Foto Galeri
Ensonhaber.com
TÜM FOTO GALERİLER

En büyük 10 suikast planı

Mahmud el Mabhuh Dubaili yetkililer 20 Ocak tarihinde kaldığı otel odasında öldürülen Filistinli örgüt Hamas’ın kurmaylarından Mahmud el Mabhuh’un suikastıyla ilgili olduğu iddia edilen 11 kişi için uluslararası tutuklama emri çıkardı. Bir suikast timine üye olduğuna inanılan 11 kişi, Dubai’ye sahte Avrupa pasaportları kullanarak giriş yaptı. Güvenlik kameraları, peruklar ve sahte sakallar takmış bu kişileri, El Mabhuh’u, kaldığı Al Bustan Rotana Otel’i çevresinde takip ederken yakaladı. El Mabhuh’un kaldığı odayı belirleyen suikastçılar, Hamas liderinin karşısındaki odayı tuttu ve kendisini odasına döndüğünde boğarak öldürdü. Hamas, suikastı İsrail istihbarat ajansı Mossad’ın organize ettiğini ileri sürdü. İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman yorumda bulunmaktan kaçındı, ancak istihbarat konularında “İsrail asla cevap vermez, asla doğrulamaz ve asla reddetmez” mesajını verdi.

1/10

Franz Ferdinand Bosnalı Sırp milliyetçi Gavrilo Princip’in adının hatırlanmasına neden olan şey, 1914 yılında Avusturya Arşidükü Franz Ferdinand’ı ve eşini öldürmesinden çok, bu suikastın sonucu oldu: Hayatını kaybeden bir Arşidük ve Birinci Dünya Savaşı’nı başlatan Avusturya-Sırbistan çatışması. Dahası, bu Princip’in aynı gün içinde Arşidük’e düzenlediği ikinci suikast girişimiydi. Ferdinand’ın konvoyuna attığı el bombası amacına ulaşmayan Princip, öğle yemeği yemeye giderken Ferdinand da el bombasından yaralananları hastanede ziyaret ediyordu. Kader, ikisini aynı gün tekrar karşı karşıya getirdi ve dünya tarihin en tahrip edici savaşlarından birine girmiş oldu.

2/10

Leon Troçki Leon Troçki Sovyet Birliği’nin kuruluşunda çok önemli bir rol oynadı. Lenin’in iki numaralı adamı olan Troçki, Kızıl Ordu’yu kuran kişinin ta kendisiydi. Ancak Lenin’in ölümünün ardından yerine geçen Stalin ile Troçki arasında ciddi görüş ayrılıkları vardı. Stalin’le yaşadığı birçok tartışmanın ardından, Troçki, Komünist Parti’den atıldı ve Sovyetler Birliği’nden sürgün edildi. Bir süre Avrupa’da yaşayan Troçki en sonunda Meksika’ya yerleşti ve Stalin karşıtı faaliyetlerini sürdürdü. 1940 yılına gelindiğinde, Stalin faaliyetlerinden son derece rahatsız olduğu Troçki’nin öldürülmesi için suikastçılarını gönderdi. Yaşadığı eve ateş açılarak düzenlenen ilk suikast girişimi başarısız oldu. Ancak aynı yılın Ağustos ayında İspanya doğumlu KGB ajanı Ramón Mercader yaşlı muhalife çalışma odasında saldırdı ve elindeki baltayı Troçki’nin kafasına geçirdi. Troçki iki gün süren yaşam savaşını kaybederken, Sovyetler Birliği suikastta parmağı olduğuna yönelik her türlü iddiayı reddetti. Mercader, bir Meksika hapishanesinde 20 yıl hapis cezasına çarptırdı.

3/10

Adolf Hitler Hitler’e defalarca suikast girişimi düzenlenmişti. Bunlar arasında ne çok bilinen ve sonuca ulaşmaya en yakın olan 20 Temmuz 1944 tarihinde yaşandı. O gün, Albay Kont Claus von Stauffenberg Doğu Prusya’da bulunan bir toplantı odasına girdi ve Hitler’in oturduğu yerin yakınındaki bir masanın altına dibine içi patlayıcılarla dolu bir çanta bıraktı. Bir telefon görüşmesi yapması gerektiğini söyleyerek dışarı Stauffenberg, odayı terk ettikten sonra bir kişi masanın üzerindeki haritaya bakabilmek için çantayı masanın diğer ucuna itti. Patlayan bomba dört kişiyi öldürdü, 20 kişiyi de yaraladı. Hitler ise kolundaki hafif yaralarla kurtuldu. Eğer başarılı olsaydı, Stauffenberg ve bin 200 arkadaşı Nazilere karşı ayaklanmayı ve Müttefik Kuvvetlerle barış yapılmasını amaçlayan Valkyrie Operasyonu’nu başlatacaktı. Suikast girişiminin ardından Hitler, Stauffenberg’in, işbirlikçilerinin be Nazi politikalarına karşı çıkan herkesin idam edilmesi emrini verdi. Tarihin bu en önemli suikast planlarından biri, Tom Cruise’un Stauffenberg’i canlandırdığı “Valkyrie” filminde beyaz perdeye aktarılarak ölümsüzleştirildi.

4/10

Georgi Markov 7 Eylül 1978 tarihinde Bulgaristan kökenli muhalif yazar Georgi Markov Londra’daki Waterloo Köprüsü yakınlarındaki durakta otobüs bekliyordu. Bir anda sağ bacağında bir batma hisseden Markov, kafasını çevirdiğinde yerden şemsiyesini alan bir adam gördü. Adam özür dileyerek bir taksiye bindi ve uzaklaştı. Bu olaydan sonra ateşi yükselen Markov, dört gün sonra 49 yaşında hayatını kaybetti. Markov, ölmeden önce şemsiyeden kendisine zehir enjekte edildiğini ve bunu yapanın bir Komünist ajan olduğuna inandığını söyledi. Bilim insanları Markov’un cesedini incelediklerinde, derisinin altında 0.2 miligram risin (bir çeşit zehir) içeren bir hap buldu. Müfettişler, hapın bir “şemsiye silahında” kullanıldığını doğruladı. Olay netlik kazanmasa da, birçok kişi Bulgaristan’ı ve komünizmi eleştiren yazılar yazan Markov’un ölümünde KGB parmağı olduğunu düşündü. Bulgaristan istihbaratının eski şeflerinden General Vladimir Todorov, 1992 yılında Markov davasına ait belgeleri yakmaktan 16 ay hapse girerken, bir başka şüpheli aynı nedenden mahkemeye çıkmak yerine intihar etmeyi tercih etti.

5/10

Halid Meşal İsrail-Filistin çatışmasında 25 Eylül 1997 tarihi bir dönüm noktası oldu. Temmuz 1997’de 16 İsraillinin ölümüne neden olan bombalı saldırıya misilleme yapmak isteyen İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, o dönem Ürdün’de yaşayan Hamas lideri Halid Meşal’in öldürülmesi emrini verdi. Sahte Kanada pasaportları taşıyan iki Mossad ajanı, Amman’daki ofisinden çıktığı sırada Meşal’in kulağına zehirli bir cihaz batırdı. Meşal’in korumaları tarafından yakalanan suikastçılar, kendilerini sorgulayan Ürdünlü yetkililere Mossad için çalıştıklarını itiraf etti. Olay, Ürdün Kralı Hüseyin’in, Netanyahu’yu arayarak o sırada durumu kritik olan Meşal için bir panzehir istemesi, ajanları mahkemeye çıkarması ve halkın gözleri önünde idam etmesiyle yeni bir boyuta geçti. Netanyahu başlarda karşı çıksa da ABD Başkanı Bill Clinton’ın araya girmesiyle ikna oldu. Panzehiri alan Meşal’in hayatı kurtuldu.

6/10

Aleksandr Litvinenko Moskova eski istihbarat yetkilileri tarafından kamuoyu önünde terörizmi ve gizli suikast planlarını desteklediği yönündeki suçlamalardan hoşlanmaz. Dolayısıyla eski Rusya Federal Güvenlik Servisi yetkilisi Alexander Litvinenko üstlerini güçlü iş adamı Boris Berezovsky’nin suikastından sorumlu tuttuğu zaman, kendisini hedef tahtasına oturttuğunu biliyordu. Açıklamanın ardından Litvinenko tutuklandı, mahkemeye çıktı, beraat etti, yeniden tutuklandı ve serbest bırakıldı. İngiltere’ye kaçan Litvinenko siyasi sığınma hakkı elde etti. Londra’da Putin karşıtı iki kitap yazan ve Rus hükümetini terörizmi desteklemekle suçlayan Litvinenko, bir gün hastalandı ve öldü. Litvinenko, Kasım 2006’da polonyum-210 elementinden kaynaklanan “akut radyasyon sendromu”na tutuldu. Yani kısaca zehirlendi. Litvinenko, ölüm yatağında Vladimir Putin’in katili olarak gösteren ancak Rus liderinin olayla ilişkisi asla resmen ortaya konamadı. İngiltere, Litvinenko’nun hastalandığı gün tanıştığı Rus milletvekili Andrei Lugovy’nin iadesini talep etti ancak Rusya bu talebi reddetti.

7/10

Rodrigo Rosenberg Sekiz aylık bir soruşturma ardından, Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri, Guatemala Devlet Başkanı Alvaro Colom’un Mayıs 2009’da ölen avukat Rodrigo Rosenberg’in ölümüyle bir bağlantısı olmadığı sonucuna vardı. Oysa Rosenberg çektiği bir videoda, ölümü halinde tek suçlunun Colom olacağını söylüyordu. BM, delillerin Colom’u suçlu gösterebilmek Rosenberg’in kendi suikastını planladığına işaret ettiğini açıkladı. Rosenberg’in amacı, kız arkadaşı ve saygın bir işadamı olan babasının öldürülmesinden sorumlu gördüğü Colom’dan intikam almaktı.

8/10

Viktor Yuşçenko Ukrayna’nın tarihte kalan Turuncu Devrimi’nin kahramanı olan muhalif aday Viktor Yuşçenko, 2004 yılında dioksin maddesiyle zehirlendi. Olayın üzerinde hala bir sır perdesi var ancak Yuşçenko, Ukrayna güvenlik yetkilileriyle yediği akşam yemeğinden birkaç hafta sonra, zehirlendiği teşhis edildi. Zehir yüzünden yüzü fazlasıyla çirkinleşen, Yuşçenko 2005 Ocak ayında devlet başkanlığı koltuğuna oturdu.

9/10

Fidel Castro Neredeyse yarım asır boyunca Küba’nın liderliğini elinde tutan diktatör Fidel Castro, birçoğu 1960’lı yıllarda düzenlenen sayısız suikast girişimine hedef oldu. Soğuk Savaş’ın tırmandığı dönemde, CIA hazırladığı birçok yaratıcı fakat başarısız suikast ya da karalama planının hedef tahtasına Castro’yu oturttu. CIA zehirli sigaralardan, patlayan deniz kabuklarına, zehirli haplardan Castro’nun ayakkabılarına konan kimyasallara kadar her türlü yolu denedi ancak Küba liderinin sonunu getirmeyi başaramadı.

10/10