Uzun bir aradan sonra kameralar karşısında en geniş kapsamlı açıklamasını yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son PKK saldırıları, Suriye meselesi ve AK Parti'nin kongre hazırlıklarıyla ilgili açıklamalarda bulunurken, CHP'yi de çok sert sözlerle eleştirdi.
BDP'li vekillerin Şemdinli'de PKK'lılarla kucaklaşmasına da değinen Erdoğan, "Eğer kameralar olmasaydı efendilerinin ellerini öpeceklerdi. Hatta 3-5 kuruş da harçlık alacaklardı" dedi.
İşte Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları
Karşımızda arkadan kalleşçe vuran bir örgüt var. Bu örgüt mertçe güvenlik güçlerimizin karşısına çıkıp çatışamıyor. Çocukları kalkan yaparak, kadınları kalkan yaparak, masum sivillerin arkasına korkakça saklanarak, kalabalıkların içine sinsice girerek saldırıyor ve saldırdıktan sonra da yine korkakça kaçıyor. Düşmanda bile haysiyet aranır ama terör örgütü en küçük bir haysiyet izi dahi taşımıyor.
ERDOĞAN'DAN KÜRTLERE AÇIK ÇAĞRI
ERDOĞAN'DAN BDP'Lİ VEKİLLERE DOKUNULMAZLIK HATIRLATMASI
ERDOĞAN: KILIÇDAROĞLU SEN KİMİN TORUNUSUN
ÖRGÜTÜN HEDEFİ AK PARTİ
Terör örgütü AK Parti'yi doğrudan hedef almış durumda. En son Hakkari il başkanımız kaçırıldı. Daha önce ilçe başkanımız kaçırıldı. Haftalarca haber alamadık. Seçim bürolarımıza saldırılar düzenlendi. Terör örgütü yayınlarında sürekli AK Parti'yi hedef aldı. İşte bunun üzerinde durmak zorundayız. Neden yöneticilerimiz binalarımız hedef alınıyor. Çünkü AK Parti benim Kürt kardeşlerimle kucaklaşabiliyor, el ele verebiliyor. Halkımız da AK Parti'yi kucaklıyor, iktidara taşıyor. Bölgenin birinci partisi yapıyor.
AK Parti daha en başından parti programını hazırlarken bu meselenin reçetesini ortaya koydu. 10 yıldır da çok büyük bir kararlılıkla, sarsılmaz bir azimle, tam bir samimiyetle bu meselenin üzerine gidiyor. AK Parti çözdükçe, AK Parti çözüm için tüm kanalları devreye aldıkça altındaki zemin kayan terör örgütü de var gücüyle AK Parti'yi hedef alıyor
Türkiye siyasetinin terör karşısında takındığı tavrı gözden geçirmek gerekli. 30 yıl boyunca her parti terörle muhatap oldu.
HAKKARİ İL BAŞKANIMIN KARDEŞİ YALANLADI
Halk, şu anda bölücü terör örgütünün tehdidi altında siyasi uzantısı olan partiye oy veriyorsa bu gerçek bir tercih olmuyor. Bu çözüldüğü anda bu oy oranı en az yüzde 50 aşağıya iner. Biz diğer siyasi partiler gibi Sivas'ın ötesine gidemeyen bir parti değiliz. Sadece tabela partisi olarak varlar. Şimdi çok enterasandır, CHP lideri ve yanındakiler benim Hakkari il başkanımı aramışlar. Aile de "Sizin yardımınıza ihtiyacımız var" demiş. Aile ile görüştüğümde böyle bir şeyler yansıdı. "Başbakanım bu Hakkari'de BDP ile ortak miting yapan CHP'den yardım isteyecek kadar düştük mü?" dediler. Sizin o siyasi uzantı olan partiden farkınız yok ki? Siz zaten Suriye'de baasla birlikte çalışıyorsunuz, hiçbir farkınız yok. CHP'li vekil ne diyor, "Bize iyi davrandılar" diyor. Kusura bakmayın bunu kimse yutmaz. Benim halkım da bunu yutmaz. Ama CHP'liler bunun üzerinden bir şey devşirmeye başlıyorlar. O gündür bugündür yeni bir araya gelmişler Genel Başkanı'yla.
MUHALEFET TERÖRÜN DEĞİRMENİNE SU TAŞIYOR
Dünyanın hiçbir yerinde teröre karşı böyle seviyesiz bir yaklaşım olmamıştır. Bugüne kadar terörün değirmenine hep su taşımışlardır. Düşmanımın düşmanı dostumdur diye hareket ettiler. Siyasette düşman yoktur rakip vardır. Aynı şekilde terör örgütü de partileri düşman olarak görüyor. Terör örgütü İmralı'nın ağzıyla konuşuyor. Birileri terör örgütünün Türkiye'nin iç ve dış siyasetinde etkin olması için elinden geleni yapıyor. Türkiye'de AK Parti ile birlikte bir dönem kapanmış yeni bir dönem başlamıştır. Türkiye'de artık siyaseti siyaset dışı kurumlar şekillendiremez. Çeteler şekillendiremez, mafya şekillendiremez.
YA ÖLECEĞİZ YA ÖLECEĞİZ DİYE YOLA ÇIKTIK
Biz "Ya öleceğiz ya öleceğiz" diye yola çıktık. Biz milletin kararıyla buralara geldik. Bizim rotamızı milletten başka hiç kimse çizemez. Bazıları diyor ki hükümetleri ekonomi ve terör bitirir. Biz yüzde 34'le başladık şu anda yüzde 50'ye geldik. Bu millet bizim gayretimizi samimi mücadelemizi görüyor.
Şimdi CHP Genel Başkanı çıktı teröre karşı ortak adım atalım dedi. Yandaş medyaları da bu süreci desteklediler. Adeta Genel Başkanın bu çıkışını büyük bir gayret olarak gösterdiler. 10 maddelik bir öneri paketiyle geldikleri iddia edildi, ama tespitle geldiler. Hemen arkadaşlarımıza talimat verelim konuşalım dedik. Bu işler aceleye gelmez 2-3 ay geçsin dediğimizi söylediler. Ufak atın da kargalar yesin.
BİRİSİ SIRT SIVAZLIYOR, BİRİSİ DE SIRTINI SIVAZLATIYOR
Sözünün arkasında durmak yerine terörden nemalanmanın mücadelesi içindeler. Bakıyorsunuz CHP milletvekilleri akla ziyan açıklamalar yapıyor. Terör örgütünün hedef aldığı bakan ve bürokratlar CHP tarafından da hedef alınıyor. Yazılı ve görsel medyanın yazar ve çizerlerine ve partilerine sesleniyorum. Benim ilçe başkanlarım il başkanlarım siyasetçi değil mi? Onları niye yazıp çizmiyorsunuz? Sadece AK Partili olana yönelik bir saldırı var. Sizin bu ülkede verdiğiniz hizmetler önemli değil diyorlar. BDP ve CHP arasında söylem arasında ne fark var? CHP'liler papağan gibi BDP'yi destekliyor. Birisi sırt sıvazlıyor biri de sırtını sıvazlatıyor.
EFENDİLERİNİN ELLERİNİ ÖPÜP HARÇLIK ALACAKLARDI
BDP'li milletvekilleri yolda PKK'lılarla görüşüyor ve onlara sırtlarını sıvazlatıyorlar. Bayramı kana bulayan teröristlerle BDP'nin kucaklaşması ne kadar güzel bir muhabbet. Bunlar 2005'te de aynı şeyleri yaptılar. Bunlar o dağlardan beraber geldiler. Siyasetin değil silahın sözünün geçtiğini söylediler. Bunların ipini terör örgütü elinde tutuyor. Efendileri iplerini bırakmadan bunlar hiçbir şey yapamazlar. Bunlar silahların gölgesinde siyaset yapıyorlar yapar gibi davranıyorlar.
Kameralar olmasaydı efendilerinin ellerinden öperlerdi, 3-5 kuruş da harçlık alırlardı. Terör örgütünün kanlı eli BDP'li vekillerin sırtına yapışmıştır. Bir yaşındaki Almina'nın kanı BDP'li vekillerin sıvazlanan sırtlarından asla silinmeyecektir. Benim Kürt kardeşlerimle hainler arasındaki çizgiyi samimiyetle ayırt ediyoruz.
ORDU NİYE ÖNLERİNE KATMIYOR
Bazıları şöyle anlayabilir: Dev bir ordu bunları niye önüne katmıyor? Terör örgütü 1 yaşındaki Almina'yı da vurur annesini de vurur. Ama benim güvenlik güçlerim hassas olmak zorunda. O inlerine girmeye çalışır. Son dönemde şehir merkezlerine inme gayretleri buradan kaynaklanıyor.
Terör örgütünün tek derdi nemalanmaktır. Bu oyuna gelmemenizi tekrar size hatırlatıyorum. Biz gelmeden önce Hakkari'de hastane mi vardı? Açılışlarını yapmaya gittim, terör örgütü yasak koydu. Vatandaşlar korkularından açılışa gelemedi. İş makinelerini yakıyorlar. Müteahhitten haraç istiyorlar. Benim Hakkarili kardeşime sesleniyorum? Ya nasıl oluyor da kalkıp bu adamlara oy veriyorsunuz? Efendim korkuyorum ne demek? Benim bakanlarım hepsi oraya geliyor dolaşıyor. Siz de orada yüreğinizi ortaya koyacaksınız. Benim devletim bu kadar gayret göstereceğine göre, siz de aranıza bir bariyer koyacaksınız. Aynı şekilde Şırnak. Havalimanı yapıyoruz. Yatırımlar yapıldı.
SENİN MECLİS'TE İŞİN NE KANDİL'E ÇIK
Yok sosyal medyada şurası kurtarılmış bölge falan. Bölücülerin uzantısı partinin genel başkanının laflarına bak. Onda yüz olsa Meclis'te işi ne? Senin yerin Kandil. Kandil'e çık. Tamamen terbiyeden muaf ve bu ülkenin değerlerinden uzak bir anlayış . Bunlar Türkiye'de hiçbir zaman beklentilerine ulaşamayacaklardır. Eğer kendilerine rahat bir yer arıyorlarsa Kandil'e çıksınlar. Zaten yargı gerekeni yapıyor, biz de parlamentoda gerekeni yapacağız. Terör örgütü doğrudan bizim kardeşliğimizi hedef alıyor.
SURİYE MESELESİ
Suriye'de başta BM Güvenlik Konseyi'nin tavırsızlığından güç alan Esad saldırılarını sürdürüyor. En son Dara'nın dünyayla bağlantısını kestiler. Artık Suriye'de rejim bir terör devletidir. Şehit edilenlerin sayısı 30 bine yaklaştı. Bunların 2 bin 200'ü çocuktur. Şu anda 76 kişi kayıp ve 250 bin kişi farklı ülkelere göç etmiş durumda. Suriye kaynarken biz Suriye'ye sırtımızı dönemezdik ve dönmedik. Bu kadar uzun sınırı paylaştığınız ülkeye sırtınızı dönemezsiniz.
Biz Suriye halkına şu anda aynen Irak'ta davrandığımız gibi etnik ve dini pencereden bakmıyoruz. Zulmün rengi nasıl yoksa mazlumun da rengi yoktur. Suriye'de toplu katliam gerçekleştirenlerin hangi inanca ve fikre sahip olduğuna bakmayacağız. Zalimin de rengi yoktur. Tüm inanç ve mezheplerin eşit temsil edildiği bir rejim bizim en büyük isteğimizdir. Suriye'de sandık mı var? Sosyal medyada seçimle gelene saygı duyun diyor. Bunlar niçin ayağa kalktı? Sandığı önlerine getirmediğiniz için. Suriye, halkın iradesini yok farzettiğiniz için bugüne getirildi. 1 yıl önce söylediğimiz şeyi gözardı etmeselerdi bizim verdiklerimizi hayata geçirselerdi bugünlere gelmezlerdi. Ama kulak arkası ettiler. Biz Suriye'de herhangi bir etnik grubun veya mezhebin karşısında değiliz.
CHP'YE SERT SURİYE TEPKİSİ
CHP Suriye konusunda bizi pervasızca hedef alıyor. Suriye konusunda takındığımız tavrı CHP takınamamıştır. CHP dugusal bir ilişki yaşıyor ve başta Hatay olmak üzere bölgede provokatif olayların fitilini ateşliyor. PKK Güneydoğu'da nasıl terör yapıyorsa CHP de Hatay'da teröre destek sağlıyor. Hatay'da yapılan toplantılarına baktığınız zaman bunların içinde yer alanların bir kısmının terörle içli dışlı olduklarını göreceksiniz. Kurda merhamet etmek kuzuya zulümdür. CHP işte bunu yapıyor. Suriye'de akan kanı ve toplu katliamları görmeyen CHP, sabah akşam kampları konuşarak doğrudan Baas rejimine destek veriyor.
CHP Genel Başkanı'nın cesaretle dile getiremedikleri niyetlerini bu gazeteler dile getiriyor. Esed zulmüne çanak tutuyorlar. Hatay üzerinden yürütülen çirkin faaliyetlerin farkındayız. Apaydın Kampı'na CHP ve BDP gitmemiştir. Diyorum ya beraber yatıp beraber kalkıyorlar. Şov yapmak istiyorlar. Eğer sen gideceksen tek başına gidebilirsin, ama şov yapmana asla izin vermeyeceğiz. Bu kamplar şov yapma yeri değil hizmet yeridir. Ev sahibiyiz ve senin şovuna zemin hazırlamayız.
Bakıyorsunuz parayı gidin Tayyip'ten alın, evlere kira vermiyorlar falan diyorlar. Valimizle konuşuyorum, pasaportuyla gelmiş Suriyeli'ye kapımızı açık tutarız. Kılıçdaroğlu'nun hukukla alakası yok ki? 28 Şubat'ın sanal irtica manşetlerini aratmayan manşetleri ibretle takip etmekteyiz. Bu insanlar katliamdan kaçıyor sen diyorsun ki evlerinizi kiralamayın.
Sosyalist enternasyonelin sonuç bildirgesini ben de okudum. Sen nerede duruyorsun? Ama bunlar hiçbir zaman halkın yanında durmadı. Tarih boyunca bunların halkla ilişkisi yok. Kaymak takımla bunlar birlikte. Biz hakkın ve halkın yanındayız. Öyle geldik öyle gideceğiz. İşinize geldiğinde Atatürk'ün partisiyiz diyeceksiniz, ama CHP'yi bu seviyelere kadar düşüreceksiniz.
15. yüzyılda Endülüs'ten kovulan Musevilere biz sahip çıktık. Batılının yapmadığını biz yaptık. Mültecilere bizim ecdadımız kapısını açmış ve sofrasını paylaşmıştır. Rus Çarı Osmanlı'ya sığınan mültecileri geri istiyor. Osmanlı Elçisi diyor ki. Biz misafirlerimiz istemezse göndermeyiz. Doğu kültüründe bu yoktur. Bu mülteciler Sultanımızın namusudur diyor. Biz böyle bir ecdadın torunuyuz Kılıçdaroğlu, sen kimin torunusun bilemem.
Bugün CHP Azerbaycan'a Kırım'a göğsünü gere gere gidemez. Ama biz Saraybosna'ya da Gazze'ye de Bakü'ye de göğsümüzü gere gere gideriz. CHP yarın Şam'a gidecek yüz bulamayacaktır. Ama biz en kısa sürede Şam'a gideceğiz ve orada Suriyeli kardeşlerimizle kucaklaşacağız.
SÜLEYMAN SOYLU PARTİMİZE HOŞ GELDİ
Sayın Süleyman Soylu partimize hoş geldi. Arkadaşlarıyla birlikte muhalefetin sadece parti karşıtlığı olmadığını bize gösterdi ve Türkiye için önemli bir adım attı. Diğer bazı katılımlarla birlikte bu süreci hızlandıracağız. Cumhuriyetimizin 100. yılına yönelik çok farklı bir miladı ortaya koymak amacıyla '2023'ün AK Partisi'nin bu kongreyle temelini atmış olacağız. AK Parti'nin azmini tazeleyeceği bir kongre olacak. AK Parti olarak 3 dönem kuralını biz getirdik. Bunun çiğneneceği söyleniyordu. Biz sözümüzü tutarız. Belde Belediye başkanları, il başkanları için de bu kural geçerlidir. Siyasi partiler ilkelerle ayakta durur.
AK Parti 'ben'in öne çıktığı değil 'biz'in her kademeye hakim olduğu parti olmalıdır. Etiz kemiğiz fani Tayyip'iz Bülent'iz. Ama ilkeleri sağlam tutarsak bu millet bu hareketi sürdürür.
SÜLEYMAN SOYLU'NUN KONUŞMASI
Öncelikle bu büyük hizmet kervanının içerisinde olmaktan, yüzleri memleketimize dönük bu samimi gönüllü insanların içinde olmaktan büyük bir onur duyduğumu tekrarlamak istiyorum.
Başbakanımızın biraz önce ortaya koyduğu ülke ve dünya meselelerinde ortaya koyduğu tavrından sonra çok şey söylemem lazım. 1960'ta bu memlekete hizmet eden insanlarına dar ağacı layık görüldü. Ta 28 Şubat'ta ne zamanki Adalet Partili milletvekilleri başörtülüler kızlarını Arabistana götürsünler dediği zaman biz uyandık. 28 Şubat bir milletin direnişidir. Bir şiir okudu diye Başbakanımızı hapse koyan bir zihniyet milletin gönlünde değildir, ama bu hareket milletimizin gönlündedir.
1950-60 Türkiye'nin önemli bir sıçrama dönemiydi. Darbe Türkiye'nin sıçramasını engelledi. Belki sayın Başbakan AB ve Dünyada en etkin ülke olma noktasında çok zengin bir ülkenin Başbakanıdır. 98'den sonra iktidara gelen AK Parti hem demokratik hem de ekonomik sıçaramayı gerçekleştirmiştir.
Bu halk 10 yıllık bir sıçrama daha bekliyor. Türkiye artık bir daha merkez sağın hakimi olan bir Türkiye olmayacak. Artık kurucu genel başkanımız ifadeleri duyacağız. Ben esasen evime geldim...