Turistlerin gözdesi plajlar
Türkiye'de en güzel plaj hangisi?
Türkiye'nin kıyıları bu soruya cevap vermekte hiç zorlanmıyor. Akdeniz'in turkuaz suları, Ege'nin sakin koyları, uzun kumsallar ve doğayla iç içe plajlar arasında seçim yapmak kolay değil.
Kimi tatilde kalabalıktan uzaklaşmak, kimi uzun bir kumsalda yürümek, kimi de berrak bir denizin içinde saatler geçirmek istiyor. İşte farklı beklentilere hitap eden, Türkiye'nin en güzel plajlarından bazıları...
Kaputaş: Turkuazın en güzel hali
Kaş ile Kalkan arasındaki Kaputaş, Türkiye'nin en çok bilinen plajlarından biri.
Kanyonun arasından denize açılan küçük ama etkileyici kumsalı, turkuaz rengi suyu ve çevresindeki doğal güzelliğiyle Kaputaş, ilk kez görenleri de daha önce gelenleri de kendine çekiyor.
Buraya gidenlerin en çok yaptığı şey ise belli: Merdivenlerden sahile inip manzaraya biraz bakmak, ardından kendini Akdeniz'in serin sularına bırakmak.
Patara: Kumsalın sonu yok
Yaklaşık 18 kilometre boyunca uzanan Patara Plajı, uzun yürüyüşleri sevenler için başka bir dünya.
İnce kumları, geniş sahili ve gün batımıyla Patara, kalabalık plajlardan farklı bir tatil deneyimi sunuyor. Üstelik hemen yanı başında antik Patara Kenti bulunuyor.
Deniz, tarih ve doğayı aynı yerde bulmak isteyenler için Patara'nın yeri ayrı.
İztuzu: Carettaların sahili
Dalyan'dan denize doğru uzanan İztuzu Plajı, yalnızca güzelliğiyle değil, caretta carettalar için taşıdığı önemle de dikkat çekiyor.
Altın sarısı kumsalın bir yanında Dalyan Deltası, diğer yanında Akdeniz uzanıyor. Doğal yapısı korunan plaj, sakinliğiyle de öne çıkıyor.
İztuzu'nda insan biraz daha yavaşlıyor. Deniz kenarında yürümek, güneşi izlemek ve doğanın sesini dinlemek için güzel bir adres.
Çıralı: Doğanın içinde bir tatil
Antalya'nın Kemer ilçesindeki Çıralı, büyük tatil merkezlerinin gürültüsünden uzaklaşmak isteyenlerin tercih ettiği yerlerden.
Uzun sahili, berrak denizi ve yeşille iç içe doğası Çıralı'yı özel kılıyor. Yakınındaki Olympos Antik Kenti ve Yanartaş da tatili yalnızca denizden ibaret olmaktan çıkarıyor.
Çıralı'ya gelenler bir gününü denize, diğerini doğaya ve tarihe ayırabiliyor.
Akvaryum Koyu: Denizin adı gibi
Bodrum'daki Akvaryum Koyu, adını boşuna almıyor. Berrak denizi nedeniyle suyun altını görmek oldukça kolay.
Mavi ve yeşilin buluştuğu koy, özellikle yüzmeyi ve su altını keşfetmeyi sevenlerin ilgisini çekiyor. Bodrum'un hareketli atmosferinden biraz uzaklaşmak isteyenler için de güzel bir alternatif.
Kabak Koyu: Kalabalıktan uzak
Fethiye'nin Kabak Koyu, denizden çok doğayla baş başa kalmak isteyenleri de cezbediyor.
Çam ormanlarının arasında yer alan koy, sakinliği ve manzarasıyla öne çıkıyor. Kamp yapmak, uzun yürüyüşlere çıkmak ya da sadece sessizce denizi seyretmek isteyenler için Kabak'ın havası başka.
Kleopatra Plajı: Alanya'nın klasiği
Alanya'nın Kleopatra Plajı ise listenin en bilinen duraklarından.
İnce kumları ve berrak deniziyle yıllardır yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken plaj, şehir merkezine yakın olmasıyla da avantaj sağlıyor.
Kleopatra Plajı'nın bir de ünlü hikâyesi var. Efsaneye göre Mısır Kraliçesi Kleopatra burada denize girdi. Hikayenin ne kadarının gerçek olduğu bilinmez ama plajın güzelliği tartışmasız.
Türkiye'nin plajları saymakla bitmiyor. Ancak bazen uzun bir tatil planına da gerek yok. Birkaç günlük bir kaçamak, sakin bir koy, temiz bir deniz ve gün batımında sahilde yapılan kısa bir yürüyüş bile insanın bütün yıl beklediği yaz hissini vermeye yetiyor.