Dersim 1937-38 olaylarındaki kanlı çatışmalardan sonra barış görüşmeleri yapmak üzere Erzincan'a çağrılmıştır, kimi kaynaklara göre ise daha fazla kan dökülmemesi için kendisi gidip teslim olmuştur. Ancak 5 Eylül 1937'de orada (72 Dersimli ile birlikte) tutuklanmıştır. 5-13 Eylül 1937'de Elazığ'a (dönemin söylemi ile Elaziz) götürülüp askeri mahkemede yargılanarak idama mahkum edildi.
O dönemdeki yasaların 75 yaşını geçkin kişilerin idamına izin vermemesinden ötürü yaşı küçültülen Rıza, oğlu Resik Hüseyin, Şehanlı Aşiret reisi Seyd Hüsen, Yusufan Aşiret reisi Kamer'in oğlu Fındık, Demanan Aşiret reisi Cebrail'in oğlu Hasan, Kureyşan Aşiret reisi Ulkiye'nin oğlu Hasan ve Mirza Ali'nin oğlu Ali ile birlikte idam edildi.
İdamdan önce Seyit Rıza'ya son sözü sorulur 'Kırk liram ve saatim var bunları oğluma verisiniz' der.Oğlunu da asacaz cevabını alır.O zaman beni önce asın der Seyit Rıza ama bunu kabul görmezler ve Seyit Rıza'nın 17 yaşındaki oğlunu gözleri önünde asarlar.
Dersim İsyanı ya da Dersim Katliamı olarak anılan olaylar, şu anki adıyla Tunceli ili'nde 1937 yılında merkezi hükümetle Dersim aşiretleri arasındaki anlaşmazlıklar sonucu yaşanan acı olayların genel adıdır