Diziler ve gerçekler: 11 Eylül, Trump’ın başkanlığı, İngiliz Başbakan’ın ‘domuzla ilişkisi’...

Kurtlar Vadisi Pusu’nun gerçek hayatla bağlantıları tartışılıyor. Televizyon tarihinde The Simpsons’ın Trump’ın başkanlığını, The Lone Gunmen'in İkiz Kuleler'e uçak saldırısı kurgusunu, Black Mirror’un İngiliz Başbakan’ın bir domuzla cinsel ilişki iddiasını işlemesi gibi birçok örnekle ilgili şüpheler de gündeme gelmişti.

Onur Erkan Onur Erkan
Diziler ve gerçekler: 11 Eylül, Trump’ın başkanlığı, İngiliz Başbakan’ın ‘domuzla ilişkisi’...
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Eski MİT’çi Kaşif Kozinoğlu’nun hayatını kaybetmesiyle ilgili başlatılan soruşturma, Kurtlar Vadisi Pusu dizisi hakkındaki tartışmaları da gündeme getirdi.

Dizide, Kozinoğlu’nu temsil eden “Kazım Kaşifoğlu” karakteriyle ilgili sahneler, dizinin senaryosunda FETÖ’nün müdahalesi olup olmadığı tartışmalarına yol açtı.

Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin senaristleri ve bazı oyuncuları soruşturma kapsamında bilgi sahibi sıfatıyla ifadeye çağırıldı, senaryo ekibine yardımcı olduğu iddia edilen bir kişi ise tutuklandı.

Ayrıca dizi hakkında da FETÖ incelemesi başlatıldı.

Dizinin gerçeklikle olan bağlantıları hakkındaki adli makamlar incelemelerini sürdürecek.

TARTIŞILAN KURGULAR

Kurtlar Vadisi ile bire bir benzerliği bulunmasa da yurt dışında da bazı diziler için gerçek olayları tutturduğu ya da bildiği iddiaları ortaya atıldı.

Yabancı örneklerdekilerden bazılarının tesadüfi benzerliklerden ibaret olduğu kanaati güçlüyken bazılarıyla ilgili ise olayların zamanlaması ya da çeşitli enteresan detayları nedeniyle halen şüpheler sürüyor.

11 EYLÜL’DEN 6 AY ÖNCE İKİZ KULELERE YOLCU UÇAĞI KURGUSU

ABD’de yayımlanan ünlü bilimkurgu dizisi The X-Files karakterlerinin aynı şekilde yer aldığı yan yapımı The Lone Gunmen’in 4 Mart 2001’de yayımlanan ilk bölümünde bir yolcu uçağının İkiz Kuleler’e çarptırılması kurgusu işlendi.

Dizinin kurgusunda, yolcu uçağını İkiz Kulelere çarptırmayı hedefleyenler ise ABD hükümeti ve güvenlik bürokrasisi içinden bazı kişiler olarak gösterildi.

Senaryoda, ABD’li hükümet görevlileri, olayın “ABD karşıtı terörist gruplar” tarafından üstlenilmesini ve Soğuk Savaş sonrası dünya için ABD’nin yeni bir “terörle mücadele” stratejisi içine girmesinin gerekliliğini gösteren bir kamuoyu desteği sağlayarak savunma harcamalarına daha geniş bütçeler ayrılmasını sağlamayı hedefliyordu.

Dizide, bu şeytani komplo, üç hacker tarafından ortaya çıkartılarak ifşa edilmesi sonucunda engellendi.

İlk bölümünde bunlar olan dizi 1 Haziran 2001’de yayımlanan 13’üncü bölümüyle son buldu.

“Kaçırılan yolcu uçağının İkiz Kulelere çarpma” planının anlatıldığı ilk bölümün yayımlanmasından 6 ay sonra El Kaide’nin 11 Eylül saldırıları yaşandı.

11 Eylül 2001’de “ABD karşıtı teröristler” tarafından kaçırılan yolcu uçaklarıyla İkiz Kulelere yapılan saldırının ardından ABD’de dizi tartışma konusu oldu.

Dizinin senaristlerinden Frank Spotnitz, yıllar sonra 11 Eylül sabahı saldırıların yaşanması üzerine neler düşündüğüyle ilgili şunları söyledi:

"O sabah olanları gördüğümde aklıma gelen ilk şey The Lone Gunmen oldu. ‘Aman Tanrım, bizim diziyi mı izlediler? Bu fikri bizden mi aldılar?' diye düşündüm.”

LONDRA SALDIRILARINDAN ÖNCE DİZİSİ ÇEKİLDİ

Casusluk konularını işleyen İngiliz dizisi Spooks’un 4’üncü sezonunun 12-13 Eylül 2005 tarihlerinde yayımlanan ilk 2 bölümünde Londra’da yaşanan bir terör saldırısı konu ediliyordu.

Dikkat çekici olan ise bölümlerin, El Kaide’nin 7 Temmuz 2005’te Londra’daki saldırılarından önce çekilmiş olmasıydı.

Şehrin 4 farklı noktasındaki saldırılarda 52 insan hayatını kaybetmişti.

Saldırılardan sonra, BBC’ye ait BBC One televizyon kanalında yayımlanan dizinin ilgili bölümlerini yayımlayıp yayımlamama konusunda kanal yöneticileri tereddüt yaşadı.

OYNAYACAKLARI SENARYOYU TV’DE İZLEDİLER

ABD’de yayımlanan The West Wing dizisinin 2001-2002 döneminde yayımlanacak 3’üncü sezonundaki “On the Day Before” bölümünde Kudüs’te bir kafeye yapılan intihar saldırısı sonucunda ABD’li iki öğrencinin hayatını kaybettiği kurgusu yer alıyordu.

Bu bölümünde aralarında olduğu 3’üncü sezon bölümlerinin senaryoları yazılıp oyunculara dağıtıldıktan sonra 9 Ağustos 2001 tarihinde Sbarro pizza zincirinin Kudüs’te bulunan şubesine intihar saldırısı düzenlendi.

Saldırıda 2’si ABD vatandaşı olan 15 insan hayatını kaybetti. Saldırıda yaralı olarak hastaneye kaldırılan bir başka ABD vatandaşı da 22 yıl komada kaldıktan sonra hayatını kaybetti.

Olayın ardından dizinin oyuncuları büyük şaşkınlık yaşadı. Oyunculardan Richard Schiff, yıllar sonra verdiği röportajda olaydan “Akıllara durgunluk veren olay” diye bahsetti.

Saldırının ardından dizinin yayın takviminde değişiklik yapıldı ve bölüm baştaki plandan daha geç şekilde 31 Ekim 2001’de yayımlandı.

DAVİD CAMERON’UN DOMUZLA “İLİŞKİ”Sİ

İngiliz yapımı 7 sezon devam eden ünlü Black Mirror dizisinin 4 Aralık 2011’de yayımlanan ilk bölümünde, dizideki kurgusal “İngiltere Başbakanı Michael Callow”, kaçırılan bir İngiliz kraliyet ailesi mensubunun serbest bırakılması için televizyonda canlı yayında bir domuzla cinsel ilişkiye girmeye zorlanıyordu.

Bölümün yayımlandığı dönemdeki İngiltere Başbakanı David Cameron hakkında, halen başbakanlık görevinin de devam etmekte olduğu 2015 yılında ilginç bir iddia gündeme geldi.

2015’te yayımlanan, David Cameron hakkında yayımlanan “Call Me Dave” adlı biyografi kitabında, Cameron’un Oxford Üniversitesi’ndeki öğrencilik döneminde, ölü bir domuzun ağzına cinsel organını soktuğu iddiasına yer verildi.

Kitapta, Cameron’un yaptığı iddia edilen bu eylemin, Oxford Üniversitesi’nde çılgın partileriyle bilinen öğrenci kulübü “Piers Gaveston Topluluğu”na üyelik adımının bir başlangıcı olarak yapması istenen bir “ritüel” olduğu da iddia edildi.

Kitapta iddianın kaynağı olarak, aynı dönem Oxford’da öğrenci olan ve Cameron’un partisi Muhafazakar Parti’de aktif siyasette olduğu belirtilen ancak adı açıklanmayan bir kişi gösterildi.

Cameron, önce İngiliz kamuoyunda ardından dünya kamuoyunda sansasyon yaratan iddiayı kesin bir dille reddetti.

İddia, Black Mirror’ın 2011’deki ilk bölümünü de gündeme getirdi.

Dizinin senaristi ve yapımcısı Charlie Brooker’ın Cameron hakkındaki iddiayı daha önceden duymuş olabileceğiyle ilgili yorumlar yapıldı.

Charlie Brooker ise dizideki kurgu ile gündeme gelen iddia arasındaki benzerliğin tamamen tesadüf olduğunu savundu.

Brooker, böyle bir olaydan daha önce haberi olsaydı bunu dizi senaryosunda işlemek yerine sokaklarda bağırarak anlatacağını söyledi.

THE SİMPSONS’IN “BAŞKAN TRUMP” TÜYOSU

1989 yılında yayımlanmaya başlayan ABD’li televizyon efsanesi The Simpsons ise birçok olayı daha önceden tutturduğu iddialarıyla biliniyor.

Her ne kadar sosyal medyada dizinin geçmişte tutturduğu iddia edilen birçok olay dizinin ilgili bölümünün yayımlanmasından önce yaşanmış veya en azından emareleri ortaya çıkmış olsa da The Simpsons’ın Donald Trump’ın ABD başkanı olacağını tutturduğu doğru.

Dizinin 19 Mart 2000’de yayımlanan “Bart to the Future” bölümünde Bart Simpson gelecekteki hayatını görürken, kardeşi Lisa’nın ABD başkanı olduğu görülüyordu.

Senaryodaki gelecek kurgusunda ABD Başkanı olan Lisa Simpson, Oval Ofis’te ekibiyle yaptığı bir toplantıda, “Bildiğiniz gibi, Başkan Trump’tan bize epey sıkıntılı bir bütçe tablosu miras kaldı” dedi.

Trump’ın gerçekten de 2016’da ABD Başkanı seçilmesinden sonra bu ifade, “The Simpsons’ın kehaneti” diye sosyal medyada yayıldı.

Tabii ki The Simpsons’daki bu sahne, bir “kehanet” değil.

Bölümün yayımlandığı 2000 yılında, medyatik bir iş insanı olarak bilinen Trump ABD siyasetindeki marjinal bir parti olan Reform Partisinden ABD başkan aday adayı olmuştu.

Trump’ın bu başkan adaylığı hamlesi, o dönem kamuoyunda büyük ilgi görmüş ve The Simpsons gibi güncel konulara gönderme yapmayı seven bir animasyon dizisinde de gelecekte gerçeklemiş bir ABD başkanlığı esprisine ilham vermişti.

BİR DE “FIFA OPERASYONU” KULİSİ

The Simpsons’ın gerçek bir olayı tutturduğu tartışmalarına konu olan bir başka konusu ise futbol dünyasıyla ilgiliydi.

30 Mart 2014’te yayımlanan bölümde FIFA’yı temsil eden “Dünya Futbol Federasyonu” adlı kurumun bir yöneticisi yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanıyordu.

Bölümün yayımlanmasından 14 ay sonra Mayıs 2015’te FIFA’nın üst düzey yöneticileri yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alındı.

Bu gözaltılardan sonra da The Simpsons’ın geleceği gördüğü gibi yorumlara konu olsa da ilgili bölüm, FIFA’daki yolsuzluk iddialarının kamuoyunda dillendirilmeye başlamasından sonra bu iddialara gönderme olarak yazılmıştı.