Ergenekon soruşturmasında gözaltına alınan Doğu Perinçek, sosyalistlikten bugün milliyetçi söyleme uzanan ilginç bir siyasi yaşam serüvenine sahip. Perinçek, sağ ve solun milliyetçi unsurlarını birleştiren Kızıl Elma Koalisyonu'nun fikir babası..
Ergenekon'da sürpriz bir şekilde gözaltına alınan Doğu Perinçek, 68 kuşağının gençlik liderlerinden. Sosyalizmi savunup, PKK lideri Öcalan ile görüşmeler yaparken son yıllarda aşırı sağ ve solun milliyetçi bir ortak noktada buluşabileceğini savunan "Kızıl Elma" koalisyonunun fikir babalığını yaptı. Ermeni soykırımı iddialarına, DTP'nin Meclis'e girmesine karşı gösterdiği tepkilerle de MHP'yi solda bıraktı.
DEMİREL, 'BEN ONUN AMCASIYIM' DİYOR
66 yaşındaki Perinçek, Türk siyasetine damga vurmuş Demirel, Ecevit ve Türkeş gibi hiçbir zaman iktidar olamadı, ama her dönem Türk siyasetinin en bilinen, en renkli simalarından biri oldu. Siyasetin içinden bir aileden. Babası Sadık Perinçek, Adalet Partisi'nde Genel Başkan Yardımcılığı da yaptı. Demirel, Doğu Perinçek için "Ben onun amcasıyım" diyor.
Ankara Hukuk Fakültesi öğrencisi iken bilimsel Sosyalizmi benimseyen Perinçek, Fikir Kulüpleri Federasyonu (Dev-Genç) Genel Başkanlığı yaptı. Aynı yıl, Aydınlık dergisinin temelini attı. Perinçek'in siyasi yaşamı da Türk siyasetinin geçirdiği bütün değişimler ve kırılmalardan etkilendi. 1970 ve 80'li yıllardaki askeri darbelerde tutuklanarak cezaevlerinde ağırlandı. Afla dışarı çıkan Perinçek siyasi yasakların kalkmasından hemen sonra siyasi çalışmalarını sürdürdü. 1978 yılında Türkiye İşçi Köylü Partisi genel başkanlığı yaptı. Bu dönemde de ikinci kez çıkardığı Aydınlık dergisi eşlik etti. 1980 askeri darbesinden 5 yıl sonra cezaevinden çıkan Perinçek, İşçi Partisi'ni kurarak genel başkanlığını üstlendi.
"TÜZÜĞÜ YAZANLAR BENDEN ETKİLENMİŞ"
Perinçek şimdi Ergenekon çetesi soruşturması kapsamında gözaltında. Devleti koruma amacıyla kurulduğu iddia edilen "Ergenekon" yapılanmasının iç tüzüğü niteliğindeki belgeyi yazdığı iddia edilen Perinçek bu iddiayı Sabah gazetesine değerlendirmişti. Perinçek, Ergenekon Anayasası olarak nitelendirilen bu belgeye bakarak, "Belli ki benim söylemlerimden etkilenmiş. Örneğin bakın burada... Türkiye'de Kurtuluş Savaşı'nı 1914'te başlatıp 1922'de bitiren bir tek ben varım. Ancak ben hiçbir zaman Atatürk için 'Ulu Önder' ifadesini kullanmam. Yer yer benden etkilendikleri ortada. Ama ben yazmadım" demişti. Perinçek devleti korumak amacıyla böyle bir örgütün kurulabileceğini, ancak kendisinin böyle bir örgütün ne tüzüğünü yazacağını ne de emrine gireceğini söylemişti.
NAZIM HİKMET'İN AYDINLIK'INDAN PERİNÇEK'İN AYDINLIK'INA
Polis tarafından Ergenekon soruşturması kapsamında basılan Aydınlık dergisi, Doğu Perinçek'in adı ile özdeşleşmiş bir yayın organı. Aydınlık adı ile yayınlanan ilk yayın organı Haziran 1921'de TKP yöneticilerince çıkartıldı. Bu ilk derginin ömrü altı ay oldu. Derginin yazarları arasında Nazım Hikmet'de vardı. Türkiye'de gençlik hareketlerinin başladığı 1968'de aylık dergi olarak ilk Aydınlık'ın devamı olduğu iddiası ile tekrar yayınlandı. Doğu Perinçek tarafından çıkartılan derginin yazar kadrosunda dönemin sol hareketinin lideri konumundaki Mihri Belli, Hikmet Kıvılcımlı, Mahir Çayan gibi isimler vardı. İçinden çıkan iki dergi 12 Mart 1971'de kapatıldı. Aydınlık, Doğu Perinçek tarafından haftalık dergi olarak 1974'te yeniden yayımlandı. 1975'te sıkıyönetim tarafından kapatıldı. Dergi, 1975'ten sonra teorik dergi olarak yayınlandı. 1978'de günlük gazete oldu. 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında bir kez daha kapatıldı. 1993'te Perinçek ve arkadaşları yazar Aziz Nesin'le birlikte Aydınlık adıyla bir gazete çıkarmaya başladılar. Nesin ve Perinçek arasındaki fikir ayrılıkları nedeniyle ömrü kısa oldu ve yeniden haftalık dergi formatına döndü.
Sabah