İstanbul’un unutulan büyük felaketi: 1812’de günde 5 bin cenaze kalktı, başkentin yarısı hayatını kaybetti
İstanbul, 1812’de tarihinin en ağır veba salgınlarından birini yaşadı. Salgının zirvesinde sur içinden günde 2 bine yakın cenaze çıkarılırken, çevre bölgelerle birlikte günde 5 binin insanın hayatını kaybettiği günler oldu. Araştırmacılar, salgında İstanbul ve çevresindeki nüfusun yarıya yakınının hayatını kaybettiğini tahmin ediyor.
İstanbul’da 1812’de patlak veren büyük veba salgını hakkında döneme ait yerli/yabancı birçok yazılı kaynağın tarandığı yeni bir çalışma yayımlandı.
Oxford University Press’in tıp tarihi üzerine konular işleyen “Journal of the History of Medicine and Allied Sciences” dergisinde yayımlanan makale “The Last Great Plague of Istanbul, 1812: An Overture to Biopolitics in the Ottoman Empire”, Türkçesiyle “İstanbul’un Son Büyük Vebası, 1812: Osmanlı İmparatorluğu’nda Biyopolitikaya Bir Giriş” adını taşıyor.
Einar Wigen, Alp Eren Topal ve Carlo Trombino tarafından hazırlanan makalede, Osmanlı’nın birçok bölgesine yayılan ve 1819’a kadar etkisini sürdüren salgınla ilgili yeni bilgi ve değerlendirmeler yer alıyor.

GÜNDE 5 BİN CENAZE
1812’nin başlarında İstanbul’da ortaya çıkan veba salgını yaz aylarında yaygınlaştı ve Eylül-Ekim aylarında en yüksek seviyesini gördü.
Çalışmada, salgının en yaygın olduğu bu dönemlerde, Osmanlı tarihçilerinin, her gün İstanbul’da sur içi bölgesinden dışarıdaki mezarlıklara günde 2 bin cenaze götürüldüğünü aktardığı yer alıyor.
Surun dışındaki Üsküdar, Galata, boğaz civarı gibi bölgeler de dahil edildiğinde, salgının en tehlikeli dönemlerinde İstanbul’da günde toplam ölü sayısının 5-6 bin civarına kadar çıktığı tahmin ediliyor.

YANGINLAR VEBAYI YAYDI
Makaledeki ilginç incelemelerden biri de salgının hızlı olduğu günlerde İstanbul’da yaşanan iki büyük yangınla ilgili.
26 Eylül’de Balat’ta 20 bin ev ile dükkanın yandığı çok büyük bir yangının da salgının yayılmasını hızlandıran bir etmen olabileceği değerlendirdi.
Yangının sonucunda binlerce insanın evini kaybetmesi ve İstanbul içinde hareket etmesinin salgının en yaygın günlerini görmesinde önemli bir etkisi olabileceği üzerinde duran bilim insanları, Ekim ayının ilk haftasında da Galata’da 500’ün üzerinde binanın yıkıldığı ikinci bir büyük yangın çıktığını da kaydetti.

İSTANBUL’UN YARISI
Makaleyi hazırlayan bilim insanları, salgında hayatını kaybedenlerin toplam sayısıyla ilgili birçok farklı sayı iddia edildiğini aktararak en tutarlı buldukları kaynağın ise Osmanlı Devleti’nin hesaplamalarına dayanarak 320 bin sayısını not düşen İngiliz diplomat William Turner olduğunu belirtiyor.
1829’da yapılan nüfus sayımında İstanbul ve üç büyük banliyösündeki toplam nüfusun 359 bin 89 kişi olarak belirlendiği verisinden hareket eden bilim insanları, İstanbul nüfusunun yarıya yakının salgında hayatını kaybetmiş olduğunu tahmin ediyor.

İZMİR’İN 3’TE 1’İ
Salgının yoğun şekilde etkilediği şehirlerden biri de İzmir oldu.
Makalede, İzmir nüfusunun 3’te 1’inin salgında hayatını kaybettiğinin tahmin edildiği belirtildi.

KUZEY AFRİKA’YA KADAR GİTTİ
7 yıl boyunca Osmanlı coğrafyasında etkisini sürdüren veba salgını, Balkanlar’a, Doğu Akdeniz’e, Kuzey Afrika’ya kadar yayıldı.
Araştırmacılar, Balkanlar ile Doğu ve Güney Akdeniz'deki salgın dalgasında toplam 300 bin ila 500 bin kişinin hayatını kaybetmiş olabileceğini tahmin ediyor.

KARADENİZ ŞÜPHESİ
Makaleye göre salgının İstanbul’a geldiği yerler olarak da Kafkasya ve Doğu Karadeniz öne çıkıyor.
1811 yılında Tiflis, Trabzon ve o dönem Lazistan diye adlandırılan bölgede çok sayıda insanın hayatını kaybettiği veba salgınları meydana gelmişti.
Bu salgınlar sırasında nüfusunun yüzde 10’undan fazlasının hayatını kaybettiği tahmin edilen Trabzon ile İstanbul arasındaki deniz ulaşımının yoğunluğu, araştırmacılar arasında salgının İstanbul’a bu hat üzerinden ulaşmış olabileceği kanaatini güçlendiriyor.