AKŞAM Gazetesinin haberi:
Sıfatı 'iletişim profesörü' ama biz onu son zamanlarda daha çok oyuncu Seray Sever ile yaptığı televizyon programlarından, Maskeli Beşler filmi ile Polis Akademisi adlı dizideki oyunculuk denemelerinden tanıyoruz. Bunlardan önce de Hürriyet gazetesinde köşe yazarı iken hedef olduğu 'köşe yazarlığıyla bağdaşmayan, etik dışı faaliyet' suçlamalarıyla tanımıştık.
YÖNETİM HOŞLANMADI
İşte bu faaliyetleri Ali Atıf Bir'in başına bir dert daha açtı. Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Ali Atıf Bir (AA1), geçtiğimiz haftalarda Star ekranlarında oyuncu Seray Sever'e attığı bir laf üzerine yüzüne yediği kahve ile bir ekran skandalına yol açmıştı. Gelen bilgilere göre, Bir'in yaşadıklarını üniversitelerinin saygınlığına yakışmayan bir davranış olarak niteleyen Bahçeşehir Üniversitesi yönetimi, hocayı İletişim Fakültesi Dekanlığı görevinden aldı.
'BEN İSTİFA ETTİM'
Ali Atıf Bir ise, gazetecilik, televizyonculuk ve akademisyencilik arasındaki koşuşturmacadan çok yorulduğunu belirterek dekanlık görevinden kendisinin 'istifa ettiğini' söyledi. Bir, bundan sonra yine Bahçeşehir Üniversitesi'nde Reklam ve Gazetecilik Bölüm Başkanı olarak görevine devam edeceğini belirtti.
Bahçeşehir Üniversitesi Genel Sekreteri Türker Kurşun da, yorum yapmaktan kaçınıp, Profesör Ali Atıf Bir'in iş yoğunluğu nedeniyle kendi isteğiyle görevinden istifa ettiğini belirterek 'Sayın hocamız üniversitemizde öğretim üyesi olarak çalışmaya devam edecek' diye konuştu.
Ali Atıf Bir'in BUGÜN gazetesinde ki köşe yazısı:
Yaşasın Hocalık!
Dün bazı gazetelerde ve internet sitelerinde haberler vardı. "Yok efendim dekanlık görevinden alınmışım da, yok efendim Stüdyo 4'teki doğaçlama skeçte yüzüme kahve fırlatılmış" da...
Bu haberler doğru değil. Tamamen kıskançlıktan körüklenen haberler. Stüdyo 4'ün daha önceki bölümlerini başından sonuna izleyenler bu programdaki doğaçlama skeçlerin nasıl çalıştığını da bilirler. Adı üzerinde doğaçlama skeç... Ciddiye alınacak bir tarafı var mı? Yok ama konu ben olunca haberler abartılıp ağızlara sakız yapılıyor işte...
Zaten böyle yanlış, gereksiz haberler zamanımı ve enerjimi aldığı için dekanlık görevini bıraktım. "İdari görevimi" bırakmamın nedeni tamamen birikim. Üstelik ben dünkü yönetici değilim. Bu da ilk "idari" görevim değil. 1993 yılından bu yana, yardımcı doçentliğimden bu yana Üniversite'nin değişik kademelerinde yöneticilik görevinde bulunuyorum.
"Akademideki idari görevim" nedeniyle de televizyonda yaptığım her şey abartılıyor, tartışılıyor, oraya buraya çekiliyor. Bu gereksiz yazılar çiziler gereksiz şekilde akademik ve özel hayatımdaki yoğunluğu, ruhumdaki yorgunluğu arttırıyor.
Bu nedenle bu yoğunluğa ve yorgunluğa bir yerde "dur" demeye karar verdim. Rektör hocamız Prof. Dr. Süheyl Batum'a durumu anlattım. O da sağolsun anlayışla karşıladı. Bu ne demek? Bu bir buçuk yıl gibi kısa bir sürede Rektörümüz Prof. Süheyl Batum ve Mütevelli Heyet Başkanımız Enver Yücel'le birlikte insana ve teknolojiye yaptığımız yatırımlarla Türkiye'nin en iyi iletişim fakültelerinden biri haline getirdiğimiz Bahçeşehir İletişim'deki öğrencilerimle, akademik araştırmalarla, başında bulunduğum reklamcılık ve gazetecilik bölümleriyle, daha fazla ilgileneceğim demek. Tabii ki gazete yazılarımla ve gazetemle de...
Bir de Mediathink diye bir pazarlama iletişimi sektör dergisi çıkıyor. Orada da bir sürprizim var. Mynet.com'daki sürpriz de cabası... Bu haliyle televizyon ekranından da bir süre uzak durmak en iyisi... Belki bir gün bir yerlerde Atıf Hoca ile Reklam ve Rekabet'i yeniden görürseniz şaşırmayın. Yaşasın Hocalık! Not: Bu arada Sabah'taki ve gercekgundem. com sitesindeki arkadaşları ise kutluyorum. Benimle ilgili haberlerinin hem başlığı hem de içeriği doğru.
İŞTE ALİ ATIF'I DEKANLIKTAN EDEN GÖRÜNTÜLER: