Foto Galeri
Ensonhaber.com
TÜM FOTO GALERİLER

Medeniyetler Şehri Hatay

Hatay Anadolu'nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Yöredeki tarihi yaşam bulguları M.Ö. 100.000?lere kadar uzanır. Elde edilen buluntular; bölgenin orta Paleolitik, neolitik, kal kolit dönemlerde ve tunç çağında yaygın bir yerleşim yeri olarak kullanıldığını göstermektedir. Amik Ovasında; Çatalhöyük, Tel Tainat, Tel Cüdeyde ve Tel Atçana?da ilk tunç çağı yerleşmeleri tespit edilmiş ve mimari kalıntılara rastlanmıştır.

1/158

2/158

3/158

4/158

5/158

Dünyanın en uzun ikinci kumsalı Samandağ'dadır

6/158

Antakya’yı inanç turizminin önemli noktalarından biri sayılmasının başlıca nedeni de Hristiyanlığın ilk yayılış alanı olması. Kurulan ilk kiliselerden St. Pierre (Aziz Petrus) Kilisesi Antakya’nın kuzeybatısında Reyhanlı yolu üzerinde bir mağara kilisesi. Birçok hristiyanın bugün hacı olmak için geldiği kilise 9,5 m genişliğinde ve 7 metre yüksekliğinde bir mağaradan oluşuyor. Dağın eteklerindeki kiliseye ulaşmak için bir süre aracınızla çıkıyorsunuz. Daha sonra merdivenler başlıyor Antakya ayaklarınızın altına serilinceye kadar ağır ağır çıkıyorsunuz. Kilisenin bulunduğu noktadan Antakya bir tablo gibi beliriveriyor. Antakya’nın ilk başpapazı olan St. Pierre’in kurduğu kilisenin, Roma döneminde baskılardan kaçan hristiyanlar için bir sığınma yeri olduğu belirtiliyor. Kilisenin ve dağın içinde bir çok tünel kazılmış. Kilise içindeki tünel bir zamanlar Roma lejyonelerinden kaçmak için kullanılıyormuş. Ancak depremlerde bu tüneller tıkandığı için bugün tünelleri takip edemiyoruz. Kiliseden çıktıktan sonra dağın yüzeyinde deliklerden ve çökmelerden gün yüzüne çıkan tünel bölümlerini inceliyoruz. Çok geniş olmayan, ancak bir çocuğun veya zayıf bir kişinin sürünerek ilerleyebileceği genişlikteki tünellerin tüm dağın içini bir ağ gibi ördüğü söyleniyor. Kiliseden dağın yüzeyine çıkan gelincik çicekleriyle süslü patikayı takip ettiğinizde sizi bir kaya kabartması bekler. Haron (Cehennem Kayıkçısı) adı verilen ve 4. Antiochus döneminde yapılan bu kabartmanın, milattan önce II. yüzyılda bir veba salgını sırasında ölümleri durdurmak amacıyla yapılmış.

7/158

8/158

9/158

10/158

11/158

12/158

13/158

14/158

15/158

16/158

17/158

18/158

Antakya’da sanayinin yanı sıra dericilik ayakkabıcılık ve mobilya elsanatları gelişmiş durumdadır

19/158

20/158

21/158

22/158

bilinen ismi kemerli taş köprü Titus Tüneli’nin önünde Üzerinden bir kişinin rahatlıkla geçebileceği köprü

23/158

24/158

25/158

26/158

27/158

Beşikli Mağaralar

28/158

29/158

30/158

31/158

32/158

33/158

34/158

35/158

36/158

37/158

38/158

39/158

40/158

41/158

42/158

Tarihi Antakya evleri yoğunlukla Eski Antakya olarak tanımlanan Asi Nehri ile Habib-i Neccar Dağı arasındaki bölgede, özellikle Kurtuluş Caddesi ve çevresinde görülüyor.

43/158

44/158

45/158

46/158

Hristiyanlığın İlk Kilisesi...

47/158

Hristiyanlığın İlk Kilisesi...

48/158

49/158

50/158

51/158

52/158

53/158

Hatay Devlet Meclisi 23 Haziran 1939 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti'ne ilhak kararı almıştır. 23 Temmuz 1939'da "Hatay" adıyla bir vilâyet olarak Türkiye Cumhuriyeti'ne katılmıştır.

54/158

55/158

56/158

57/158

58/158

Akdeniz'in doğu kıyılarında Toroslar'ın güney uzantısı Amanos ile Habib Neccar Dağları'nın önündeki Amik orasında kurulmuş olan Hatay ilinin merkezi Antakya (Antiocheia), Anadolu'nun en erken yerleşim merkezlerinden birisidir.

59/158

60/158

61/158

Başkent Antiocheia hızla gelişerek önemli bir merkez olmuştur.

62/158

Titus Tüneli...

63/158

Titus Tüneli...

64/158

Roma Döneminde 1000 esirin 10 yıl boyunca dağı oyarak açtığı Titus Tüneli...

65/158

66/158

67/158

68/158

Kentler ecesi Antakya, köklü tarihiyle günümüz hayatına pek çok değer katıyor. Ortak miras olarak kabul edilebilecek bu değerlerin başında da Antakya’nın son 200 yılına tanıklık etmiş tarihi evleri bulunuyor.

69/158

70/158

71/158

72/158

73/158

Eski Antakya, Asi Nehri ile Habib Neccar Dağı arasında kalan doğu kısmıdır. Asi üzerinde, şehrin iki yakasını bağlayan bir dizi köprü vardır. Eski köprülerden biri olan, Amik Gölü'nün kurutulması projesi çerçevesinde, Asi'nin genişletilmesi ve yatağının taranması çalışmaları sırasında kentin Roma Çağı'ndan beri ayakta duran ünlü taş köprüsü (ki Diocletian zamanında yapıldığı tahmin edilir), 1972 yılında dönemin belediye başkanı tarafından hunharca ve acımasızca yıkılarak yerine bugünkü betonarme köprü inşa edilmiştir.

74/158

75/158

76/158

77/158

78/158

79/158

80/158

81/158

82/158

83/158

84/158

85/158

86/158

87/158

88/158

89/158

90/158

91/158

92/158

93/158

94/158

95/158

96/158

97/158

98/158

99/158

100/158

101/158

102/158

103/158

104/158

105/158

106/158

107/158

108/158

109/158

110/158

111/158

112/158

113/158

114/158

115/158

116/158

117/158

118/158

119/158

120/158

121/158

122/158

123/158

124/158

125/158

126/158

127/158

128/158

129/158

130/158

131/158

132/158

133/158

134/158

135/158

136/158

137/158

138/158

139/158

140/158

141/158

142/158

143/158

144/158

145/158

146/158

147/158

148/158

149/158

150/158

151/158

152/158

153/158

154/158

155/158

156/158

157/158