Yazıcıoğlu Ailesi'nin avukatı, Ensonhaber’e konuştu: Soruşturmada önümüzdeki haftalarda gelişmeler bekliyorum
Yazıcıoğlu Ailesinin avukatı Selami Ekici, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredilen Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında yakın zamanda gelişmeler yaşanacağını düşündüğünü, dosyaya yeni şüphelilerin girmesi gerektiğini söyledi. Dosyanın devrinin arkasında bir devlet kararının olabileceğini belirten Ekici, Bakan Akın Gürlek’in etkisine dikkat çekti.
Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin, içinde bulundukları helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildi.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş Göksun’da düşen helikopterle ilgili dosyada, geçen hafta yetkisizlik kararı verdi.
Yetkisizlik kararında olayla ilgili bazı şüphelilerin olay tarihinde Ankara’da görev yaptıkları vurgusu dikkat çekti. Kararda, soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülmesi gerektiği belirtildi.
AİLE AVUKATI ENSONHABER’E KONUŞTU
Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybetmesiyle ilgili adli süreci 17 yıldır Yazıcıoğlu Ailesinin avukatı olarak takip eden Selami Ekici, dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na devri hakkında Ensonhaber’e konuştu.

“SUİKAST SORUŞTURMASINDA NETİCEYE ULAŞILAMAMIŞTI”
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının 17 yıl sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
“25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen olayla ilgili soruşturma, olayın yaşandığı yer olan Kahramanmaraş'ta başlandı. Daha sonra Malatya’da özel yetkili savcılığına gitti. Özel yetkili mahkemelerin kapatılması üzerine tekrardan Maraş savcılığına geldi.
Tabii çok ilginç bir hukuki süreç yaşadık. Takipsizlik kararları verildi. Takipsizlikler kaldırıldı. Hukuk mücadelesi verdik.
Netice itibariyle bu ana soruşturma dediğimiz, milletimizin anlayacağı şekilde söylemek gerekirse suikast soruşturmasında bir neticeye ulaşılamamıştı.”

“ÖNÜMÜZDEKİ HAFTALARDA GELİŞMELER BEKLİYORUM”
“Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın kurulmasının ve kamuoyunda bilinen bazı soruşturmalarda önemli adımların atılmasının ardından 17 yılın sonunda bu soruşturma dosyasının Ankara’ya gelmiş olmasını olumlu değerlendiriyoruz.
Önümüzdeki haftalarda ya da aylarda bizim dosyamızda da ciddi gelişmeler olabileceğini tahmin ediyorum. Bu ana soruşturmanın -görevlerini yapan arkadaşları tenzih ediyorum- bugüne kadar çok ciddiyetle yürütüldüğü kanaatinde değildik. Gelinen aşamada ana soruşturmanın daha ciddiyetle ele alınabileceğine, netice alınabileceğine inancımız kuvvetlendi, umudumuz arttı.”

“YENİ ŞÜPHELİLER DAHİL EDİLMELİ”
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkisizlik kararında, olayla ilgili bazı şüphelilerin olay tarihinde Ankara'da görev yaptıklarının tespit edildiği kaydedildi. Daha önce olayla ilgili, arama kurtarma çalışmalarında ihmali olduğu suçlamasıyla görülen davada hüküm giyen kamu görevlileri olmuştu. Yetkisizlik kararında kastedilen şüpheliler, o isimler mi? Yoksa soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine gerekçe olabilecek yeni şüpheliler tespit edildiğine dair bir bilginiz veya tahmininiz var mı?
“Henüz yeni şüpheliler tespit edildiğini tahmin etmiyorum. Ancak ciddi bir manada soruşturulursa yeni şüphelilerin dahil edilmesi gerekir.
Önemli olan dosyanın Ankara’ya gelmiş olması. Bundan sonrası, sizin sorduğunuz sorunun yanıtını getirecektir diye umuyoruz.”

“PAYE AKIN GÜRLEK’E GİDER”
Dosyada daha etkili bir süreç başlayacağına dair inancınızda Adalet Bakanlığı koltuğunda Akın Gürlek’in olmasının da bir etkisi var mı?
“Bütün faili meçhuller aslında devletin zaafını gösterir. Ne kadar faili meçhul cinayet varsa, devlet görevini o kadar iyi yapmamış demektir. Çünkü netice itibariyle devlet dediğimiz aygıt, insanların can ve mal güvenliğini sağlamakla görevli.
Ben bu adımın arkasında bir devlet kararı olabileceğini düşünüyorum. Tabii özelde de Adalet Bakanı olduğu için bu paye Akın Gürlek’e gider.”
“DERİN YAPILARLA HESAPLAŞILACAKSA BU DOSYA ÇÖZÜLMELİ”
“Türkiye, eğer derin yapılarla, gizli yapılarla, paralel yapılarla hesaplaşacaksa Muhsin Yazıcıoğlu dosyasının çözülmesi gerekiyor. Muhsin Yazıcıoğlu dosyası çözülmeden kimse 'Türkiye'de derin yapılar hukuk önünde hesap verdi' diyemez.”