Euro
10.3343
0%
Dolar
8.6511
0.01%
Altın
494.87
0.02%
Borsa
1.41
0.81%
Bitcoin
282.879
1.13%
20ºC
İstanbul
Açık 20 C
    Fikirci Bey yazdı: ARAMIZDAKİ İSRAİLCİLER

    Fikirci Bey yazdı: ARAMIZDAKİ İSRAİLCİLER

    Aramızda dolaşan İsrail muhibbilerinin hallerini mercek altına alıyor bu yazısında Fikirci bey...
    • Haber Merkezi
    • 12.12.2017 - 15:04

    Fikirci Bey yazdı: ARAMIZDAKİ İSRAİLCİLER #1

    ARAMIZDAKİ İSRAİLCİLER

    Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak resmen onaylaması, ABD dışişleri dahil herkesi şaşırttı. İslam dünyasında infiale yol açan karar, başta AB ve İngiltere olmak üzere Batı'dan da şiddetli tepki gördü. Birleşmiş Milletler'den Papa’ya herkes bu karara karşı çıktı. Batı'nın önde gelen gazeteleri, konuyla ilgili başmakaleler yayınlayıp Trump’ı kınadılar, adaletsiz, yersiz, provokatif davranan politikasız politikacı olarak tanımladılar.

    Kendisini çok iyi bir ara bulucu olarak tanımlayan Trump’ın, neden böyle absürd bir karar aldığı hala tartışılıyor. Ağırlıkla da Trump’un, arkasına ABD’deki Yahudi lobisini alarak kendisine düzenlenen operasyonlardan kurtulmaya çalışma çabası olarak görülüyor.

    Kudüs, Osmanlı’nın İngilizler’e terk ettiği 1917’den bu yana kanayan bir yara. 400 yıl üç dinin mensuplarınca kavgasız, dövüşsüz yönetilen bu kutsal mekân, İngiltere’nin girdiği günden beri huzur bulmadı. Mescid-i Aksa, daha epey bir süre de huzur bulmayacak gibi.

    Fakat benim değinmek istediğim Kudüs sorunu değil.

    Beni rahatsız eden şey, bizim beyaz Türklerin genelde Filistin sorununa bakışları.

    Yaşı müsait olanlar hatırlar. Filistin eskiden Türk solunun ana temalarından birisiydi. Türk solu Filistin sorununda Filistinlilerle özdeşleşir, soruna yüzde yüz sahip çıkardı. Filistin Kurtuluş Örgütü radikal solun kardeş örgütüydü. Anti-emperyalizmin bayrağı gibiydi. Malum zaten bazıları da orada “eğitilmişti”. Ancak sürekli işgal altındaki bir ülkede gerilla harbi yapmakla, çok partili seçimlerin yapıldığı kısmen demokratik bir ülkede gerillacılık oynamak arasındaki farkı sol epey bir süre fark edemedi. 

    Fakat 1980’lerin sonlarından itibaren Filistin solu çok ciddi itibar kaybetti. Onca kanın, zulmün ortasında birden FKÖ ve Yaser Arafat’la ilgili yolsuzluk iddiaları dolaşmaya başladı. Gerçeklik payını bilmek zor, çünkü işin içinde Mossad’ın Filistin davasını karalama girişimleri de olunca at izi, çok kolaylıkla it izine karışıyor.

    Filistin kendi içinde bölündü ama İsrail’in umduğunun tersine, bu kez İslami duyarlığa sahip daha radikal kesimler Filistin davasını omuzladı.

    İşte o noktada da bizim “sol”un boyası döküldü ve gerçek yüzü ortaya çıktı. Davayı ağırlıkla Müslümanlar yüklenince bizim “sol”, Filistin davasından elini eteğini çekti. Yani bizim “sol”un anti-emperyalizmi, İslamofobisine yenildi. Genlerindeki İslamofobi ve Arap düşmanı ırkçılık tekrar nüksetti.

    Şimdi Kudüs ile birlikte Filistin konusu yine gündeme geldi ya, bizim ırkçı laik faşistler yine Araplara ve Müslümanlara sövüp saymaya başladılar. Onlara göre Filistin davasında bütün suç Arapların. Pis, gerici, aptal ve bağnaz Araplar, bilime önem veren İsrail’e yenilmeyi hak ediyor. Zaten Araplar o kargacık burgacık harfleri ile ne okuyorlar ki?

    Araplara yönelttikleri eleştirinin yüzde birini Yahudilere yöneltseler anti-semitizmin dibine vuracaklar ama malum bizde İslamofobi ve Araplara karşı ırkçılık serbest.

    Neymiş? Araplar İsrail'i yenemiyorlarmış çünkü kızlarını okutmuyorlarmış. İsrail ilime bilime çok önem veriyormuş. Utanmasalar Filistin'in işgalini bilimsel buluş olarak sunacaklar bize.

    Oysa dünya alem de biliyor ki bütün Arap kızları “ivy league”den mezun olsa bile arkasında ABD varken İsrail'i yenmek neredeyse imkânsızdır.

    Kızların okutulmasının gerekliliğine günümüzde birkaç radikal meczup dışında kimse itiraz etmez, tabii “türbanlı olduğu için kızları üniversiteye sokmayan profesörler” diye bir meczup gruba sahip olmak da Türk aydınlarına kısmetti, o başka…

    Araplar kızlarını okutmadıkları için Filistin’i kaptırdılar da, bizim bunu iddia eden okumuş laik kızlarımız ülkede ABD destekli FETÖ darbesi yapılırken neredeydi?

    Ben söyleyeyim, bir kısmı darbeyi alkışlamak için sokaklara çıkmıştı, bir kısmı da market ve bankamatik kuyruğundaydı.

    Tankların önüne o “Arap’a, çoraba” benzettikleri mütedeyyin kadınlar çıktı.

    Onun için kızlarımızı da, erkeklerimizi de okutalım da, ne okutalım?
    Ne okutalım ki ırkçı, faşist ve İslamofobik olmasınlar?

    Çünkü bu kafa bize Filistin’den çok daha fazlasını kaybettiriyor.

    twitter:@fikircibey

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir