İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturmasında sanık Elif Güven’in ifade süreciyle ilgili ortaya atılan "ambulansla gizlice ifadeye götürülerek itirafçı yapıldı" iddiasının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.
Türkiye'nin yakından takip ettiği davada süreç hızla ilerliyor..
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 14'üncü duruşma tamamlandı.
Süreç devam ederken, muhalefete yakın bazı yayın organları davayla ilgili ortaya çeşitli iddialar atıyor.
Bunlardan biri de İBB Medya A.Ş Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven ile ilgili oldu.
"GİZLİCE İFADEYE GÖTÜRÜLÜP İTİRAFÇI YAPILDI" İDDİASI
Sanık Güven'in avukatı Mehmet Ruşen Gültekin, bugün görülen duruşmada yaptığı açıklamada müvekkilinin 10 Nisan 2025'te cezaevinden "hastaneye götürüleceği" söylenerek çıkarıldığını ve ambulansla adliyeye götürüldüğünü öne sürdü.
Gültekin, bu süreçte avukatı gelmeden önce Güven'e gerçeğe aykırı beyanlar yazdırıldığını ve bu ifadelerin daha sonra "etkin pişmanlık" kapsamında değerlendirildiğini iddia etti.
İddia, "Tutuklu Elif Güven'in avukatı 'etkin pişmanlık' ifadesini geri çekti" manşetleriyle verildi.
KURGU İDDİA YALAN ÇIKTI
Ancak Elif Güven'in ifadesinin savcılıkta avukatı Nazlı Nadide Karaaslan eşliğinde alındığı ortaya çıktı.

ELİF GÜVEN VE AVUKATI İFADESİNİ ISLAK İMZAYLA ONAYLADI
İfade işlemi sırasında hem şüphelinin hem de avukatının hazır bulunduğu, hazırlanan tutanağın da her iki isim tarafından ıslak imza ile onaylandığı vurgulandı.
Ayrıca Güven'in avukatının yalnızca hukuki temsilci değil, aynı zamanda aile dostu olduğu da öğrenildi.
İFADESİ YETERLİ BULUNMADIĞI İÇİN DEĞERLENDİRMEYE ALINMADI
Öte yandan Elif Güven'in etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerin yeterli görülmediği için değerlendirmeye alınmadığı da belirtildi.
Böylece "itirafçı yapıldı" iddiasının da dezenformasyon olduğu ortaya çıktı.

ELİF GÜVEN İFADESİNDE NE DEMİŞTİ
Güven, soruşturma kapsamında 10 Nisan 2025 tarihinde savcılıkta verdiği ifadede etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtmişti.
Bu kapsamda İBB'deki reklam ihalelerine ilişkin yaptığı iddialarda Murat Ongun ismini veren Güven, kendisinin imza yetkisinin bulunmadığı söylemişti.
Güven, Murat Ongun'un ihale süreçlerinde belirleyici olduğunu, ihaleye davet edilecek firmaların isimlerini bizzat verdiğini ve süreçlerin belirli şirketler arasında yürütüldüğünü, eski yönetici Kağan Sürmegöz'ün de bu süreçte etkili olduğunu ifade etmişti.
Kendi görevinin ise teknik şartname hazırlamak ve komisyon üyeliğiyle sınırlı olduğunu savunan Güven, herhangi bir usulsüzlük yapmadığını ve maddi menfaat sağlamadığını söylemişti.
