CHP'de iç savaş devam ederken partiden ihraç edilen eski milletvekilİ Barış Yarkadaş'ın CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın'a yönelik iddiaları gündem oldu. Yarkadaş, Günaydın'a "Pavyonda delege satın alıp kurultay kazandınız" söyleminde bulundu.
CHP'de kazan kaynıyor...
CHP'nin kurultay davasıyla ilgili süreç devam ederken parti içindeki kavga da büyüyor.
SERT SÖYLEMLERDE BULUNDU
CHP'den 2025 yılında ihraç edilen eski milletvekili Barış Yarkadaş, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın'ı hedef alarak sert eleştiriler ve iddialarda bulundu.
Yarkadaş, "Bak Gökhan Günaydın; Nam-ı diğer 'Ziyaaaa' daha pazar günü Ekmeleddin İhsanoğlu yalanlarını yüzüne vurdum. 'Utanırsın' sandım, yanılmışım. Ben sizin kurultay öncesi pavyonda delege satın alacağınızı tahmin edemedim. O yüzden kurultayı kazanamayacağınızı düşündüm. 'CHP seçim kazanamaz' demedim. Bu da senin yeni bir kuyruklu yalanın. Evet; kurultayı kazanamayacağınızı düşündüm. Çünkü CHP tarihinde delegeyi pavyonda satın almak gibi bir pislik yoktu. Bunu yapabileceğinizi düşün(e)medim." dedi.

"PAVYONDA DELEGE SATIN ALIP KURULTAY KAZANDINIZ"
Yarkadaş, "Siz pavyonda delege satın alarak kurultayı kazandınız. Oturduğunuz koltuk o yüzden şaibelidir." ifadelerini kullandı.
Yarkadaş, "Ben senin gibi PM üyesiyken gidip parti hiyerarşisinde daha alt sırada olan Ekrem İmamoğlu’nun önünde düğme ilikleyip İBB iştirakinde İSYON Yönetim Kurulu Başkanı olmadım. PM üyesi iken İBB’de Danışmanlık yapmadım. PM Üyesi iken İBB’den maaş / huzur hakkı almadım. Ben genel başkanımı arkasından hançerleyip zoom toplantısında Ekrem’e bağlılıklarımı bildirmedim." dedi.
"UTANMAN OLSA İSTİFA EDERDİN"
Barış Yarkadaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bindiğim arabamı helal kazancımla aldım. Vekillik yaptığım dönemde yasal hakkım olan çakarlı araç plakamı Ekrem’in sekreterine vermedim. Bununla da övünmedim. Sen bunu yaptın ve 'Trafikte geç kalıyor. O yüzden verdim' dedin. Sen grup başkanvekili değil, Ekrem’in CHP’deki gözcüsüsün. Başka da bir vasfın yok. Yerini bil; bilmediğin için hatırlatmak zorunda kaldım. Özgür Özel’i uğurlamaya geç gittiğin için daha iki ay önce yediğin fırçayı ne çabuk unuttun. Özgür odana gelip 'İstersen ben gelip seni uğurlayayım' dediğinde sustun. Utanman olsa istifa ederdin.

"BENİ KONUŞTURMA..."
Sen PM Üyesi iken Ekrem’in önünde düğme ilikleyip, görüşmek için sıra bekleyen adansın. Sende bir parça utanma olsa, Aziz İhsan Aktaş’ın “CHP yönetimine rüşvet verdim” lafını ona yedirirdin. Sende bir parça utanma olsa, havlucularla, pavyoncularla Özkan Yalımlarla aynı çatı altında olmazdın. Utanman olmadığı için seni hiçbir şey rahatsız etmiyor artık. Sende bir parça utanma olsa, Özgür Özel’i koltuktan indirmek için Kılıçdaroğlu’nun kapısında randevu beklemezsin.
"HADİ 'YALAN' DE!"
Kılıçdaroğlu’ndan iki aydır randevu beklemiyor musun? Hadi 'yalan' de! Sende utanma olsa, Kılıçdaroğlu CB adayı iken arabanda 'Nasıl olsa kazanamayacak. Bakanlık beklemiyorum. O yüzden vekil olacağım' demezdin. Sende utanma olsa, Kılıçdaroğlu’nun kurultay salonundaki odasında yaşanan tartışma sırasındaki görüntüleri personele çektirip medyaya servis ettirmezdin. Sende utanma olsa Ekrem Bey ‘Geleceksin dedi geldim’ demezdin. Bir iradenin olmadığını bu sözlerle göstermezdin.

"BU UTANCA SON VERECEĞİZ"
Sende bir parça utanma olsa bu kadar yolsuzluk ve hırsızlığa kol kanat germezdin. Utanma duygusundan söz edecek en son kişi bile değilsin. Gazeteciliği bırakayım da siz de belediyeleri 'Atatürkçülük ve AK Parti karşıtlığı adına' yağmalayın e mi.. Yok öyle yağma… CHP’mizi arındıracağız .Bu pisliklerin üstünün örtülmesine ve bu yüzden AK Parti'ye can suyu olmanıza izin vermeyeceğiz. Partimizi, 'mutlak butlan' çıkmasın diye AK Parti’nin kapılarında dolaşan sözde CHP’lilerden arındıracak ve bu utanca da son vereceğiz."