Foto Galeri
Ensonhaber.com
TÜM FOTO GALERİLER

10 soruda YSK'nın BDP vetosu

1- YSK, BDP’li adayları neden geri çevirdi? Milletvekili seçilmenin kriterleri Anayasa’nın 76. maddesinde düzenleniyor. YSK'nın gerekçeli kararına göre BDP adayları 76. maddede sayılan suçlardan ceza aldıkları gerekçesiyle veto edildi. BDP'lilerin 'hürriyeti bağlayıcı ceza alanların yasaklanan hakları', yani memnu hakları iade edilmediği için Yargıtay Başsavcılığı'nın haklarında düzenlediği görüş veto edilmelerine yol açtı. YSK, 14 Mart’ta eski yasalara göre ceza almış isimlerin milletvekili adaylığı başvurusuna “memnu haklarının iade edildiğine ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararını da eklemeleri gerektiğini” vurgulamıştı. Bu isimlerin “memnu haklarının iadesi” yolunda kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı gerekçesiyle veto edildiği görülüyor. Ancak bugün Gültan Kışanak'ın Yargıtay adli sicil dairesinden aldığı ayrıntılı dökümü YSK'ya iletmesine rağmen vetoyla karşılaştığı iddiası kafaları karıştırdı.

1/10

2- Hukukçular ne diyor? Doç Dr. Yılmaz Yazıcıoğlu: "2007 yılında YSK, memnu hakların iadesi kararına dayanarak bazı kişilere bu imkanı vermiş. Halbuki memnu hakların iadesi, affın ötesinde bir şey değil. O kararın çelişkili olduğunu ifade edebiliriz. Bahsedilen kişiler eğer bahsettiğmiz suçların birinden mahkum oldular ise, af olsa dahi milletvekili olabilme şansları yok. Yine anayasanın 83. maddesini değerlendirmek gerekiyor. Bazı kişiler yargılanıyor olabilir ama vekilliği devam ederken mahkumiyet kararı çıkarsa, madde, mahkumiyet sonuçlarını vekillik sıfatı sona erdikten sonra çekeceklerini söylüyor. Öte yandan madde, daha önce mahkum olanlar bakımından yani 2007’deki kararın dışında kalanlar bakımından mahkumiyet kararı varsa, terör suçu ya da devletin şahsiyetine karşı suç işlemişlerse, mahkum olmuşlarsa milletvekili olamayacaklarını söylüyor." Prof. Dr. Ersan Şen: "Anayasa'nın 76. maddesi eksikti, değildi, tartışırsınız, değiştirirsiniz; o Meclis'in göreviydi. Bugüne kadar tartışılmamış. Net olan şu; eğer bir kişi hakkında mahkumiyet kararı alınmış, bu karar kesinleşmişse; bu karara konu suçların ne olduğunu netleştirmek gerek. Taksirli suçlar dışında bir yıl ve üzerinde hapisle mahkum edilenler bunun dışında da rüşvet, dolandırıcılık, devlete karşı suçlar, terör gibi -uzun bir liste var- bu suçların şüphelisi ya da sanığı değil, bu suçlardan mahkum edilenler affa uğramış olsa bile milletvekili yeterliliğine sahip olamadığı ve bunların adaylık başvurusunun yapılacak inceleme neticesinde YSK tarafından reddedileceği belirtilmiştir. Burada yasaları değiştirelim, anayasayı değiştirelim demek 12 Haziran'da yapılacak seçim için hukuken mümkün değil."

2/10

3- Ahmet Türk siyasi yasaklı olmasına rağmen neden YSK reddetmedi? Anayasa Mahkemesi, DTP’yi kapatma kararında Ahmet Türk’ün milletvekilliğini düşürmüş ve 5 yıl boyunca siyaset yasağı getirmişti. Ancak bu yasak bir partiyle alakalı olduğundan Ahmet Türk seçimlerde bağımsız milletvekili adayı olabiliyor. YSK’nın adaylıklarını iptal ettiği adaylar ise bir mahkemeden kesinleşmiş ceza aldıkları gerekçesiyle seçimlere giremiyor.

3/10

4- Sebahat Tuncel cezaevindeyken nasıl aday olmuştu? Sebahat Tuncel, PKK üyeliğinden tutuklandı ve cezaevine konuldu. Tuncel, 8 ay süreyle tek bir tanık ifadesine dayanılarak tutuklu yargılandı. 2007 seçimlerinde Sebahat Tuncel İstanbul 3. Bölge'den bağımsız milletvekili adayı gösterildi. DTP'nin desteklediği Tuncel, 22 Temmuz gecesi 90 binden fazla oyla milletvekili seçildi ve 25 Temmuz'da Gebze cezaevinden serbest bırakıldı. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa'nın yasama dokunulmazlığını düzenleyen 83'üncü maddesi gereğince tahliyesine karar verdi. 12 Haziran seçimleri için yine İstanbul'dan bağımsız aday gösterilen Tuncel'i YSK bu kez veto etti. Gerekçe, Sebahat Tuncel'in geçen seçimde milletvekili seçildiği tarihten hemen sonra adli sicilinin kayda girmesi, bu nedenle bir önceki seçim döneminde yapılan incelemede sabıkasız olarak görüldüğünün tespit edilmesiydi.

4/10

5- Silivri’de tutuklu bulunanlar nasıl aday oldu? Ergenekon sanıkları Prof. Dr. Mehmet Haberal, Mustafa Balbay, Sinan Aygün gibi isimler CHP'den, Balyoz sanığı Engin Alan ise MHP'den aday gösterildi. Tuncay Özkan ise bağımsız aday oldu. Kesinleşmiş mahkumiyet kararları bulunmadığı için aday olabildiler. Tutuklu dahi olsa yargılama süreci devam ettiği için adaylık önünde engel oluşturmuyor. Ancak bu isimlerden tutuklu yargılananların vekil seçilmeleri halinde, önemli bir hukuki tartışma başlayacak. 2007 seçimlerinde BDP’den bağımsız milletvekili seçilen Sebahat Tuncel, yargılandığı mahkemenin takdir hakkını kullanarak tahliyesi sonrasında Meclis’te yemin etmişti. Tutuklu Ergenekon ve Balyoz davası sanıkları için de terör suçundan yargılanmalarını nedeniyle milletvekili seçilmeleri halinde 14. madde uygulanacak. Bu durumda mahkemenin milletvekili seçildikleri için bu isimleri tahliye etme zorunluluğu olmayacak. Mahkeme, bu konuda takdir yetkisini kullanacak. Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, "Anayasanın 14 ve 83’üncü maddeleri, Ergenekon gibi bir davadan herhangi bir şekilde yargılananların milletvekili seçilse dahi dokunulmazlık kazanamayacağını açıkça ortaya koyuyor. Aday olmalarında bir engel yok ama dokunulmazlık kazanamazlar" demişti.

5/10

6- YSK Erdoğan’ı da reddetmişti nasıl Başbakan oldu? YSK'nın BDP'li bağımsızların vekillik yolunu kapatan kararı, 9 yıl önce Başbakan Erdoğan'ın da Meclis'e girmesini engellemişti. Yüksek Seçim Kurulu’nun dünkü kararı, 3 Kasım 2002 seçimi öncesinde Ak Parti Genel Başkanı sıfatı taşıyan Başbakan Erdoğan’ın adaylık başvurusunu reddetmesini hatırlattı. Eski TCK’nın 312. maddesinden hapse mahkum olmasını ve infazı bitmesine rağmen bu hapis cezasının adli sicil kaydının arşivlerde bulunmasını kararına gerekçe gösteren YSK, Anayasanın 76, Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 11. maddesine göre Erdoğan’ın aday olamayacağını kaydetmişti. Dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu da Anayasa'nın 76. ve Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 11. maddesine göre 312. madde mahkumlarının "Affa uğramış olsalar bile milletvekili adayı olamayacaklarını" düzenlediğini söyleyerek milletvekili yolunun kapalı olduğunu savunmuştu. Seçime giremeyen Erdoğan, milletvekili de olamamıştı. Daha sonra yapılan ve CHP’nin de destek verdiği yasal değişikliklerle Erdoğan’a vekillik yolu açılmıştı. YSK, 3 Kasım 2002 seçimlerinde Siirt’in Pervari ilçesinde 3 sandık kurulunun oluşturulmamasını ve 1 sandığın da kırılmasını gerekçe göstererek bu kentteki seçimleri iptal etti. Karar, başbakanlık için çeşitli formüller üstünde çalışan AK Parti lideri Erdoğan’ı rahatlattı. Seçimlerin tekrar edilmesinin ardından Erdoğan Meclis'e girdi ve Başbakan oldu.

6/10

7- Şimdi de benzer bir değişiklik yapılabilir mi Erdoğan’ın siyasi yasağı, Anayasa'da yapılan değişiklik ile gerçekleştirildi. dönemin Cumhurbaşkanı Sezer'in vetosuna rağmen bu kez referanduma gerek bırakmayacak bir oy çokluğuyla kabul edildi. Sezer de onamak zorunda kaldı. Bu sefer de AK Parti, CHP, MHP ve BDP ortak bir irade gösterirse Anayasa değişikliği de dahil tüm kanuni değişiklikler yapılabilir ama seçimleri etkileyecek bir sonuç alınması çok zor. Çünkü seçimlerin 22 Temmuz'a kadar mutlaka yapılması gerekiyor.

7/10

8- BDP seçimlerden çekilebilir mi? BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Meclis’in derhal toplanmasını ve yeni adaylık başvuruları için seçimleri ertelemesi gerektiğini söyledi. BDP, yüzde seçim barajı nedeniyle seçimlere parti olarak katılmak yerine bağımsız adaylarla seçime girmeye karar vermiş, 39 ilde 61 bağımsız aday göstermişti.

8/10

9- BDP yeni adaylar gösterebilir mi? BDP 29 Nisan 2011 Cuma gününe kadar yeni adaylar gösterme hakkına sahip. Siyasi partilerin seçim çevreleri itibariyle milletvekili kesin aday listeleri ile bağımsız adaylar 29 Nisan’da ilan edilecek.

9/10

10- Seçimler ertelenebilir mi? Veto kararının ardından seçimin ertelenmesi tartışmaları başladı. Ancak Anayasa gereği 12 Haziran seçimleri en çok 39 gün süreyle ertelenebiliyor. Anayasa’daki 4 yıllık seçim dönemi nedeniyle seçimin en geç 22 Temmuz 2011’e kadar yapılması gerekiyor. Anayasa, savaş durumu hariç, seçimlerin daha uzun süreyle ertelenmesine olanak tanımıyor. TBMM seçimleri en fazla 39 gün süreyle erteleme kararı alsa dahi, yasal engelleri aşmak için yapılması gereken Anayasa değişikliği 227 milletvekilinin yeniden aday gösterilmemesi nedeniyle imkansıza yakın bulunuyor. Anayasanın referandumsuz kabulü için 367 oy gerekiyor. Seçimlerin 39 gün süreyle ertelenmesi de Anayasa ve yasalar gereği sorunu çözmüyor. 39 günlük sürede TBMM’nin acil yasal düzenlemeler ile soruna çözüm getirmesi çok zor görünüyor. Yeniden aday gösterilmeyen AKP’li 167 milletvekili ile diğer partilerdekilerle birlikte 227 vekil, Anayasa’da yapılması gereken değişikliklere onay vermeyeceği, hatta Genel kurula dahi gelmeyeceği için değişiklik zora giriyor. ntvmsnbc

10/10