Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki deprem, Hatay’da büyük yıkıma yol açtı.
Binlerce vatandaşın hayatını kaybettiği depremler nedeniyle bazı vatandaşlar da yurtlarını terk etmek zorunda kaldı.
Kayalar, mahallenin üzerine yıkıldı
Kentin Hassa ilçesine bağlı Güvenç Mahallesi de depremi ağır hasarlı atlatan bölgelerden oldu.
Deprem sırasında dağda bulunan kayalar, adeta mahallenin üzerine yıkıldı.
Afetin yıkamadığı bazı evler, dağdan gelen kayalar nedeniyle enkaza döndü.

Dağlarda derin yarıklar oluştu
Güvenç Mahallesi’nin sırtını yasladığı dağlarda oluşan derin yarıklar ise dikkat çekti.
Drone ile görüntülenen bölge, depremin büyüklüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Vatandaşların köyü tamamen terk ettiğini söyleyen Güvenç Mahalle Muhtarı Ali Gedik, şöyle konuştu:

"Köyde kimse kalmadı şu an"
Bizim mahallemizde daha önceden heyelan olmuştu. Kaya yuvarlanması olayı yaşanmıştı. Mahallemiz ağır hasarlı. Az hasarlı 5-10 hane kaldı. AFAD ‘orada yaşanmaz’ kararını verdi. İnşallah devletimiz iyi bir yerlere taşıyacak bizi. Köyümüz şu an darmadağın. 100-150 kadar hane buraya taşındık. Benim köyüm 300 haneden oluşuyor. Köyde kimse kalmadı şu an. Geçen günlerde düzenlenen toplantıda kalıcı bir yer seçeceğimiz söylendi. 10 yıl kadar önce heyelan tehlikesi yaşamıştık. Şimdi de deprem ağır vurdu bizi.

"20 yıl önce gelen mühendis 'buradan kaçın' dedi"
Bir daha mahallelerine gitmeyeceklerini söyleyen Yakup Gedik ise şöyle devam etti:
Depremde evlerimiz yok oldu. Yıkılmayan da var ama iki derenin içinde dağlar yarıldı. Bundan sonra biz orayı asla vatan edemeyiz. Heyelan bölgesi. 20 yıl önce bir mühendis geldi ‘Buradan kaçın. İki dağ birbirine kavuşur yok olur gidersiniz’ dedi. Bir an evvel hükümetimiz bize bir iskan yeri belli etsin. Bizim başka da bir ihtiyacımız yok. Bolluk içerisindeyiz. Bir sıkıntımız yok. Biz çaresizlikten mahallemizi terk edemedik. Başka bir arazimiz de yok.

"Dağlar birbirine kavuştu"
Mahalleyi gördüklerinde psikolojilerinin bozulduğunu söyleyen depremzede Mehmet Karakaya da, şu ifadeleri kullandı:
Deprem günü adeta dağlar birbirine kavuştu. Balkona çıktım ben ‘Deprem değil, kıyamet koptu’ dedim. Dağlar uçtu. ‘Allah Allah’ sesleri de gelince ‘kıyamet kopuyor’ dedim. Bizim köyümüz derenin iki tarafına evler kurulmuş şekilde. Gariban bir köy. İki oda yapmış, eline biraz para geçince iki oda daha yapmış. 20 sene önce inşaat alanını yasakladılar ama çaresizlikten bir yere göçemedik. Köyün hepsi burada. Köyde kimse kalmadı. Kimse de gidemez, psikolojisi bozulur. Dağlar yarıldı. Osmanlı’dan kalma tapularımız şu an mahkemede.

Mahalleli, çadır kente yerleştirildi
300 haneli mahalle halkı, yurtlarından kilometrelerce uzakta kurulan çadır kente yerleşti.
Geçici olarak çadır kentte yaşamlarını sürdüren mahalleli için bölgede geçici konteyner konutların inşası devam ediyor.
Mahalleli, kendilerine yeni bir yuva belirlenmesini istiyor.








