638 faili meçhul dosya raftan indi: Babalar umutlu

Rojda Altıntaş
Rojda Altıntaş

Adalet Bakanlığı, yıllardır çözülemeyen cinayet ve kayıp dosyaları için yeni bir birim kurdu. Bu birimin adı, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı. Görevi ise faili bulunamayan dosyalara yeniden bakmak.

Bakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre Türkiye genelinde 81 il tarandı. İlk aşamada 75 ilde 638 dosya bulundu. Bu dosyalarda 693 maktul var. Yani 693 insan öldü ama dosyaları hâlâ tam olarak aydınlatılamadı.

693 insan demek, 693 aile demek. Yıllardır “Ne oldu?” diye soran anneler, babalar, kardeşler demek.

En çok dosya İzmir’de çıktı. İzmir’de 49 dosya var. Sakarya’da 34, Trabzon’da 30 dosya bulunuyor. İstanbul ve Ankara’da ise ilk etapta 10’ar dosya incelenecek.

Yeni birim eski dosyalara yeniden bakacak. Delilleri inceleyecek. Kriminal raporlara bakacak. Telefon kayıtlarını, kamera kayıtlarını, teknik bilgileri ve eksik kalan ifadeleri kontrol edecek. Amaç, eskiden çözülemeyen dosyaları bugünün imkânlarıyla yeniden araştırmak.

Bu önemli. Çünkü yıllar önce bazı dosyalarda bugünkü imkânlar yoktu. DNA incelemeleri bu kadar güçlü değildi. Telefon kayıtları bu kadar ayrıntılı incelenemiyordu. Kamera görüntüleri bugünkü gibi değerlendirilemiyordu.

Yani yıllar önce bir şey göstermeyen delil, bugün bir şey gösterebilir. O zaman küçük görülen bir ayrıntı, bugün dosyayı değiştirebilir. Ama bunun için dosyaya gerçekten bakmak gerekir.

Şu sorular sorulmalı. Kim dinlenmedi? Hangi delil alınmadı? Hangi kamera kaydı istenmedi? Hangi rapor eksik kaldı? Ailenin anlattıkları neden dikkate alınmadı?

Bakanlık kaynakları, özellikle kadınların ve çocukların mağdur olduğu dosyalara öncelik verileceğini söylüyor. Bu önemli. Çünkü Türkiye’de bazı dosyalar yıllardır ailelerin mücadelesiyle gündemde kalıyor. Rabia Naz gibi. Gülistan Doku gibi. Rojin Kabaiş gibi.

Bu haberin ardından Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan ile konuştum. Yıllardır kızının ölümüyle ilgili mücadele ediyor. Yeni kurulan birim için umutlu konuştu:

“İnceleme başlamıştır. En son bakanlığın özel kalemini de aramıştım. Türkiye’de bir ilk bu. Direkt şüpheli gördükleri ölümleri inceleyecekler. Bu kurum çok önemli, gerçekten umut verici bir durum var.”

Şaban Vatan’ın sözleri ailelerin ne istediğini gösteriyor. Aileler dosyalarının sadece arşivde durmasını istemiyor. Dosyaların okunmasını, eksiklerin bulunmasını ve varsa ihmali olanların ortaya çıkarılmasını istiyor.

Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Bey de süreci takip ediyor. O da Adalet Bakanı Akın Gürlek’e güvendiğini söylüyor. Ama özellikle bir noktaya dikkat çekiyor:

“Bakandan çok memnunuz, kendisinden çok umutluyuz. Allah’ın izniyle bu dosya çözülecek. Ama bir şeyin daha altını çizmek istiyorum; ben kızımı rektöre teslim ettim, o rektörün de mutlaka soruşturulması lazım.”

İşte ailelerin talebi bu. Sadece “fail bulunsun” demiyorlar. “Kim görevini yapmadı, kim ihmali etti, kim araştırmadı, hangi delil neden toplanmadı?” diye de soruyorlar.

Bu yüzden yeni birimin işi kolay değil.