Ali Demir'e haksızlık yapılıyor

Ali Demir'e haksızlık yapılıyor

Mehmet Tekelioğlu, bugünkü köşesinde ÖSYM Başkanı Prof. Ali Demir'i anlattı.

Star gazetesi yazarı Mehmet Tekelioğlu, bugünkü köşesinde "Molla Kasım ve TÜBİTAK ve ÖSYM" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Yazısında kendi dönemiyle ilgili olmayan bir kopya hadisesi sebebiyle adliyeye çağırılan ve tutuklanmak istenen ÖSYM Başkanı Prof. Ali Demir'den bahseden Tekelioğlu, yapılanın saygısızlık olduğunu söyledi.

"Ben bu savcılara şaşıyorum" diyen Tekelioğlu, savcıların muhataplarının kim olduklarını bile bilmediklerini söyledi:

"BEN BU SAVCILARA ŞAŞIYORUM"

"Ali Demir'i, kendi dönemiyle ilgili olmayan bir kopya hadisesi sebebiyle adliyeye çağırıyorlar ve adli kontrol şartıyla bırakıyorlar. Ben bu savcılara şaşıyorum. Muhataplarının kim olduklarına hiç mi bakmıyorlar? Gücü gücü yetene düzenine itirazım var benim. Bu kadar Gülen mensubu hâkim ve savcının adliyede çeteleşmesinin hesabını ne HSYK'ya ne ilgili bakana ya da başbakana soracaksınız, paralel yapıdan emir alan bu kadar polis varken ne emniyet genel müdürünü ne bakanı itham edeceksiniz sonra da işlerini çok iyi yapan iki hocayı görevlerinin tali kısımlarıyla ilgili bir tasarruftan dolayı, onu da tam incelemeden, zora düşüreceksiniz. Böyle olmamalı...

ALİ DEMİR'İN YAPTIĞİ İŞLERİ SAYAMAM BURADA

İTÜ hocası Prof. Ali Demir'in ÖSYM'de yaptığı işleri sayamam burada. Sayamam ama şunu söylemeden geçemem.  Ali Demir, ÖSYM'de sübjektif bütün işleri ortadan kaldırmış ve kişisel inisiyatif kullanılmasını önleyen bir yönetim anlayışı sergilemiştir. Hakkında ortaya atılan olmadık iddiaların pek çoğunun, lise, üniversite ya da TUS hazırlık dershanesi sahiplerine ait olduğunu bilenler biliyor. Son gözaltı teşebbüsüne konu olan kopya işi de kendi görev döneminden önce meydana gelen bir hadise. “Yeni Türkiye’nin ölçme, seçme ve değerlendirme sistemi” başlıklı ÖSYM tarafından yayınlanan kitap Ali Demir, Ercan Öztemel ve Ömer Pekşen’in eseri. Bu kitabı okumadan ÖSYM ve Ali Demir hakkında ahkâm kesmek yanlış olur."

TÜBİTAK'IN BÜTÇESİ 1,3 MİLYARDAN 4,8 MİLYARA ÇIKARILDI

Başkanlar Prof. Nükhet Yetiş ve Prof. Yücel Altunbaşak, konunun önemini kavramış iki değerli hocaydı. TOBB Üniversitesi rektörü olan Yücel Bey, Abdullah Gül'ün teşvikiyle Amerika’daki kurulu düzenini bozarak hizmet anlayışı ile gelmişti Türkiye’ye. Yaptığı işleri bu sütuna sığdırmak zor. Şimdi tekrar TOBB Üniversitesi rektörlüğüne dönmesini bekliyorum ben. Kendisi orta gelir tuzağına ilk işaret edenlerden. TÜBİTAK Enstitülerinde yürütülen projelerin toplam bütçesini 1,3 milyar liradan 4,8 milyar liraya çıkarmak kolay iş değildi. Yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydumuz GÖKTÜRK-2, ilk haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A, milli seyir füzemiz SOM ve yerli elektronik kimlik kartı gibi onlarca dev projeye imza attı.

ON BİNLERCE PROJE

Bir ürünü veya stratejik bir teknolojiyi geliştirmeye dönük hedef odaklı programlar başlattı. Bu programların sağladığı destek öğretim üyelerine 200 bin liraya varan teşvik ödülleri getirdi. “Teknoloji Transfer Ofisleri” kuruldu. Silikon vadisinden getirdiği tecrübe ile bilginin faydaya dönüştürülmesi için gerekli atmosferin tüm öğelerini hayata geçirdi. Yücel Hoca bu anlayışla çalıştı ve akademik camiadan gelen proje sayısını yılda beş binlerden on binlere çıkardı. Sanayiden gelen proje başvuru sayılarını üç binlere taşıdı. Temel ve sosyal bilimler için başlatılan burs programının ne kadar önemli olduğunu anlatmaya gerek var mı? En iyisi yenilikleri TÜBİTAK yayınlarından çıkan "Yenilikler" kitabından izlemek…"

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi