Deniz Harp Okulu’na ilk kız öğrenciyi Menderes sokmuş, darbeciler yasaklamıştı

Mustafa Armağan
Mustafa Armağan

Vay canına! deriz ya, aynen öyle. 

Meğer CHP tayfasının “gerici” diye yaftaladıkları Başvekil Adnan Menderes, iktidarının tam artasında ‘devrimci’ bir karar alarak Deniz Harp Okulu'na kız öğrenci kabul edilmesini sağlamış (1957 yılı müstesna). Bunlar 1957’den 1961’e kadar mezun olup şanlı ordumuza katılmış.

Gelin görün ki; ilerici, çağdaş, Atatürkçü vs. olduğu iddiasıyla kan döken 27 Mayıs darbecileri, aynı okula kız öğrenci alınmasını yasaklamış!

1955 yılında yürürlüğe konulan Deniz Harp Okulu’na kız öğrenci kabul edilmesi kararından, 27 Mayıs darbesinden sadece üç ay sonra yani 1960 yılının Ağustos ayında vazgeçilmiş. 

Kim diyor bunu?

Özden Örnek.

Peki Özden Örnek kim?

Sadece 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı olduğunu söyleyip “kız öğrenci” bahsine dair yazdıklarına geçeyim. 

2017 yılında yani ölümünden bir yıl önce yayınlanan Heybeliada’da Bir Işık adlı hatıratında bu olayı şöyle anlatmaya başlamış (s. 96):

“Okula ilk bayan öğrenci 1955 yılında girmişti. Bu bayan öğrenciyi biz hiç görmedik. Diğer bayan öğrenciler ise mezuniyet yılına göre aşağıdaki gibidir:

Gürışık Gürpınar (1957); İlgi Yener (1958); Nihal Gökçalan (1960); Seval Ünsaldı (1961); Günsel Baturalp (1961); Serpil Erdemli (1961); Saime Özsarı (1961); Kudret Gündüz (1961)”

Yazar, buraya “Giriş şartlarında her ne kadar 1957’de kız öğrenci alınacağı belirtilmiş olsa da o yıl bilmediğimiz nedenlerden dolayı kız öğrenci alınmadı” notunu düşmüş.

Peki erkek öğrencilerin ‘bayan öğrenciler’ ile arası nasılmış? Onu da şöyle anlatmış:

“Bayan öğrencilerin hepsine saygı duyuyorduk. 1950’li yıllarda bir askeri okula giren bu bayanları içten kutlamak gerekirdi. 400-500 erkek öğrencinin içinde beş-altı bayan… Onları hiçbir zaman kendimizden farklı görmez ama özellikle kibar davranırdık. Onlar da her ne kadar bizim sınıfımızda olmasalar da bunun farkında oldukları için aynı şekilde mukabele ederlerdi. Hepimizin zihninde bu arkadaşlarımızı üçüncü kişilere karşı korumak gibi bir kural yerleşmişti. Onları bir bakıma okulumuzun simgesi olarak görüyorduk.”

Lakin kötü haber! 

27 Mayıs’tan üç ay sonra, Menderes ve Demokrat Parti’nin Yassıada’ya tıkıldığı 1960 Ağustos’unda, kız öğrencilerin Deniz Harp Okulu’na alınmasından vazgeçilmiş. 

“Niçin alıma başlandığı ve neden durdurulduğunu anlamak bizler için çok zordu” diyen Örnek, uygulamanın kaldırılmasının “yine de iyi olmadı”ğının altını çizer ve şöyle devam eder sözlerine:

“Bayan subaylarla beraber okulda bulunduğumuz dönemlerde, “ateşle barut yan yana duramaz” sözünü akla getirecek bir olayı ne yaşadık ne de duyduk. Kızlar da erkekler de kuralların bilincinde olarak davrandı ve bence bu davranış toplumsal yaşamımız için çok iyi bir örnekti. Bu nedenle bayan öğrenci alımı durdurulmamalıydı.”

CHP’lilerin kızlara subay olma yolunu açan Menderes’e teşekkür etmesini beklemiyoruz ama en azından dürüst olmaları yeterli olurdu. Hakkını yemeyelim, Özden Örnek dürüst davranmış. Tıpkı şu satırlarda olduğu gibi:

“Türk Silahlı Kuvvetleri’ne hemşirelerin dışında subay olmak üzere bayan öğrenci kabul edilmesi bence bir DEVRİM niteliğindeydi. Türk toplumu o yıllarda hâlâ muhafazakâr olarak nitelendirilebilirdi. Buna rağmen böyle bir karar verilebilmişti.” (s. 97)

Örnek’in buraya bir dipnot düşerek şu açıklamayı yapması da takdire şayan: 

“Bayan öğrenci alımına başlandığı yıllarda dünya üzerinde sadece birkaç ülkede bayan subaylar vardı. Bu nedenle atılan adımın büyüklüğü kanaatimce DEVRİM niteliğindeydi.”

Sözün özü: 

Menderes’in devrimini deviren darbeciler, kendilerine ‘devrimci’ sıfatını taktı. Bu da tarihin ironisiydi.

27 Mayısçıların Boğaz Köprüsü’nün ihalesini iptal edip bitirilmesini 10 yıl geciktirmek gibi başarılarının(!) yanı başına bugün sayısı yüzlere varan kadın subaylarımızın ordumuza girmesinin engellenmesi de eklenmelidir ki, kimin devrimci, kimin gerici olduğu hakkıyla anlaşılabilsin.