metan Adem Metan Okullarda yeni dönem
Ensonhaber
Uygulama
App Store Google Play
Sosyal Medya
Haberler
  • Güncel Haberler
  • Spor Haberleri
  • Ekonomi Haberleri
  • Yaşam Haberleri
  • Dünya Haberleri
  • Tüm Haberler
  • Dünya Kupası 2026
Servisler
  • Canlı TV
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • RSS Servisleri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Yayın İlkeleri
  • KVKK Politikası
  • Gizlilik Politikası

ensonhaber.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Ensonhaber Medya A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

© 2026 Ensonhaber Medya A.Ş. Tüm hakları saklıdır.