- Mustafa Mutlu, annesinin cenazesi sonrası miras anlaşmazlığı nedeniyle kardeşi Mehmet Mutlu'yu öldürdü.
- Cinayetle suçlanan ve annesinin cenazesine izinli katılan Mustafa Mutlu, cinayeti bir anlık öfkeyle işlediğini belirtti.
- Kardeşini öldüren Mustafa Mutlu tutuklandı ve cezaevine gönderildi.
İstanbul Nurtepe Mahallesi'nde bir camide aralarında miras paylaşımı nedeniyle anlaşmazlık bulunan Mustafa ve Mehmet Mutlu kardeşler, vefat eden anneleri Nuriye Mutlu'nun cenaze namazına katıldı.
İkindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından iki kardeş arasında tartışma çıktı.
Tartışmanın kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştüğü olayda silahını çeken Mustafa Mutlu, kardeşi Mehmet Mutlu'yu silahla başından ve karnından vurdu.
10 SUÇ KAYDI OLDUĞU ÖĞRENİLDİ
Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde ağır yaralandığı belirlenen Mehmet Mutlu, ambulansla Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı.
Mutlu, hastanedeki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Diğer yandan şüpheli Mustafa Mutlu, Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından olay yerinde gözaltına alındı.
AĞABEY TUTUKLANDI
Olayda kullandığı ruhsatsız tabancaya el konulan Mustafa Mutlu'nun, poliste 'Kasten yaralama' başta olmak üzere 10 adet suç kaydı olduğu öğrenildi.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan Mustafa Mutlu, adli makamlarca 'Kasten öldürme' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Hayatını kaybeden Mehmet Mutlu’nun cenazesi ise Fatih Cami’nde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.
"ANNEMİ GÖSTERMEDİLER"
Kardeşini öldüren Mustafa Mutlu’nun ifadesi de ortaya çıktı. Mutlu'nun ifadesinde, "Erkek kardeşimle aramızda mal paylaşımı nedeniyle zaman zaman tartışmalar oluyordu. Telefonda zaman zaman kardeşim bana hakaret etmekteydi.
Olaydan 1 gün önce akşam saatlerinde annemin hasta olması nedeniyle bulunduğu hastaneye gittim. Doktoru annemin sağlık durumunun ümitsiz olduğunu ve isteyen çocuklarının gelip görebileceğini söylemiş.
Bunu bana dayım söylemişti. Ben de hastaneye gittiğimde kendisiyle konuşmadığım, aramızda husumet bulunan kız kardeşim Zeynep E., annemin başındaydı.
Kız kardeşim, annemin son anlarını beni annemin odasına sokmayarak göstermek istemedi. Hemşireden izin alarak annemi gördüm. Annemin durumu çok kötüydü. O haline üzüldüm ve psikolojim bozuldu." dediği öğrenildi.
"KARDEŞİM DAİRENİN PARASININ YARISINI VERMEDİ"
Mutlu ifadesinin devamında, "Bir yıl kadar önce babamdan bir daire bana ve kardeşim Mehmet Mutlu'ya kaldı. İkimiz bu dairede ortaktık. Daha sonra kız kardeşimiz Zeynep Erdoğmuş'un üzerine daireyi verdik.
Kuraya yazılıp oradan daire çıkmasını beklediğim için kız kardeşimin üzerine bu daireyi verdim; ancak kuradan ev çıkmadı. Erkek kardeşim Mehmet Mutlu'dan dairenin yarısını istedim.
Bu defa Mehmet Mutlu bana bu dairenin yarı parasını verdiğini iddia ederek benim hakkıma tecavüz etti. Kız kardeşim de Mehmet Mutlu ile bir olarak bana dairenin yarısını iade etmedi. Bu konu yüzünden hem kız kardeşimle hem de erkek kardeşimle zaman zaman tartışmalar yaşadık, küstük. Bir yıldan fazladır konuşmuyorduk.
Annem rahmetli olmadan önce kız kardeşim Zeynep'in yanında kaldığı için bana annemi de göstermiyorlardı. Bu duruma çok üzülüyordum. Ayrıca hakkımda uzaklaştırma kararı ve 3-4 günlük hapis cezası aldırdılar.
Hiçbir şekilde annemi göstermediler. Annemin okur yazarlığı olmadığı halde annemi de engelleyerek benimle görüşmesine engel oldular. Ben bu duruma çok kızıyordum ancak çare bulamıyordum." dedi.

"BEN HEP MERMİ AĞZINDA GEZERİM"
Mustafa Mutlu, "Annemin vefatını bana haber vermediler. Köyümüzün derneğinin mesajı sonrası annemin vefatını öğrendim. Annemin hastanede vefatından sonra 'Bunlar nasılsa camiye gelirler. Ben onlara gününü göstereceğim' dedim. Camide cenaze namazı kılındı. Annem cenaze arabasına konuldu.
Tam bu sırada yanımda getirdiğim silahımı çektim. Ben hep mermi ağzında gezerim. Silahın emniyetini açtım korkutma amaçlı erkek kardeşim Mehmet Mutlu'ya doğru 2-3 el ateş ettim ama ateşin neresine geldiğini bilmiyorum.
Daha sonra oradaki kalabalık benim elimden silahı aldı. Kardeşlerim Ahmet Mutlu, Abdullah Mutlu, Abdülbaki Mutlu, Muhammed Cemal G. bana saldırdılar. Hep birlikte beni darbettiler. Bu darptan beni polis memuru olan dayımın oğlu K.T. kurtardı; Erol isimli arkadaşımla birlikte caminin tuvaletine soktu.
Polis gelince de beni polise teslim ettiler. Yaptığımdan çok pişmanım bir anlık öfkeme yenik düştüm. Kardeşime veya başka bir kimseye zarar verme kastım yoktu. İnkar edecek bir durumum yok. Yaptığımdan çok pişmanım." dediği öğrenildi.



