Euro
9.4125
-0.73%
Dolar
7.8878
-0.81%
Altın
460.28
-0.37%
Borsa
1.335
0.72%
Bitcoin
134.177
-12.22%
11ºC
İstanbul
Kısmen güneşli 11 C

    Bülent Arınç: Suriye'de etnik temizlik yapılıyor

    Arınç, Suriye'nin kuzeyinde yaşanan gelişmelere ilişkin, kantonları bir araya getirecek bir formülün işaretlerinin görüldüğünü söyledi.
    • 16.06.2015 - 09:44
    Bülent Arınç: Suriye'de etnik temizlik yapılıyor

    Bülent Arınç: Suriye de etnik temizlik yapılıyor #1

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Başbakanlık Çankaya Köşkü'nde, Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.

    Bir basın mensubunun Suriye'den Türkiye'ye geçmek isteyen yeni sığınmacılarla ilgili ne gibi önemler alınacağı yönündeki sorusu üzerine Arınç, şu yanıtı verdi:

    "KAOSUN SEBEBİ ELİ KANLI YÖNETİM"

    "Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye'yi tehdit edecek oluşumlara izin vermemek gerektiğini baştan beri söylüyoruz. Maalesef Esad rejiminin silahlarını kendi halkına doğrultmasından sonra 5 yılı aşkın bir zamandır Suriye'de bir trajedi yaşanıyor. Bu trajedi sonucunda da ülkeye dışarıdan giren güçler, bir kaos ortamını meydana getirdiler. Bu kaos ortamı içerisinde de silahlı çarpışan güçler var, elde ettikleri mevziler var. Bu sebeple insanların can kaybına uğradıklarını, Suriye'den farklı ülkelere sığınmak zorunda kaldıklarını, Suriye içerisinde de maalesef yer değiştirdiklerini biliyoruz. Bu kaosun sebebinin bombalarla, uçaklarla, helikopterlerle şehirleri bombalayan, tespit edilebildiği kadarıyla 300 binden fazla insan hayatına son veren ülkedeki eli kanlı yönetimin olduğunu biliyoruz."

    1 MİLYON 600 BİN SURİYELİ VAR

    Arınç, Türkiye'nin mülteci kabul etme kapasitesinin sorulması üzerine şunları kaydetti:

    "Bugün 1 milyon 600 bin civarında Suriyeli sığınmacı var. Türkiye yine insani amaçlarla 5 yıldan beri bu insanların hayati ihtiyaçlarını karşılıyor. Bildiğiniz gibi Kobani'den Türkiye'de sığınma isteyen Kürtlere karşı da kapılarımızı açtık. Bu kişilerin yarıya yakını daha sonra Kobani'ye döndü. Gönlümüz ister ki orada sükunet avdet etsin. Orada hayati tehlike kalmamışsa Türkiye'ye sığınan bu insanların tamamı kendi topraklarına, şehirlerine gitmelidir, gidebilirler. Saldırılar karşısında bunların bir kısmı da ABD uçaklarının bombaladığı köylerden kaçıp gelenlerdir. Yani IŞİD'e karşı koalisyon güçlerinin hava saldırılarından, maalesef bazı Sünni Arap köyler de zarar görmüştür. İnsanlar hayati endişeyle koşuyorlar ve geliyorlar. Bir sınır koymak, bir rakam koymak elbette mümkün değil bu tehlike devam ettiği sürece.

    SIĞINMACI ALIMI SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ŞEY DEĞİL

    Türkiye çok arzu etmemekle birlikte eğer çok hayati bir durumda kalınırsa bugün olduğu gibi 16-17 bin kişiyi birkaç gün içinde kabul etti ama bu sürüdürülebilir bir şey değil. Türkiye bu durum karşısında mağdurlara, mazlumlara kucak açan tek ülke oluyor. Bunun maddi yönü bir tarafa bütün bu insanların Türkiye'ye gelmesiyle de toplumda birtakım değişimlerin olumsuz anlamda da görülmesi gerekiyor. Dünyanın dikkatini çekmek için bu dış politika atağında bulunmamızın bir sebebi var. Bu sürdürülebilir bir şey değildir. Hür dünyanın, Batı ülkelerinin, demokrasiye, insan haklarına inanmış ülkelerin de buradan mutlaka kendilerine görev düştüğünü bilmeleri gerekir."

    Arınç, bir gazetecinin, "Suriye'de Türkmenlere ve Araplara dönük bir yer değiştirmeye zorlama da söz konusu. Türkiye, koalisyon güçlerinin bombardımanından rahatsız mı? Bu rahatsızlığı Türkiye ABD'ye iletti mi? Özellikle PYD lehine değiştirilen demografik yapıdan duyulan rahatsızlık iletildi mi?" sorusu üzerine, koalisyon güçlerinin IŞİD hedeflerini bombalamasına Türkiye'nin muhalif tavrı olmadığı yanıtını verdi.

    KANTONLARI BİR ARAYA GETİRECEK FORMÜL...

    Arınç, şöyle devam etti: "Evet, biz bu bombardımanlara bazı ülkeler gibi katılmadık. Kendimizce çok haklı sebeplerimiz de var. Ama bazı yerlerin kullandırılması dolayısıyla onlara belki birtakım imkanlar temin edilmiş olabilir, karşılıklı anlaşma içerisinde. Onlar, IŞİD'e karşı bunu yapıyorlardı. Bu kez dediğiniz gibi bombalanan yerlerden insanların bir şekilde etnik temizliğe, PYD ve YPG tarafından ve IŞİD tarafından, garip ilişkiler ve ittifaklar bunlar ama Suriye'nin kuzeyinde yaşanan gelişmeler, böyle bir sürülmenin, oraları temizlemenin, oraya başka unsurları doldurmanın ve kantonları bir araya getirecek bir formül üzerinde çalışma yapıldığının biz işaretlerini görüyoruz.

    GEREKEN İKAZLAR YAPILDI

    Buradaki bombalama ve bazı kişilerin hayatını kaybetmesi dolayısıyla şüphesiz Başbakanlığımız kendilerine gerekli ikazlarda bulunmuş ve dikkatlerini de çekmiştir. Çünkü ABD ve koalisyon güçleriyle şu anda belli konularda Türkiye'nin, mesela eğit-donat konusunda olduğu gibi bir olumlu anlaşmanın, en azından fikir birliği yapmanın içindeyken son gelişmeler, bunun farklı şekilde seyrettiğini gösteriyor. Gereken ikazların da yapıldığını söyleyebilirim."

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir