Türkiye - Amerika - İsrail İlişkileri
Bu konuda insanların kafası biraz karışık. Öncelikle insanların kafasında bazı hurafeler var. Mesela “İsrail zaten ABD’yi yönetiyor”… Yok öyle bir şey, İsrail kendini zor yönetiyor. Diasporası 3’e bölünmüş durumda. Hali hazırda İsrail sadece ABD’nin ileri karakolu, ABD bazı pis işlerini yaptırıyor ve bunun karşılığında da bazı şahsi pis işlerini yapmasına müsaade ediyor.
İkinci Dünya Savaşı’ndan önce ABD’de Yahudiler hiç sevilmezdi. Bu sevilmezlik dışlanmışlık derecesi siyahiler kadar değil ama İtalyanlar kadardı. Bu yüzden İkinci Dünya Savaşı öncesi ABD’de Yahudiler bu dışlanmışlıktan dolayı mafyalaşmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrası ise ABD, Yahudileri Almanya’ya karşı propaganda malzemesi olarak kullanmış ve devlet politikası olarak biraz alan açmıştır. ABD ülkesinde herkesin lobi yapmasına izin verir, Yahudiler de AIPAC isimli bir kuruluşla bunu ABD’de yürütüyor.
Ama her şeye rağmen günümüzde bile ABD’nin yüzde 60-65’i Yahudilerden hoşlanmıyor. Sinema, dizi, pr ve reklam sektöründeki ağırlıklarına rağmen yüzde 50’nin üzerinde bile sevimlilik sağlamıyorlar.
Şimdi öncelikle hem muhalif hem de iktidar seçmeninin anlamlandırmadığı bir şeyi açıklayalım. Uluslararası İlişkiler sizin şahsi ilişkilerinize ve ideolojik duygularınıza benzemez, onların ötesindedir. Devletimizin milletin çıkarları için uzun vadeli planları vardır ve bunları duygusallıktan uzak bir şekilde uygular. Yani devlet sizin iyiliğiniz için sizin duygularınızı, hezeyanlarınızı çok sallamaz.
İkinci olarak da Türkiye’nin geldiği konumu iyi anlamak gerekiyor. Çünkü yine halk bunu çok iyi anlamıyor ve de çok iyi anlatılmıyor. Türkiye şu an dünyadaki en güçlü müslüman ülke. Hem ekonomik, hem askeri açıdan, geçen hafta Ankara NATO Zirvesi’nde görüldüğü üzere hem de siyasi açıdan en güçlü müslüman ülke. Ayrıca tüm Balkan ülkelerinin ekonomik hacmi Türkiye kadar anca ediyor, yani Türkiye Balkanların da en güçlü ülkesi. Özetle Türkiye hem İslam coğrafyasının hem Türkistan coğrafyasının hem de Balkan coğrafyasının lideri. Türkiye’nin Afrika’daki büyük etkisine girmiyorum bile, o başka bir yazının konusu
İsrail’in Türkiye ile birincil derdi bu, çünkü İsrail halkı ve diasporası üçe bölünmüş durumda. İsrail’in Türkiye’de de lobisi var ama düşük. Ama İsrail’de daha büyük bir Türk lobisi var, çünkü İsrail’in yüzde 30-35’i Hazar Türklerinden oluşuyor. Yani Türk karşıtlığında kafadan yüzde 30-35 zaten geride. Netanyahu halkını siyasi anlamda birleştirmek için Filistin’e saldırıyor, Netanyahu akıllı bir lider değil, denge politikası bilmiyor, ABD’nin emirleri, ordunun sert çıkışları ve kendi halkı arasında üçlü bir sıkıştırma içerisinde. Ordu içerisinde destekçileri çok ve ABD’nin isteklerini harfiyen yerine getiriyor, bu sayede koltuğunun koçanından tutunabiliyor. Avrupa ile ilişkileri de askıda kalıyor. Zar zor idare ediyor, sinirden çoluğa çocuğa saldırıyor. Türkiye sayesinde bölgede çok şey değişeceği için kendisi de değişecek.
İsrail’in yaptığı en büyük hata ise Doğu Akdeniz gazı konusunda Yunanistan ile ittifak yapması. İsrail zaten oradan kallavi bir pay beklemiyor, Yunanistan’ı kekleyip onun aldığı paydan nemalanmak istiyor. Aklınca da işte Türkiye’nin düşmanı dostumdur düsturuyla uluslararası hamle yapıyor.
Yunanistan, ABD olmadan hiçbir şey, ABD ise Balkan ve İslam Coğrafyasının lideri Türkiye’nin yanında yer alıyor. İsrail ise yavaş yavaş bölge lideri değil sadece bir ileri karakol olduğunu kabullenecektir. Türkiye’nin bölgedeki ağırlığını tanıyacak ve mecburen ona göre politika üretecektir. Başka çaresi yok.
Ermenistan’ın Türkiye karşısında yaşadığı çaresizliğin aynısını sırayla Yunanistan ve İsrail de yaşayacak…