9/15
7-Kötü Polis (Bad Lieutenant) (1992) Bekleneceği üzere tecavüz, grup seks, mastürbasyon, uyuşturucu, cinayet gibi ‘suç’ları içinde bulunduran bir polisiye. Ancak bunların tamamı polis memurunun ‘kötü adam’ portresini çizmeye yarıyor. Sidney Lumet’in “Serpico”sunda (1973) en dikkat çekici kullanımını gördüğümüz ‘anti-kahramanlı polisiye’ izleğinin cüretkar versiyonu diyebiliriz. “Kötü Polis”, cinayetin kendisiyle, nedeniyle veya sonucuyla ilgilenmeyen özgün bir polisiye başyapıtı.
10/15
6-İnsan Avcısı (Manhunter) (1986) Michael Mann’in türe stilize yaklaşımıyla yürüyen beyaz perdedeki ilk Thomas Harris uyarlaması. Hannibal Lecter karakterinin öne çıkmadan bu algının ‘karakter psikolojisi’ne odaklanılan, bu konuda da etkileyici noktalara giden bir vals niteliğinde.
11/15
5-Dedektif Hikayesi (Detective Story) (1951) William Wyler imzalı ilk polisiyelerden biri. Bir karakolun analizini ‘kara film’e yıkan bir bakışla masaya yatıran özel bir eser. Bir adalet gözetimi kıvamında...
12/15
4-Yedi (Se7en) (1995) Slasher filmini, polisiyeyi ile kara filmi iç içe geçiren algısıyla bir David Fincher şaheseri. Sistem eleştirisi, sürpriz sonu, algı değiştiren atmosferi ve oyunculuklarıyla halen akıllardan çıkmadı!
13/15
3-Olası Dünyalar (Possible Worlds) (2000) Bilimkurgudaki paralel evren meselesi ile betimlenmiş bir eser. Onlar arasında dolaşan karakterler, renk oyunlar, bellek dünyaları ve daha nicesiyle gerçek anlamda yapıbozucu.
14/15
2-Laura Mars’ın Gözleri (Eyes of Laura Mars) (1978) Parapsikolojik polisiye olarak anılabilecek devrimci bir tür kırması. Ana karakter, algısı, cinayet şekilleri ve ‘görmek-bakmak’ ikilemine yaklaşımıyla halen etkisini sürdürüyor.
15/15
1-Boston Canavarı (The Boston Strangler) (1968) Polisiyenin içine ‘ekran bölme’ tekniğini ve ‘boşluk’u ekleyen özel bir yapıt. Richard Flesicher’ın dehasıyla gerçek bir olayın hikaye ağına kapılmasını değil de ‘belirsizlik’in temsili olmasına sağlayan bir tür denemesi.