SADDAM'A TERLİK, BUSH'A AYAKKABI
ENSONHABER.com/HABER ANALİZ Amerikan Başkanı George Bush'un, görevinin son günlerinde Irak'a düzenlediği sürpriz ziyarette, El Bağdadi televizyonu muhabiri Muntasar El Zeydi'nin ayakkabısını Bush'a fırlatrması olay oldu. Eylemi yapan gazeteci tutuklanırken, saldırının hedefi Bush konuşmasını devam ettirdi ve Irak'ı işgal etmek zorunda olduklarını söyledi!
IRAKLILARIN DEĞİŞMEYEN KADERİ
Oysa şimdi Bush'a ayakkabılarını fırlatan Iraklılar, 9 Nisan 2003'te Amerikan askerlerini coşkuyla karşılamışlar ve o zaman da Saddam Hüseyin heykelerini yıkmak için terliklerini kullanmışlardı. Aradan geçen 5 yıllık süre gösterdi ki, hayatını kaybeden onbinlerce Iraklıya rağmen, Irak halkının kaderi yine değişmedi. Dün kendilerini baskı altında tutan diktatörü devirmek için 'terliklerini' kullanan Iraklılar, bugün de işgalci Bush'u kovmak için 'ayakkabılarını' kullanmak zorunda kalıyorlar. Irak halkı ise yaşanan petrol savaşı oyununda figüran olmayı sürdürüyorlar.
Bush'a isabet ettirilemeyen postal, Bush'un katkılarıyla Saddam heykelinin kafasına kondurulmuştu..
BUNU YAPTIĞIMA PİŞMANIM
Irak halkının ABD işgaline verdiği destekten duyduğu pişmanlık, Saddam Hüseyin'in Bağdat'taki heykeline ilk balyozu vuran Kazım El Ciburi adlı haltercinin sözlerinde açığa çıkmıştı. The Guardian gazetesine konuşan Kazım El Ciburi, Amerikan işgali altında yaşamaktansa Saddam dönemini yaşamayı tercih edeceğini söylemişti. El Ciburi, "ABD'liler diktatörlükten de kötü, keşke o heykele hiç dokunmasaydım. Her yeni gün, bir öncekinden daha kötü" demişti.
BİLMEDİĞİMİZ ŞEYTAN
9 Nisan günü Saddam Hüseyin'in Bağdat'taki altı metrelik heykeline ilk balyozu vuran El Ciburi, "O heykelin yapıldığı günü çok iyi hatırlıyorum. Ailem ve aşiretimden birçok kişi Saddam Hüseyin tarafından hapse atılmış ya da öldürülmüştü. O heykelin yıkıldığını görmek, benim için saplantı haline gelmişti. Ama bugün baktığımda heykeli devirdiğime gerçekten pişmanım" diyen El Ciburi, pişmanlığını, "Bildiğiniz şeytan, bilmediğiniz şeytandan daha iyidir. Artık kim dost, kim düşman, belli değil. Durum her geçen gün daha tehlikeli hale geliyor" sözleriyle dile getirmişti.