İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 184'ü tutuklu 224 sanıklı Balyoz davasında emekli Orgeneral Çetin Doğan, emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, emekli Oramiral Özden Örnek ve emekli Korgeneral Engin Alan ile Orgeneral Bilgin Balanlı'nın da aralarında bulunduğu 148 tutuklu ve 4 tutuksuz sanık hazır bulundu. Haklarında yakalama kararı bulunan sanıklar Tümamiral Ahmet Sinan Ertuğrul ve emekli Orgeneral Ergin Saygun ile 36 tutuklu sanık ise duruşmaya katılmadı.
"SON DERECE ÜZGÜNÜM"
Kimlik yoklamasının tamamlanmasının ardından tutuklu sanıklardan Orgeneral Bilgin Balanlı, savunmasını yapmak üzere mahkeme heyetinin karşısına çıktı. Balanlı, "Türk ulusu adına Türk hakimleri önünde temelsiz sahte iddialar nedeniyle savunma yapmak zorunda bırakıldığım için son derece üzgünüm." diyerek savunmasına başladı. Kendisini bu duruma düşürenleri lanetlediğini söyleyen Balanlı, daha sonra da savunmasını duruşma salonundaki perdeye yansıttığı sunum eşliğinde yapmaya başladı.
"BU ACILARI YAŞATANLARI ALLAH HELAK ETSİN"
Sahte dijital verilerle suçlandıklarını iddia eden Balanlı, hakkında hiçbir somut delil bulunmadığını, iddiaların ise hayal ürünü olduğunu öne sürdü. Cumhuriyet savcılarını ve mahkemeyi tarafsızlığını yitirmekle suçlayan Balanlı, "Sözde Balyoz, Oraj ve Suga planları ile ilgili olarak bağlı bulundukları komutanlıklara raporlar hazırlattırılmıştır. Ancak Türkiye'nin bu konularda saygın kurumlarının raporları mahkemeye getirilmemiştir." iddiasında bulundu.
Balyoz davasında masumiyet karinesinin ihlal edildiğini savunan Balanlı, "İddia sahibi, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Bu nedenle iddia makamını garabet ifadelerle dolu iddialarını ispata davet ediyorum." dedi.
Balanlı, "Allah, Balyoz komplosunu yapanları ve bizlere bu acıları yaşatanları helak etsin!" şeklinde beddua etti. Balanlı'nın bedduası üzerine salonda 'amin' sesi yükseldi.
NİSA SURESİ'NDEN AYET OKUDU
Yargılamanın adil yürütülmediğini, iftiraya uğradıklarını ifade eden Balanlı, Nisa Suresi'nde geçen "Kim de bir hata veya günah işler sonra da onu bir suçsuza atarsa, o, iftira ve büyük bir günahı yüklenmiş olur" mealindeki ayeti okudu.
Balanlı, "Haksız yere iftira ile suçlanan insanlar, bir anda çalmadan 'hırsız', öldürmeden 'katil' veya aklından bile geçmediği halde 'darbeci' oluverir" dedi.