MSB'den Türkiye'de kurulacak NATO karargahına ilişkin açıklama

Milli Savunma Bakanlığı, NATO karargahlarına ilişkin tartışmada eksik bilgiler üzerinden değerlendirmeler yapıldığını bildirdi. MSB, Adana’da yapım çalışmaları devam eden karargah için çekirdek personel atamalarının yapıldığını aktardı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi.

Bakanlık toplantıda, gündeme ilişkin önemli değerlendirmeleri basın mensuplarıyla paylaştı.

MSB haftalık basın toplantısında, NATO karargahlarıyla ilgili bilgilendirme yaptı.

Bakanlık, Türkiye'de yeni bir Çok Uluslu Kolordu Karargahı (MNC-TÜR) kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü kamuoyuna duyurdu.

Açıklamalarda, karargahın çok uluslu statüye dönüştürülmesi için çalışmaların NATO ile koordineli şekilde devam ettiği, ancak prosedürlerin henüz tamamlanmadığı ve onay sürecinin sürdüğü vurgulandı.

"TÜRKİYE İTTİFAKIN EN BÜYÜK İKİNCİ ORDUSUNA SAHİPTİR"

MSB, NATO karargahları ile ilgili soru üzerine verdiği yanıtta ayrıca şu sözleri kullandı:

1952 yılında NATO'ya üye olan Türkiye, ittifakın en büyük ikinci ordusuna sahiptir ve NATO komuta ve kuvvet yapısında önemli görev ve sorumluluklar üstlenmektedir.

NATO'nun Savunma ve Caydırıcılık Konsepti'ne uygun olarak 2020 yılından itibaren plan ile komuta kontrol sistemlerinde; tehdidi caydırmak ve savunmaya geçişi kolaylaştırmak, NATO topraklarına karşı icra edilecek bir saldırıya karşı savunmayı güçlendirmek maksadıyla değişikliğe gidilmiştir.

"PLANLARI UYGULAYACAK KARARGAHLAR TESİS EDİLECEK"

Stratejik ve bölgesel planlar hazırlanmış ve bahse konu planları uygulayacak karargahların tesis edilmesi öngörülmüştür.

Bu kapsamda; 2023 yılında Çokuluslu Kolordu Karargah-Türkiye (MNC-TÜR) ve 2024 yılında Birleşik Görev Kuvveti (CTF) Karadeniz kurulması faaliyetlerine başlanmıştır.

ÇOK ULUSLU KOLORDU KARARGAHI

Çok Uluslu Kolordu Karargahı ile ilgili soru doğrultusunda MSB, şunları söyledi:

"NATO planlarında, bölgesel bir Türk Kolordu Karargahı tarafından ülkemizin savunmasının NATO kuvvetleri ile koordinesi ve gerektiğinde görevlendirilecek olan kuvvetlerin emir ve komutasının yürütülmesi planlanmıştır.

Bahse konu karargahın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesi millî makamlar tarafından uygun görülerek MNC-TÜR kurulumu 2024 yılında NATO makamlarına bildirilmiştir. Karargah kurulum faaliyetlerine devam edilmekte olup sadece çekirdek personel atamaları yapılmıştır ve çokuluslu karargah statüsü henüz onaylanmamıştır."

"KARADENİZ'DE KURULACAK KARARGAHIN KOMUTASINI ÜLKEMİZ ÜSTLENMİŞTİR"

Deniz harekat alanında planların uygulanabilmesi için 2024 yılında beş adet (Atlantik, Kuzey Denizi, Baltık Denizi, Akdeniz ve Karadeniz) Birleşik Görev Kuvveti (CTF) kurulması planlanmıştır.

Karadeniz'de kurulacak olan CTF-Black karargahının komutası ve ev sahipliği bölgesel sahiplik ilkemiz gereğince 2028 yılına kadar ülkemiz tarafından üstlenilmiştir.

"HER İKİ KARARGAHTA DA HALİHAZIRDA SADECE TÜRK PERSONEL GÖREVLİDİR"

2028 yılını müteakip Karadeniz'e kıyıdaş müttefiklerin (Romanya ve Bulgaristan) yapacağı tekliflere istinaden bahse konu karargaha ev sahipliği ve komuta edecek ülke belirlenecektir.

Karargah kurulum faaliyetlerine devam edilmekte olup sadece çekirdek personel atamaları yapılmıştır.

Her iki karargahta da halihazırda sadece Türk personel görevlidir.

"TÜRKİYE NATO KARAR MEKANİZMASINDA AKTİF ROL ÜSTLENİYOR"

Bilgilerini paylaştığımız üç adet deniz ve bir adet kara karargahı ülkemizin güvenlik ihtiyaçları ve Karadeniz'e yönelik politik duruşumuz ile uyumlu olarak teşkil edilmektedir. Türkiye NATO karar mekanizmasında aktif rol üstleniyor.

Türkiye, bu rolüyle geçmişte NATO'ya kuvvet tahsis eden bir ülke olmanın ötesine geçerek bugün karar alma ve yön verme süreçlerinde aktif rol üstlenmekte, oluşturulan yapıları kendi güvenlik öncelikleri doğrultusunda şekillendirmektedir.

"GEREKLİ BİLGİLER KAMUOYUYLA ŞEFFAF OLARAK PAYLAŞILMAKTADIR"

Son dönemde bazı basın-yayın organları ile sosyal medya mecralarında; ülkemizin NATO'ya katkıları, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu ve Karadeniz'de yürütülen faaliyetlere ilişkin hususlarda eksik bilgiler üzerinden değerlendirmeler yapıldığı ve bazı kavramların karıştırıldığı anlaşılmaktadır.

Öncelikle Bakanlığımız tarafından, kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesi esas alınmakta; bu kapsamda her hafta düzenli olarak basın bilgilendirme toplantısı icra edilmekte ve basın mensuplarının soruları cevaplandırılmaktadır.

Savunma ve güvenlik konularında yapılan çalışmalar ilgili makamlarla koordineli olarak yürütülmekte, süreç tamamlandıktan sonra gerekli bilgiler milli güvenliğimizi zafiyete uğratmayacak şekilde kamuoyuyla şeffaf olarak paylaşılmaktadır.

"MONTRÖ SÖZLEİMESİ'NDEN TAVİZ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR"

Türkiye'nin Karadeniz'e yönelik temel stratejisinin sorulması üzerine MSB, şöyle devam etti:

Bu kapsamda; Türkiye'nin Karadeniz'e yönelik temel stratejisi ve bu strateji çerçevesinde inisiyatif alarak kurduğumuz NATO ve NATO dışı çok uluslu Deniz Karargahları ile Adana'da kurulum çalışmaları devam eden Çok Uluslu Kolordu Karargahı hakkında bilgiler şu şekildedir.

Bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Sözleşmesi'nden taviz verilmesi söz konusu değildir. Bütün çalışmalar buna göre yapılmaktadır.

Türkiye'nin Karadeniz'e yönelik güvenlik anlayışı; Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sağladığı denge ve istikrarın korunmasına, bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin öncelikli rol üstlenmesine dayanmaktadır.

"ÜLKEMİZ KARADENİZ'DE İSTİKRARIN KORUNMASI YÖNÜNDEKİ TUTUMUNU SÜRDÜRMEKTEDİR"

Bu yaklaşım sayesinde Karadeniz, geçmişte olduğu gibi günümüzde de geniş çaplı bir çatışma alanına dönüşmemiştir.

Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını önlemiştir.

Karadeniz'de artan jeopolitik rekabet ve güvenlik risklerine rağmen ülkemiz, bölgedeki istikrarın korunması, gerilimin tırmandırılmaması ve güvenliğin öncelikle kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanması yönündeki tutumunu sürdürmektedir.

Bu doğrultuda Türkiye, Karadeniz'in bir rekabet alanına dönüşmesini engellemeye yönelik inisiyatif almaya devam etmekte ve bölgesel güvenlik mimarisinin korunmasında aktif rol üstlenmektedir.

"YAPILAN RESMİ AÇIKLAMALAR KASTEN ÇARPITILMAKTADIR"

Bir siyasi parti genel başkanı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan ve siyasi saiklerle yapılan açıklamalar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyondur.

Hiçbir somut veriye dayanmayan söz konusu ifadeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizi kamuoyunda yıpratmaya yönelik asılsız iddialar içermekte, yapılan resmi açıklamalar kasten çarpıtılmaktadır.

Özellikle Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen ve 20 kahraman silah arkadaşımızın şehit olduğu olayla ilgili, şehit sayımızın dahi yanlış ifade edildiği vahim ve dayanaktan yoksun ifadeler art niyetli bir yaklaşımın ürünüdür.

"DÜŞEN C-130 UÇAĞIYLA İLGİLİ İNCELEME TİTİZLİKLE YÜRÜTÜLMEKTEDİR"

Düşen C-130 uçağımız ile ilgili olarak derhal başlatılan teknik inceleme tüm boyutlarıyla ve titizlikle yürütülmektedir.

Hazırlanacak nihai rapor, ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır.

Konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulmuş ve yasal işlem başlatılmıştır.

Milli güvenliğimizi ilgilendiren konularda somut delillere dayanmayan mesnetsiz iddia ve ithamlara, spekülatif ve manipülatif açıklama ve yorumlara itibar edilmemesi, yapılacak resmî açıklamaların dikkate alınması büyük önem taşımaktadır.

UKRAYNA GÖNÜLLÜLER KOALİSYONU DENİZ UNSUR KOMUTANLIĞI

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın anlaşmayla sona ermesi durumunda alınacak güvenlik düzenlemelerine yönelik planlamaların yürütüldüğü ve halihazırda 33 ülkenin katılma isteğini beyan ettiği 'Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu', NATO ile ilişkili olmayan çok uluslu bir girişimdir.

Bu girişim kapsamında oluşturulan Çok Uluslu Ukrayna Kuvveti'nin (MNF-U), Fransa'da (Paris) çekirdek personel ile teşkil edilen operatif karargah üzerinden yönetilmesi planlanmaktadır.

Bu kuvvetin Deniz Unsur Komutanlığı (MCC) görevi güvenlik ve istikrarın korunması, bölgesel sahiplik ilkesinin sürdürülmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tesis edilen dengenin muhafazası amacıyla ülkemiz tarafından yürütülecektir.

"DENİZ UNSUR KOMUTANLIĞI'NA 14 ÜLKE KATKI BEYANINDA BULUNMUŞTUR"

Bu doğrultuda, 15-16 Nisan 2025 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye'nin deniz boyutundaki planlama faaliyetlerine liderlik etmeyi sürdürmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin ortaya koyduğu hukuki çerçevenin planlamalarda esas alınması hususlarında mutabakata varılmıştır.

Deniz Unsur Komutanlığı Karargahı, 25 Ağustos 2025 tarihinden itibaren tamamı Türk personelden oluşan çekirdek kadro ile teşkil edilmiştir.

Deniz Unsur Komutanlığı'na 14 ülke katkı beyanında bulunmuştur ancak deniz platformlarına yönelik katkılar sadece kıyıdaş ülkeler olan Türkiye, Romanya ve Bulgaristan tarafından sağlanacaktır.

MAYIN KARŞI TEDBİRLERİ

Türkiye öncülüğünde Romanya ve Bulgaristan tarafından oluşturulmuş, NATO kuvvet yapısı dışında kalan bir girişimdir. Söz konusu görev kuvveti, 11 Ocak 2024 tarihinde imzalanan mutabakatla kurulmuş ve 1 Temmuz 2024'te ilk aktivasyonu ilan edilmiştir.

Temel görevi Karadeniz'de mayın arama faaliyetleri icra etmek ve kritik sualtı altyapılarının güvenliğine katkı sağlamak olan bu yapı, katılımcı ülkelerin mili mayın arama gemileriyle faaliyet göstermekte; komuta ve karargah görevi altı aylık rotasyonlarla üç ülke arasında dönüşümlü olarak yürütülmektedir.

Halihazırda görev kuvveti, ülkemiz tarafından komuta edilen 9'uncu aktivasyon periyodunu icra etmektedir.

TERÖRLE MÜCADELE

Bakanlık, bölgesel güvenlikten terörle mücadeleye, hudut güvenliğinden uluslararası tatbikatlara kadar gündemdeki kritik gelişmelere ilişkin detayları paylaştı.

Yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ülkemizin huzur, güvenlik ve istikrarı için gerçekleştirdiği görev ve faaliyetler kapsamında geride bıraktığımız hafta içerisinde, 2 PKK'lı terörist daha teslim olmuş operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir.

Bu vesileyle, Milli Mücadelemizin dönüm noktalarından olan 2'nci İnönü Zaferi'nin 105'inci (01 Nisan 1921) yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, başta Ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere İnönü Muharebelerini zaferle sonuçlandıran İsmet İnönü ve Milli Mücadelemizin tüm kahramanlarını, yine, 4 Nisan 1953'te (73 yıl önce) elim bir kaza sonucu Çanakkale Boğazı'nda batan Dumlupınar Denizaltımızdaki 81 kahraman şehidimiz ile tüm aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.

Dumlupınar Denizaltısı Şehitlerini Anma Töreni 4 Nisan'da Çanakkale'de yapılacak ve Çanakkale Boğazı'nda denize çelenk bırakılacaktır. 

HUDUT GÜVENLİĞİ

Kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiği hudutlarımızda hafta boyunca, 2'si terör örgütü mensubu olmak üzere 171 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 695 olmuş, engellenen bin 968 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 18 bin 897'ye ulaşmıştır."

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi