Kanal 7 soruşturmasında ifade veren Oğuz T., İGDAŞ'ın yayınlanmayan bir belgesel için Kanal 7'ye ödeme yaptığını,makbuz ve dekontların, 'RP'nin gizli kasası' olarak bilinen Süleyman Mercümek'in şirketi Doğuş Muhasebe'nin kayıtlarında olduğunu söyledi. Oğuz T., Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Karaman'ın noterde sahte vekâletname düzenlettiğini de iddia etti
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun gündeme getirdiği eski İstanbul DGM Başsavcılığı'nın Kanal 7 ile ilgili soruşturma dosyasında yer alan bir ifade tutanağı, cemaatle bağlantılı olduğu iddia edilen Yurt Haber Ajansı'nın (YHA) muhasebe kayıtlarının, Refah Partisi'nin (RP) gizli kasası olarak bilinen yeminli mali müşavir Süleyman Mercümek tarafından tutulduğunu ortaya çıkardı.
Tutanakta, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman'ın noterde sahte vekâletname düzenlettiği de öne sürülüyor.
“Deniz Feneri'nden önce aynı taktiği YHA ile Türkiye'de kullandılar” diyen Kılıçdaroğlu, söz konusu 2001/1769 sayılı dosyada yer alan bazı tutanaklar hakkında bilgi verdi.
İstanbul Mali Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Bürosu'nun, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iktisadi teşekkülleri (BİT) ile YHA ve Kanal 7 arasındaki mali ilişkiyle ilgili olarak yürüttüğü inceleme kapsamında aldığı ifadeler sistemin ayrıntılarını ortaya çıkardı.
'Başkan'a uyarım'
Daha önce tanıştığı için Recep Tayyip Erdoğan'ın İBB Başkanlığı döneminde kendisini başkan danışmanı olarak 1994'te işe aldığını anlatan Necmi Kadıoğlu, 21.1.2002'de polise verdiği ifadesinde, İBB İştirakler Dairesi Başkanı olduğu 1997-1998 arasında yapılan reklam işleri hakkında bilgi verdi.
Erdoğan'ın belediye şirketlerinin faaliyetlerinin duyurulması için her yayın kuruluşundan ihale teklifi alınmasını istediğini, BİT genel müdürlerinin de aldıkları teklifleri dönemin İBB Genel Sekreteri Mustafa Açıkalın'a (AKP Milletvekili) ilettiklerini anlatan Kadıoğlu'nun ifadesi şöyle: “İhaleye davet edilecek yayın kuruluşlarını Genel Müdürler seçer. Ben de İBB Başkanı ve Genel Sekreterin ihale verilmesini uygun gördüğü yayıncı kuruluşa, ilgili BİT'in ihaleyi vererek sözleşmeyi yapıp yapmadığını şifahi olarak kontrol ederdim.”
İhbar etmiş
Milliyet Gazetesi'nden Mansur Çelik'in haberine göre; dosyada yer alan Oğuz T. isimli bir kişinin ifadeleri de ilgi çekici. Kanal 7'de personel müdürü olarak işe başlayıp, daha sonra YHA'nın tüm parasal işlerini takip ettiğini, 1997'de Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş'a yaptığı ihbar nedeniyle mahkeme kararıyla 2 yıl polis tarafından korunduğunu anlatan Oğuz T., Muhittin Taş olan adını mahkeme kararıyla değiştirdiğini açıkladı.
Polise 116 ayrı belgeyi de teslim eden T.'nin, 11 sayfalık ifadesinin bazı ayrıntıları şöyle: “YHA kurucusu Halil Sarnıç, Kanal 7 Genel Müdür Yardımcısı İsmail Karahan'ın şoförlüğünü yapardı. Beni, vekili tayin eden Sarnıç, Zekeriya Karaman'ın gitmesi gereken ticaret mahkemesi davalarına giderek kendisine öğretilenleri ifade olarak anlattığını bana söylemişti.
Mercümek yine sahnede
Görevim, ihalelere katılmak, paraları tahsil ederek Kanal 7 ve YHA'nın perde arkasındaki kişilerce verilen talimatlarını, ilgili hesaplara aktarmaktı.
6.1.1997'de İGDAŞ ile YHA arasında 'Yaşamak istiyorsak' isimli belgesel için protokol imzalandı. Belgesel yayınlanmadığı halde parayı çekip Kanal 7'nin muhasebesine verdim. Buna dair makbuz ve dekontlar Kanal 7 ve YHA muhasebesini tutan Doğuş Muhasebe Mali Müşavirliği'nin kayıtlarındadır. Bu şirket Süleyman Mercümek ve soy ismini hatırlamadığım İbrahim isimli şahsa aittir.
Her BİT, Kanal 7'nin finansmanı için, büyüklüğüne göre belli bir aidatı ödemek zorundaydı. İBB Başkanı Tayyip Erdoğan, İETT yönetimine, ihaleye açılacak işin bu şahısların belirlediği şirketlere bırakılması konusunda baskı yapıyordu.”
Karaman'ın vekâleti
Oğuz T.'nin ifadesinde Karaman'ın vekâletname verilirken sahtecilik yaptığı iddiası da şöyle anlatıldı:
“Karaman, ihalelerde paravan şirket olarak kullanmamız için bizi, 1997'de kurulan Renk Ajans şirketine ortak yaptı. Ben, Kanal 7'ye usulsüz ihalelerle aktarılan paralarla ilgili olarak rahatsız olunca, Karaman, hissemle ilgili olarak kendisine vekâlet vermemi sağladı.
Bu iş için beni 28.3.1997'de İstanbul 28. Noteri'ne götürdü. Daha sonra Karaman, İsmail Karahan'ı kendi yerine aynı notere gönderip, benim hissemi Necati Mesut Özen'e (YHA Kurucusu) verdiğime ilişkin sözleşme yapmışlar.
Karaman bu olayı reddetti ama, ben avukatım vasıtasıyla 18.10.1997'de bilirkişiyle (Rota Danışmanlık Bilirkişi bürosu) benim hisselerimi Özen'e noter yoluyla devreden Karaman'ın el yazısı ve imzasının kendisine ait olmadığını ispat ettim. Yazı ve imza Karahan'a aitti.”