Yangına Fitne Dökmek

Adem Metan
Adem Metan

Birkaç yıldır, ülke olarak çok ciddi orman yangınlarıyla mücadele ediyoruz.

Evet, geçmişte de çok sayıda orman yangını yaşanıyordu ancak böylesine büyük çaplı orman yangınlarını, ben pek hatırlayamıyorum.

Tabii, bunun birkaç sebebi var.

En önemlisi ise değişen iklim koşulları.

Tabii, bir de artık gelişen teknoloji ile her şeyin çok daha fazla görünür olması.

Geçtiğimiz günlerde; kapsamlı bir yazı yazmıştım orman yangınlarıyla alakalı.

Tekrara düşmek istemem.

Ancak çarşamba günü, bir kez daha tarifsiz bir acı yaşadık.

Eskişehir’de devam eden orman yangınlarına müdahale eden 5’i gönüllü 5’i orman işçisi 10 kahramanımızı, alevlere şehit verdik.

Tarifsiz bir acı.

Üstüne, bir de hayat hikayelerini öğrendikçe insanın yüreği kaldırmıyor.

Tabii, haber akşam saatlerinde sosyal medyaya düştüğünde herkes, büyük bir şok yaşadı.

Ardından da bildik sosyal medya…

Yine inanılmaz bir kavga…

Bilinçli dezenformasyon oluşturanların hedefindeki muhalif anlayış, sosyal medyayı bir anda ele geçirdi.

Herkes, tutturmuş yangın söndürme uçakları nerede?

Havadan neden müdahale edilmiyor?

Arkadaşlar, sayısız orman yangınında bulundum.

Türkiye’de de ABD’de çok büyük yangınları yerinde takip ettim.

Bakın, ister inanın ister inanmayın; Türkiye, orman yangınlarına müdahalede dünyanın en organize ülkelerinden bir tanesi.

Ve şunu da aklınızdan asla çıkarmayın; sizin klavye başında dert ettiğinizden daha fazla o yangınları dert eden insanlar var.

Sahadalar.

Yangınların içindeler.

Koordinasyonun içindeler.

Canlarını ortaya koyuyorlar.

Yani, bir orman yangınına müdahale edilirken ne kadar çok metrik hesap ediliyor ve ne kadar çok anlık değişen var bilemezsiniz.

Bazen, inanın havadan müdahale; karadan müdahaleden çok daha dezavantajlı olabiliyor.

Yani bunların her birisi tek tek düşünülüyor.

Hiç ama hiç, şüpheniz olmasın.

Bir de gelelim, sosyal medyanın en büyük dezenformasyonlarından birine.

Supertanker yangın söndürme uçakları!

Yok böyle bir şey, yok!

747 supertanker yangın söndürme uçağını kullanan hiçbir ülke, yok!

Bu uçak, en son 2021 yılında yangın söndürme amaçlı kullanılıyordu; National Airlines’a satıldı.

Artık o da kargo uçağı.

Bu yalanı ortaya atanlar, çok iyi biliyorlar; bu uçağın artık yangın söndürmede kullanılmadığını.

Ama amaçları ve hedefleri, başka!

Yazının başında da belirttiğim gibi bu insanların tek hedefi, muhalif vatandaşlar.

Manipüle ettikleri, yangınlar ve şehitler üzerinden tetikledikleri muhalif vatandaşlar üzerinden ideolojik ve siyasi rant elde etmek.

Yapmayın…

En azından, kutsallar üzerinden yapmayın.

Bile bile bu yalanları ortaya atarak insanların acısını istismar etmeyin…

Buradan, muhalif vatandaşlarımıza da seslenmek istiyorum.

Evet, hükümeti sevmiyor; icraatlarını eleştiriyor olabilirsiniz.

En demokratik hakkınız.

Eleştirel tweet'ler de atabilirsiniz.

Kimse, bir şey diyemez bu görüşlerinize.

Ama lütfen, bu kötü niyetli insanların oyununa gelmeyin.

Lütfen sosyal medyada adı şanı belli olmayan hesapların yaydığı bilgileri, check etmeden kullanmayın.

Yüreğimiz zaten yanıyor; bu yangına fitne odunu taşıyanlara, müsaade etmeyin.

Next Sosyal Büyüyecek

Geçtiğimiz günlerde yeni, yerli bir sosyal medya platformu tanıtıldı.

Next sosyal.

Tabii, ben de yerimi aldım.

Daha çok bebek.

Emekleme aşamasına dahi yeni geliyor.

Ama umarım, akıbeti; benzeri bazı yerli girişimler gibi olmayacak.

Bunun için ise başta etki alanı yüksek ünlü simalara,

Gazetecilere,

Siyasetçilere,

Kurumlara çok büyük görevler düşüyor.

Bu mecrayı, önce biz kullanmalıyız.

Sonra dünya pazarında rekabetçi hale getirmeliyiz.

Eğer dünya çapında kullanım mecrası halini almazsa ne yazık ki Next’in de ömrü, çok uzun olmaz.

Next’te hesap açmak yetmez.

Bir kurum, açıklama mı yapacak; ilk Next’te yapmalı.

Bir gazeteci haber mi paylaşacak; ilk Next’te paylaşmalı.

Bir siyasetçi görüş mü beyan edecek; ilk Next’te paylaşmalı.

Bir haber programı, X bir siyasetçinin paylaşımını mı haberleştirecek;

'Next sosyalde paylaştığı gönderisi' diye vurgulamalı.

Ekrana, 'Next sosyal paylaşımı'nı getirmeli.

Yani biz, ülke olarak bu mecrayı sahiplenmeliyiz önce.

Sonra dünyadaki dev rakipleriyle boy ölçüşebilsin.

Çok zor ve alışkanlıkların kanıksandığı hatta literatürü inşa eden firmalarla mücadele edeceği bir pazarda Next.

Olmazsa kimse neden olmadı diye sorgulamaz.

“En azından denedi.” derler.

Ama başarırsa…

O zaman işte işin rengi değişir.

Yazının başında da söylediğim gibi

Next Sosyal, henüz bir bebek.

Daha emeklemeye bile başlamayan bir bebek.

Çok ama çok uzun bir yolu var önünde.

Umarım, hep beraber koştuğu günleri de görürüz.

Bu arada unutmadan,

Alırım bir takibinizi…