Sevim GÖZAY/Akşam
HER KADIN BİR GÜN DOĞUMU TADACAK(!)
Başbakan'ın kadınlar günü mesajı cuk oturdu doğrusu (!) Millet ayrımcılıktı, karşıtlıktı, özgürlüktü, eşitlikti diye kırılıyor, kırılıyor ama kimin umurunda? Yetmiş küsur milyonluk dev... Eğitim-sağlık-ulaşım diye... "insan" gibi yaşama hakkı diye, fırsat eşitliği diye inliyor ama kimin umurunda? Ne demek "doğurun"? Kim bakacak doğurduklarımıza? Başbakan mı (!)
ANNE BENİ NİYE DOĞURDUN?
Anne beni niye doğurdun? Başbakan istedi evladım. Anne Başbakan beni seviyor mu? Sevmez mi evladım... Ama neden gelmiyor o zaman beni görmeye? Çok işi var onun evladım. Başka çocukları görmeye gidiyor ama!? Kim dedi onu evladım? Haberlerde gördüm ben. Gidiyor biliyorum... (Ah benim salak kafam ah) Anne? Söyle evladım... Anne ben ölsem Başbakan üzülür mü? O ne biçim soru evladım! Tabii üzülür... Ama beni hiç görmedi ki... İnsan görmediği birinin ölüsünü tanıyamaz... Tanımazsa da üzülmez... Gel evladım bak tost yaptım, acıkmadın mı!? Tost istemiyorum anne! Ben Başbakan'ı istiyorum! Aa kızıyorum ama bak!.. Niye doğurdun beni o zaman? Niye niye niyeaaa????... (Ah benim salak kafam, aaah ağh!)
CENNET ANALARIN AYAKLARI ALTINDA...
Ben de her şeyi tersten mi anlıyorum nedir? Başbakan sadece bizim iyiliğimizi istemiştir belki de!? Hani cennet anaların ayakları altında ya... O bakımdan.
Yani "Ey vatandaş... Eey bu ülkenin kadını... Bizim de gücümüz bir yere kadar... Belki bu dünyada sana bir refah, bir huzur veremedik... Bundan sonra da veremeyebiliriz... Küçücük bir maaşla koca bir hayat yaşamaya mecbur bırakabiliriz seni... Veya onu da bulamayanlar olabilir... Zamlardan, vergilerden nefesin kesilir belki... Çocuk bezlerinin, mamalarının fiyatlarını bilmem ben... Bizimkiler büyüdü şükür, atlattık biz... Okul masraflarını, ev kiralarını bilmem... Şükür atlattık biz... İşsizlik, "yol"suzluk, mutsuzluk, umutsuzluk anlamam... Haa bilmem dediysem, bilirim de bilmem... Amaa... Ama bu fiyatlar, zamlar, gelecek, güvenlik, sigorta... Fani şeyler bunlar! Bu dünya da fani... Demek ki ne yapmak lazım? Ahrete çalışmak lazım... Ahrete! İşmiş, okulmuş, kariyermiş... Bırak sen bu işleri... Nereye kadar? Bul bir koca... Kör topal deme... Evlen bir an önce... Doğur... Otur bebelerini büyüt... Unutma, cenneeet... Anaların ayakları altındadııırr!" demiş de olabilir (!)
Burada esas traji-komik olan; Başbakan'ın bu çağrısına kulak verecek fanlarının olacağı... Doğurun... Doğurun anasını satayım!
DOĞUM İZNİ İSTEMİYORUZ
Ha çocuk sahibi olmaya hiç itirazım yok. Allah isteyen herkese de nasip etsin... Benim itirazım: Ülkenin kaderi neredeyse "kadınların başı açık mı kapalı mı?"ya sıkışmışken, ülke bununla şiddetli bir geçimsizliğe sürülmüşken, ayrımcılık karşıtlığı hiç bu kadar çok seslendirilmemişken... Dünya Kadınlar Günü'nde koskoca Başbakan'ın çıkıp... zaten özgür olduğumuz yegane alanlardan en temelinden dem vurması... Popülizm değil de nedir?
Pardon ama bir akıllı siz misiniz Sayın Başbakanım? Siz bize iş-aş-maaş-ev-okul-hastane-yol vereceksiniz... Doğum izni değil.