Kaddafi'nin manken gelininden saray sırları

Kaddafi'nin 'savaşçı' oğlu Mutassım'ın Hollandalı manken sevgilisi sarayı anlattı

Kaddafi'nin manken gelininden saray sırları

Libya lideri Muammer Kaddafi'nin Ulusal Güvenlik Konseyi'ni yöneten beşinci oğlu Mutassım'ın Hollandalı manken sevgilisi Talitha van Zon, Playboy dergisine verdiği pozlar nedeniyle de adından bahsettirmişti. Eski sevgilisiyle ilişkisini sürdüren van Zon, ağustos başında Libya'ya giderek, muhaliflerin Trablus'a saldırmalarından tam bir gün önce, yani geçen cuma Mutassım ile tekrar bir araya gelmiş. Van Zon İngiliz Telegraph gazetesine, "O tanıdığı çapkın, eğlence düşkünü, gece kulüpleri müdavimi, tutkulu ve cömert kişinin gittiğini, yerine, gözünü kırpmadan insanları öldürebilecek bir kişiliğe büründüğünü" anlattı.

"Şubat ayaklanmasından beri onu ilk defa görüyordum. Sakalı vardı, üzerinde makineli tüfeklerin bulunduğu bir minderde oturuyordu ve makineli silahlar taşıyan ve hiç gülümsemeyen 16 yaşındaki oğlan çocuklar tarafından korunuyordu" diye anlatıyor van Zon, babasının duvardaki devasa portresinin altında oturan Mutassım için. Bundan sonraki karede, Filipinli hizmetçiler Mutassım'a en sevdiği içkisi, kola ile karıştırılmış Jack Daniels getiriyor ve Mutassım kadehini yaklaştığına inandığı zafere kaldırıyor.

'MUHALİFLER BİRAZ KAFADAN KONTAK'

Mutassım'ın son derece rahat göründüğünü ve ayaklanmayı Londra'daki olaylara benzettiğini belirten van Zon, Mutassım'ın sözlerini şöyle aktarıyor: "Muhalifler biraz kafadan kontak. Libya gibi ülkelerde biraz daha sert olmak lazım aksi takdirde seni dinlemezler" dedi.

Rejimin kaybedeceği korkusunun olmadığını söyleyen Van Zorn'a göre Mutassım'ın moralinin yüksek olmasının bir nedeni de ayaklanma boyunca Bingazi ve Misurata'daki birlikleri yönetmesinin ardından Libya liderinin 'savaşçı' oğlu ve potansiyel selefi olarak görülmeye başlamasıydı.

MUHALİFLER OTELİNİ BASTI

Muhaliflerin Trablus'a girmesinden bir gün sonra Hollandalı manken adeta bir kabus yaşadı. Tunus'a doğru yol alan bir konvoyla Trablus'tan ayrılan van Zon, "Denizkızı Şafağı Operasyonu"nu başlatan muhaliflerin yolu kesmesi nedeniyle geri dönmek durumunda kaldı. Mutassım'ın personeli onu bir otele yerleştirirdi.

Burada ilk defa Libyalıların Kaddafi'den ne kadar nefret ettiklerini dile getirdiklerine şahit oldu. Muhalifler akşam saatlerinde oteli basınca, oteldeki bir kadından yardım istedi van Zon: "Ancak beni tutup savaşçıların önüne sürdü. Aralarında ne konuştuklarını anlamıyorum ama birkaç kez 'benzin' lafı geçti, beni yakacaklarını zannettim." Bunun üzerine ise korku içinde camdan atlamış, bir kolunu kırmış ve sırtını incitmiş. Otel personeli onu çatışmaların ortasında hastaneye kaldırmış. Van Zon bundan iki gün önce de kente insani yardım getiren ve Malta'ya dönen bir gemiye binerek ülkeden ayrılmış. Hala yaşadıklarının şokunu anlatamayan genç manken, "Libya'ya savaşın ortasında gelmek hayatımın en büyük hatasıydı" diyor.

'AYDA İKİ MİLYON DOLAR HARCIYOR'

1977 doğumlu Mutassım, diğer kardeşleri gibi gece kulüplerine düşkünlüğüyle adından bir hayli söz ettirdi. Mutassım, Talitha van Zon ile de 2004'te İtalya'da bir gece kulübündeki partide tanışmış. Mutassım ile üç ay kadar beraber olan Talitha van Zon, hayatındaki tek kadın olmadığını öğrencine ayrılmış ancak dostlukları sürmüş.

Kaddafi'nin oğlu onu Monaco'daki Formula 1 yarışından sonra Prenses Caroline'in verdiği resepsiyondan, Karayiplerin Saint Barts adasına kadar dünyanın en seçkin yerlerine özel jetiyle gezmeye götürüyormuş. Paris ve Londra'da en lüks otellerde kalıyor, Louis Vuitton çantalardan pahalı saatlere kadar hediyelere boğuyormuş. Paranın çoğunlukla Libya halkına ait olduğunu bildiğini söyleyen van Zon, "Bu kadar harcamasının doğru bir şey olmadığını biliyordum. Ona bir gün 'Ne kadar harcıyorsun' diye sordum. Kafasında hesap yapmak için biraz durdu ve 'İki milyon dolar' dedi. 'Yani yılda mı' dedim, 'Hayır, ayda' diye cevap verdi."

Mutassım'ın kontrolünü kaybettiği anlara da şahit olduğunu anlatan van Zon'un anlattığına göre bir gün yemeği soğuk getiren bir hizmetçinin tepsisini devirmiş ve yere düşen yemeği önlerinde "köpek gibi" yedirtmiş: "Çok aşağılayıcıydı. Bir daha o hizmetçiyi görmedim. Ona sonra ne oldu bilmiyorum. Benden bu olay yüzünden milyon kere özür diledi. Ona ne hissettiğini söyleyen ender dostlarından biri olduğumu söylerdi."

'BABASINA ADETA TAPIYORDU'

Talitha van Zon, Mutassım'ın babasına adeta taptığını da anlattı. Merak etmesine rağmen Libya lideriyle tanışmasına izin vermediğini ve bunun için önce Müslüman olması gerektiğini söylediğini anlatan van Zon, "Mutassım; Hitler, Fidel Castro, Hugo Chavez gibi güçlü, iktidarı olan liderlerden sıkça bahsederdi. Bana bir keresinde 'babamdan daha iyisini yapmak istiyorum' demişti" diyor.

Van Zon, Mutassım'ın ayrıca babasının, selefi olarak gördüğü için Seyfülislam'ı çok kıskandığını söylüyor. Son görüşmelerinde ise Mutassım, NATO bombardımanında "şehit olan" küçük kardeşi Seyfülarab'a da imrendiğinden dem vurmuş. Van Zon, başka bir görüşmelerinde ise Mutassım'ın 1988'deki Lockerbie saldırısındaki rollerini doğrular gibi konuştuğunu anlatıyor: "Ben kurbanların sivil olduğunu söyledim, o ise 'Talitha, Amerikalılar Libya'da evimize saldırdı ve babam bir çocuğunu kaybetti' dedi. Libyalıların bunu intikam için yaptıkları fikri konusunda çok açıktı."