Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Kastamonu'da Halk Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonu'nda düzenlenen Tarım Sektörü Paydaş Toplantısı'na katıldı.
"PANDEMİDE GIDA SIKINTISI ÇEKMEDİK"
Koronavirüs salgını döneminde Türkiye'nin önemli bir sınav verdiğine işaret eden Pakdemirli, "Pandemiyi uğurlamaya başladığımız şu dönemde Türkiye, hem sağlıkta hem gıda tedarikinde çok güçlü bir ülke olduğunu tüm dünyaya kanıtladı. Pandemide herhangi bir gıda malzemesinde sıkıntı çekmedik, herhangi bir markette kuyruğa girmedik. Bu, üreticimiz sayesinde oldu." ifadesini kullandı.

"AKSAMA YAŞANMAMASI İÇİN ÇİFTÇİLERE KOLAKLIKLAR SAĞLANDI"
Üretimde aksama yaşanmaması için çiftçilere kolaylık sağladıklarının altını çizen Pakdemirli, "En önemlisi, çiftçimize diplomatik bir pasaport verdik. Herkes evinde otururken çiftçimiz, üreticimiz tarlada, bağında, serasında, çiftliğinde üretimine devam etti. Böylelikle de Türkiye'nin çok ötesinde bir büyüme ile geçen yılı kapatmış olduk. Tarım sektörü ve üretimde bir problem olmadığı gibi gıda zincirinde de bir problem yaşamadık. Bunun sonucu tüm Türkiye'deki tarımsal üretim miktarı 333 milyar liraya geldi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi öncesinde bu, 189 milyardı. 3 sene içinde 333 milyara geldik. Tarım sektörü, bütün sektörlere fark atarak büyüme yaşadı." diye konuştu.

"KURAKLIK YAŞANDI ANCAK TÜRKİYE GÜÇLÜ BİR ÜLKE"
Bu sene ciddi şekilde kuraklık yaşandığını, bunun ciddi etkilerini gördüklerini anlatan Pakdemirli, "Ancak Türkiye güçlü bir ülke. Gerek stoklarımız, gerek takviye yöntemlerimiz olsun, bunları görerek üstesinden geldik. Türkiye dün olduğu gibi bugün de yarın da gıda güvenliği açısından bir sıkıntı yaşamayacaktır. Türkiye büyük bir ülke, hububat konusunda kendi kendine yeten bir ülke. Bu anlamda gerekli tedbirleri aldık. Gıda güvenliği açısından bir problem yaşanmayacak. Cumhurbaşkanımızın talimatı ile kuraklıktan zarar gören çiftçilerimizin tarım kredi ve ziraat borçları ertelenecek." ifadelerini kullandı.

"İTHAL ET TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNDEN TAMAMEN ÇIKMIŞTIR"
Bakan Pakdemirli, çiftçiyi her anlamda desteklediklerine dikkati çekerek, şöyle konuştu:
"İthal hayvan, ithal et... Bunlar Türkiye'nin gündeminden tamamen çıkmıştır. Üreticimizin para kazanmasını istiyoruz. Bugünlerde kesim fiyatları maliyet fiyatına geldi, biliyoruz ama herhalde kurbandan sonra toparlayacağına inanıyoruz. Yukarıya doğru bir toparlanmada kar elde etmeniz için belli bir noktaya kadar buna müdahale etmeyeceğimizi bilmenizi isterim. Kaba yem konusunda yonca, saman ve benzeri ithalatı durdurarak önceliği üreticimize verdik. Kaba yem ve saman fiyatlarında da spekülatif fiyat artışına izin vermeyeceğimizi, sizlerin nezdinde herkese ifade etmek istiyorum. Üretici örgütleriyle iş birliğinde ihtiyaç duyulduğunda kaba yem ve saman konusunda çalışma yapılabileceğini söylemek istiyorum. Kaba yem ihtiyacını karşılamak için yem bitkileri desteği veriyoruz."

"KASTAMONU İÇİN ANKARA'DA KAPINIZ AÇIK"
Kastamonu'nun sarımsak üretiminde Türkiye'de ikinci, kestanede altıncı, fındıkta ise dokuzuncu sırada olduğunu aktaran Pakdemirli, "Kırsal kalkınmada da son 20 yılda 207 milyon lira hibe verdik, 3 bin 600 kişiye istihdam sağlandı. Kırsal kalkınma ile alakalı Kastamonu için Ankara'da kapınız ardına kadar açık. Bana kırsal kalkınma ile ilgili proje gönderin, gönderdiğiniz projelerin hepsinin evrakı eksik olmadığı, proje mantıklı olduğu sürece kabulünü sağlayacağım." dedi.

"COĞRAFİ İŞARET DEĞERLİ"
Kastamonu'da 22 ürünün coğrafi işaretli olduğunu dile getiren Pakdemirli, "18'i son 3 yılda. Taşköprü sarımsağı da bu yıl Avrupa Birliği'nden tescil aldı. Henüz bunların belki değerini bilmiyoruz ama coğrafi işaretin ne kadar değerli olduğunu, bu işin ne kadar bize ileride para ve imkan sağlayacağını da hep birlikte göreceğiz. Ürünleri satarken hikayesiyle birlikte satmamız lazım." değerlendirmesinde bulundu.
"EKOTURİZME YÖNELDİK"
Ekoturizmin önemine de değinen Pakdemirli, "Bugün ekoturizm deyip geçmemek lazım. Biz 50 küsur milyar dolar turizm geliri hedefleyen dünyanın 6'ncı büyük destinasyonu olan bir ülkeyiz. Bundan gurur duyuyoruz ama ekoturizm konusunda gidilecek çok mesafemiz var. Ülkemizin coğrafyasını düşündüğümüz zaman, Kastamonu'yu da düşündüğümüz zaman, Küre Dağları'nı düşündüğümüz zaman, bu coğrafyayı düşündüğümüz zaman burada da yapılacak çok şey olduğunu görüyorsunuz, göreceksiniz." diye konuştu.