- Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin denizcilikte lider ilk 10 ülke arasına girdiğini açıkladı.
- İstanbul'daki İİT 2'nci Ulaştırma Bakanları Toplantısı'na katılan Uraloğlu, ulaştırma koridorlarının stratejik önemine dikkat çekti.
- Toplantıda, İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülke bakanlarıyla bir araya geldi.
İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İİT) 2'nci Ulaştırma Bakanları Toplantısı, İstanbul'da düzenlendi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul'da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 2'nci Ulaştırma Bakanları Toplantısı'na katıldı.
Bakan Uraloğlu, toplantıda üye ülke bakanlarıyla bir araya geldi.
"1 TRİLYON DOLAR KATKI; 1 MİLYONUN ÜZERİNDE İSTİHDAM"
Toplantıda bir konuşma yapan Bakan Uraloğlu, şunları söyledi:
Türk Deniz Ticaret filomuza dünya sıralamasında sınıf atlattık ve denizcilikte lider ilk 10 ülke arasına ülkemizi taşıdık.
Bu yatırımlarımız üretime 1 trilyon dolar katkı sağlamış, yıllık ortalama 1 milyonun üzerinde de istihdama imkan sağlamıştır.
Bizim için esas hedef, bu altyapının bölgesel ve küresel ulaştırma koridorlarının taşıyıcı omurgası haline gelmesidir.
Çünkü bugün ulaştırma koridorları, yalnızca malların taşındığı güzergahlar değil, ticaretin, yatırımın ve refahın aktığı stratejik hatlardır.
"KALKINMA YOLU PROJESİ, ULAŞTIRMA SÜRELERİNİ KISALTACAK VE MALİYETLERİ DÜŞÜRECEK"
Türkiye olarak, bu yeni küresel tabloyu doğru okuyarak, ulaştırma koridorlarını çeşitlendirmeyi, tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirmeyi ve bölgeler arası bağlantısallığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Bu anlayışla geliştirdiğimiz Orta Koridor, Asya ile Avrupa arasında en kısa, en güvenli, en öngörülebilir ve en ekonomik güzergahlardan biri olarak öne çıkmaktadır.
Kalkınma Yolu Projesi ise Basra Körfezi'nden başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan yeni bir doğu–batı ve kuzey–güney bağlantısı tesis etmeyi hedeflemektedir.
Bu proje, Orta Doğu ile Avrupa arasında kesintisiz bir kara ve demiryolu hattı oluşturarak, ulaştırma sürelerini kısaltacak ve maliyetleri düşürecektir.
"EKONOMİK BÜTÜNLEŞMEYİ ARTIRMAYI HEDEFLEYEN PROJELERİ ESAS ALIYORUZ"
Türkiye olarak, bu ve benzeri koridor girişimlerini rekabet yerine tamamlayıcılığı esas alan, bölgesel refahı, istikrarı ve ekonomik bütünleşmeyi artırmayı hedefleyen projeler olarak değerlendirmenin doğru olduğunu düşünüyoruz.
Bu hatlar, küresel tedarik zincirlerine çeşitlilik ve dayanıklılık kazandırmakta, yalnızca Türkiye’nin değil, İslam İşbirliği Teşkilatı coğrafyasının küresel ticaretle entegrasyonunu da derinleştirecektir.
Afrika’daki kardeşlerimizin kaderini değiştirecek Dakar–Port Sudan Demiryolu Projesi gibi girişimlere ise her türlü teknik desteği vermeye hazır olduğumuzu huzurlarınızda belirtmek istiyorum.
"MUTABIK KALDIĞIMIZ KARARLARI SAHADA SONUÇ ÜRETİR HALE GETİRMELİYİZ"
Bu kapsamda, ulaştırma alanında iş birliğimizi öncelikle İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde daha yapılandırılmış ve sonuç odaklı bir zemine taşımamız gerektiğine inanıyoruz.
İslam İşbirliği Teşkilatı’nın yönetişim kapasitesini güçlendirmek istiyorsak artık çok net bir şekilde önceliklerimizi de hep beraber belirlemeliyiz.
Ortaya koyduğumuz metinler üzerinde mutabık kaldığımız kararları sahada sonuç üretir hale beraberce getirmeliyiz. Çünkü kurumsal itibarımızı büyütecek olan olgu, kabul edilen metinler değildir.
Sınırda, ticarette, lojistikte ve vatandaşın günlük hayatında görünür hale gelen uygulamalardır.
