Türk Edebiyatı'nın en büyük kalemlerinden biri olan Diriliş Şairi, mütefekkir Sezai Karakoç, dün gece hayatını kaybetti.
Büyük şairin, Sürgün Ülkeden Başkentler Başkenti'ne şiirinde dile getirdiği gibi 'dünya sürgünü' bitti.
"İNSANLIĞIN BAŞI SAĞ OLSUN"
Karakoç için bugün ikindi vaktinde düzenlenecek cenaze töreni öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şairi partisinin grup toplantısında andı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karakoç'u anarken, "Dün vefat eden mütefekkir, şair, yazar, mücadele insanı Sezai Karakoç'a Allah'tan rahmet diliyorum. Diriliş Yolu davasında kendisini takip edenlerin, tüm insanlığın başı sağ olsun. Mehmet Akif'ten Necip Fazıl'a uzanan düşünce temsilcisi olan bu müstesna değerin vefatı hepimiz için önemli bir kayıptır. İnsanı; düşüncede hayat arayan, düşüncesi dirilmeden inancı dirilmeyecek, inancı dirilmeden sanatı dirilmeyecek bir varlık olarak görüyordu. Bizden önceki neslin ve bizim neslimizin olduğu gibi, bugünkü ve sonraki kuşakların alacak çok feyzi olduğuna inanıyorum." ifadelerini kullandı.

ÖNCE ŞİİRİNİ OKUDU SONRA FATİHA İSTEDİ
Erdoğan, şairin dillere pelesenk olmuş, en bilinen ve sevilen şiirlerinden biri olan Mona Roza şiirinden bir bölüm okudu.
Cumhurbaşkanı, daha sonra rahmetle andığı yazar için partililerden birer Fatiha Suresi okumalarını istedi.
Grup toplantısında okunan Fatiha'lar, büyük Türk şairinin ruhuna hediye edildi.
MONA ROZA
Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatakKanadı kırık kuş merhamet isterAh, senin yüzünden kana batacakMona Roza siyah güller, ak güller
Ulur aya karşı kirli çakallarÜrkek ürkek bakar tavşanlar dağaMona Roza, bugün bende bir hal varYağmur iğri iğri düşer toprağaUlur aya karşı kirli çakallar
Açma pencereni perdeleri çekMona Roza seni görmemeliyimBir bakışın ölmem için yetecekAnla Mona Roza,ben bir deliyimAçma pencereni perdeleri çek...
Zeytin ağaçları söğüt gölgesiBende çıkar güneş aydınlığaBir nişan yüzüğü, bir kapı sesiSeni hatırlatıyor her zaman banaZeytin ağaçları, söğüt gölgesi
Zambaklar en ıssız yerlerde açarVe vardır her vahşi çiçekte gururBir mumun ardında bekleyen rüzgarIşıksız ruhumu sallar da dururZambaklar en ıssız yerlerde açar
Ellerin ellerin ve parmaklarınBir nar çiçeğini eziyor gibiEllerinden belli oluyor bir kadınDenizin dibinde geziyor gibiEllerin ellerin ve parmakların
Zaman ne de çabuk geçiyorMonaSaat onikidir söndü lambalarUyu da turnalar girsin rüyanaBakma tuhaf tuhaf göğe bu kadarZaman ne de çabuk geçiyor Mona
Akşamları gelir incir kuşlarıKonar bahçenin incirlerineKiminin rengi ak, kimisi sarıAhhh! beni vursalar bir kuş yerineAkşamları gelir incir kuşları
Ki ben Mona Roza bulurum seniİncir kuşlarının bakışlarındaHayatla doldurur bu boş yelkeniO masum bakışlar su kenarındaKi ben Mona Roza bulurum seni
Kırgın kırgın bakma yüzüme RozaHenüz dinlemedin benden türkülerBenim aşkım sığmaz öyle her sazaEn güzel şarkıyı bir kurşun söylerKırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Artık inan bana muhacir kızıDinle ve kabul et itirafımıBir soğuk, bir garip, bir mavi sızıAlev alev sardı her tarafımıArtık inan bana muhacir kızı

