Filibe'nin merkezinde 6 asırlık Osmanlı mirası: Cuma Camisi
Bulgaristan’ın Filibe kentinde yaklaşık 6 asırlık geçmişiyle ayakta duran Cuma Camisi, Sultan I. Murad dönemine uzanan tarihi ve 9 kubbeli mimarisiyle Osmanlı döneminin Balkanlar’daki önemli eserleri arasında yer alıyor.
Bulgaristan’ın Filibe kentinin merkezinde, Roma döneminden kalma Antik Stadyum’un hemen yanında yükselen Cuma Camisi, yaklaşık 6 asırlık tarihiyle Osmanlı mirasının günümüzdeki önemli temsilcilerinden biri olmayı sürdürüyor.
Şehrin tarihi dokusu içerisinde önemli bir yere sahip olan cami, Sultan I. Murad dönemine uzanan geçmişi ve erken Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyan yapısıyla dikkati çekiyor.
Hüdavendigar Camisi adıyla da anılan Cuma Camisi, erken Osmanlı döneminin çok kubbeli ulu cami geleneğinin Balkanlar’daki önemli örnekleri arasında gösteriliyor. Günümüzde ibadete açık olan yapı, Filibe’deki Müslümanların yanı sıra kenti ziyaret eden turistlerin de ilgisini çekiyor.

1363'E UZANAN TARİH
Filibe Bölge Müftüsü Ekrem Hodzhev, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cuma Camisi’nin Sultan I. Murad döneminde inşa edildiğini ve yapının tarihinin 1363 yılına kadar uzandığını belirtti.
Caminin erken Osmanlı mimarisinin önemli örneklerinden olduğunu ifade eden Hodzhev, 9 kubbeli yapının sonraki dönemlerde inşa edilen camilerden mimari açıdan ayrıldığını söyledi.
Kesme taş ve tuğlanın birlikte kullanıldığı caminin yaklaşık 30 metreye 40 metre ölçülerinde olduğunu aktaran Hodzhev, yapının aynı anda yaklaşık 1500 kişinin ibadet edebileceği kapasiteye sahip bulunduğunu kaydetti.
Caminin dikkat çeken mimari unsurlarından birinin mihrabın sol tarafında bulunan hünkar mahfili olduğunu belirten Hodzhev, bu bölümün Osmanlı camilerinde nadir rastlanan özelliklerden biri olduğunu dile getirdi.

RESTORASYONLARLA GÜNÜMÜZE ULAŞTI
Cuma Camisi’nin tarih boyunca çeşitli restorasyonlardan geçtiğini anlatan Hodzhev, gerçekleştirilen onarım çalışmalarının yapının korunmasında önemli rol oynadığını söyledi.
Hodzhev, caminin son restorasyonunun 2008 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığını belirterek çalışmalar kapsamında, özellikle kubbelerin ve yapının bazı bölümlerinin yenilendiğini aktardı.

FİLİBELİLERİN BULUŞMA NOKTASI
Caminin kent merkezindeki konumunun sosyal yaşam açısından da önemli olduğunu belirten Hodzhev, Filibelilerin şehir merkezini tarif ederken "Cumayata" ifadesini kullandığını söyledi.
Cuma Camisi’nin Osmanlı döneminin ardından da ibadete açık kaldığını ifade eden Hodzhev, yapıda dini hayatın kesintisiz şekilde sürdüğünü belirtti.
Caminin yabancı turistlerden de yoğun ilgi gördüğünü aktaran Hodzhev, gün içerisinde yüzlerce kişinin tarihi yapıyı ziyaret ettiğini kaydetti.

FİLİBE'DE 3 CAMİ İBADETE AÇIK
Filibe’de bugün ibadete açık 3 cami bulunduğunu belirten Hodzhev, bunların Cuma, İmaret ve Taşköprü camileri olduğunu söyledi.
Cuma Camisi’nin bu yapılar arasındaki en eski cami olduğunu ifade eden Hodzhev, özellikle cuma ve bayram namazlarında yoğunluk yaşandığını belirtti. Hodzhev, cuma günlerinde yaklaşık 500-600 kişinin camide ibadet ettiğini aktardı.

ÇOCUKLARA YÖNELİK DİNİ EĞİTİM
Filibe’de camilerde sürdürülen dini eğitim faaliyetlerine de değinen Hodzhev, yaz döneminde çocuklara yönelik Kur’an-ı Kerim kursları düzenlendiğini, kış aylarında ise sohbet ve dini eğitim programlarının gerçekleştirildiğini söyledi.
Hodzhev, ailelerin de çocukların dini eğitim süreçlerine dahil olduğunu belirterek söz konusu programların, toplumun farklı yaş gruplarını bir araya getirdiğini ifade etti.





