9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Zaman gazetesinin gündeme getirdiği 'gerçekten baba olduğuna' ilişkin iddialara cevap verirken eşi Nazmiye Demirel'in durumana dikkat çekti.
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel hakkında dün ilginç bir iddia ortaya atıldı. Siyaset dünyasında ve kamuoyunda "baba" diye anılan Demirel'in geçmişte biyolojik olarak da "baba" olduğu iddia edildi. Zaman Gazetesi'ndeki iddiaya göre Süleyman-Nazmiye Demirel çiftinin evliliklerinin ilk yıllarında bir kız çocukları oldu, kısa süre sonra da hayatını kaybetti.
Haberde, ölüm nedeni bilinmeyen çocuğun doğum ve ölümünün resmi kayıtlara girmesine rağmen Demirel çifti tarafından sır gibi saklandığı da iddia edildi. Demirel ise VATAN'ın sorusu üzerine iddiayı kesin bir dille yalanladı. "Kaynağı ne olursa olsun kesinlikle böyle bir hadise yoktur, olmamıştır" diyen Demirel, böyle bir iddianın ortaya atılması konusunda yorum yapmak istemedi ve "Zaten önemli bir tartışma değildir" dedi.
Demirel çiftinin Nazmiye Demirel'in geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle, çocuk defterini 59 yıl önce kapattığı öğrenildi. 1924 doğumlu olan Demirel, 1948'de İslamköy'de kardeş torunu oldukları 1927 doğumlu Nazmiye Demirel ile üç gün üç gece süren bir düğünle evlendi. Ancak Nazmiye Hanım, 1951'de yakalandığı hastalığa yanlış tedavi uygulandığı için anne olma fırsatını yitirdi.
Demirel'in doktoru Aylin Cesur'un verdiği bilgilere göre Nazmiye Hanım uzun süren bir tedavi uygulandıktan sonra sağlığına kavuştu, ancak doktorlar çocuk sahibi olamayacağını söyledi. Tıbbi imkanların daha zayıf olduğu o dönemde yaşanan bu olay nedeniyle, Demirel çifti çocuk sahibi olma düşüncesinden vazgeçti. Cesur, Demirel'in verdiği yanıtı şöyle aktardı: "Rahatsızlık çok ciddiydi ve hayati tehlikesi vardı. Nazmiye'yi kaybetmedik, o herşeyden önemliydi. Doktorları dinleyince biz de çocuk sahibi olma defterini bir daha açılmamak üzere kapattık."
ZAMAN İDDİALARINI BİR ADIM ÖNE TAŞIDI
Süleyman Demirel'in bu açıklamalarına karşın Zaman Gazetesi iddialarını bir adım öne taşıdı ve bir isim ortaya attı. İddiaya göre Demirel'lerin ölen kızının adı Rengül ve 22.12.1955 tarihinde hayata veda ediyor.
İşte Zaman'ın 'Demirel'in 2 yaşında ölen kızının adı Rengül'müş' başlıklı o haberi:
Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in yarım asrı aşkın zamandır kimseye söylemediği ve "sır" olarak sakladığı çocuğunun ismi ve doğum tarihleri de belli oldu.
DEMİREL ÇİFTİNİN ADI RENGÜL
Süleyman-Nazmiye Demirel çiftinin bugüne kadar varlığı gizlenen çocuklarının isminin Rengül olduğu öğrenildi. İslamköylü Rengül, 11 Aralık 1953 tarihinde hayata gözlerini açıyor. Sadece iki yıl yaşayan Demirel çiftinin tek çocuğunun ölüm tarihi 22.12.1955 olarak biliniyor. Süleyman Demirel, bir çocuğu olduğu ve iki yaşında öldüğü yönündeki habere ilişkin sözlü veya yazılı açıklama yapmadı. Demirel'in yakın çevresi ise "Beyefendi, bu haberi doğru bulmuyor" demekle yetindi.
NAZMİYE HANIM'IN ATEŞLİ HASTALIĞI ENGELLEDİ
Demirel, konuya ilişkin sorularımıza cevap vermemeyi tercih ederken, hayata çok erken yaşta veda eden çocukla ilgili yeni bilgilere ulaşıldı. Süleyman Demirel, liseyi bitirdikten sonra uzaktan akrabası olan Nazmiye Şener ile 1948 yılında hayatını birleştirmişti. Üniversite yıllarında nişanlı olduğunu gizleme gereği duyan Demirel'in bugüne kadar çocuk sahibi olmadığı biliniyordu. Demirel'in çocuk sahibi olmaması da Nazmiye Hanım'ın 1951 yılında geçirdiği ateşli bir hastalık sonrası uygulanan yanlış tedaviye bağlanıyordu.
ÇOCUK ABD SEYAHATİNDEN ÖNCE DOĞDU
Demirel çiftinin çocuklarının doğum ve ölüm tarihi siyaset öncesi dönemi kapsıyor. 1949 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi'nden mezun olan Süleyman Demirel, Elektrik Etüd İdaresi'nde göreve başladı. Demirel, 1949-1950 ve 1954-1955 yıllarında Amerika'da barajlar, sulama ve elektrifikasyon konularında ihtisas yaptı. Bu kayıtlardan, Demirel'in çocuğunun ABD seyahatinden önce doğduğu görülüyor. Demirel, 1955 yılında DSİ genel müdürü olduktan sonra Adalet Partisi'nin genel başkanlığına seçilmişti. Demirel, o tarihten cumhurbaşkanlığı görevinden ayrıldığı 2000 yılına kadar yasaklı olduğu dönem hariç hep aktif siyasetin içinde oldu.