Yunan basını, 5 bin kişilik horondan rahatsız oldu

Yunanistan basını, İstanbul'da bir araya gelen 5 bin kişinin aynı anda 3 dakika boyunca horon oynayarak Guinness Rekorlar Kitabı'na girmesini gündemine aldı. Türkiye'yi horonu sahiplenmekle suçlayan Yunan basını, dansın antik Yunan dansı olduğunu öne sürdü.

Haber Merkezi Haber Merkezi
Yunan basını, 5 bin kişilik horondan rahatsız oldu
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Dün (28 Haziran) Türkiye Halk Oyunları Federasyonu öncülüğünde düzenlenen rekor denemesinde, 5 bin kostümlü folklorcu aynı anda horon oynayarak Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi.

"Horon bizumdur" sloganıyla çeşitli illerden gelen folklorcular, horon halkası oluşturdu.

Aynı anda 5 bin kostümlü folklorcunun rekor denemesinin startını İstanbul Valisi Gül verdi.

Yaklaşık 3 dakika boyunca horon oynayan folklorcular, daha sonra Guinness hakemlerinin değerlendirmesini bekledi.

Guinness Türkiye Temsilcisi Şeyda Subaşı, Türk Halk Oyunları Kategorisi'nde Türkiye Halk Oyunları Federasyonunun başarılı olduğunu açıkladı.

Katılımcılar, denemenin başarılı sonuçlanmasını horon oynayarak kutladı.

YUNAN BASINI HORONU YUNAN DANSI İLAN ETTİ

İstanbul’da yaklaşık 5 bin kişinin aynı anda horon oynayarak Guinness Dünya Rekoru kırması, Yunan basınında yeni bir tartışmanın fitilini de ateşledi.

Yunan basını, etkinlikte horonun “Türk geleneksel dansı” olarak sunulmasına tepki gösterirken, tartışmanın odağında dansın tarihsel ve kültürel kökeni yer aldı.

Yunan uzmanlara göre horonun kökeni tek bir etnik kimliğe indirgenemeyecek kadar çok katmanlı bir geçmişe dayanıyor. Karadeniz coğrafyasında yüzyıllar boyunca Rumlar, Türkler, Lazlar, Hemşinliler ve Gürcüler gibi farklı halkların bir arada yaşaması, bölgenin kültürel mirasını ortaklaştırdığı öne sürülüyor.

Yunan medyasında yer alan haberlerde, horon ile Pontus Rumlarının “serra” dansı arasında güçlü bağlar kurulurken, serra ile antik Yunan savaş dansı olarak bilinen pyrrhichios arasında tarihsel bir devamlılık olduğu öne sürüldü. Ancak bu görüşün akademik çevrelerde kesin kabul görmediği, folklorik benzerliklerin her zaman doğrudan tarihsel bağ anlamına gelmediği belirtiliyor.

TÜRKİYE'YE "SAHİPLENMEK" SUÇLAMASI

Öte yandan Türkiye’nin horonu kendi kültürel mirasının bir parçası olarak sunması, uzmanlara göre modern ulus-devletlerin sıkça başvurduğu kültürel sahiplenme refleksinin bir örneği olduğu öne sürülüyor. Benzer şekilde Yunanistan’ın da Pontus mirası üzerinden aynı sahiplenme dilini kullandığına dikkat çekiliyor.

Tartışmanın bir diğer önemli boyutu ise Guinness kaydının niteliği oldu. Guinness Rekorlar Kitabı tarafından tescillenen rekorun, dansın tarihsel kökenine değil yalnızca organizasyona katılan kişi sayısına ilişkin olduğu vurgulanıyor.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi