Şike ve teşvik soruşturması kapsamında yayınlanan iddianame sonrasında tahliye edilen Beşiktaş İkinci Başkanı Serdar Adalı, Kanaltürk ekranlarında yayınlanan Telegol adlı spor programına önemli açıklamalarda bulundu.
Beşiktaş'taki görevinden istifa edeceğini belirten Adalı, "Salı ya da çarşamba günü bir basın toplantısı düzenleyerek görevimden istifa edeceğim. Bunu ailem ve çocuklarım için yapacağım. Herkes şunu iyi bilsin ki suçlu olduğum için bırakmıyorum. Benim aldığım aile terbiyesinde, iş ahlakında sırf Beşiktaş'a hizmet etmek için gelmiş biri olarak artık devam etmemem lazım. Ben öncelikle kendimden eminim ve asla şike yapmadım. Zaten iddianamede her şey görülüyor." dedi.
ADALI: İSTİFA EDECEĞİM
"BAŞKANLIĞA ADAY OLMAYACAĞIM"
Başkanlığa aday olmayacağını belirten Adalı, "Yıldırım Demirören'e kırgın ve kızgın olduğum söyleniyor. Bir şeyler var ancak bunlar gizli kalsın. Metris'te de Metris'ten çıktıktan sonra da Demirören ile hiç konuşmadım. Bir basın toplantısı düzenleyeceğim ve herkese teşekkür edeceğim, hatta Demirören'e de teşekkür edeceğim. Demirören'in yüzüne karşı bazı söyleyeceklerim var. Hocamız Carvalhal devam etmesi lazım. En çok Guti'nin takımdan ayrılmasına üzüldüm. Biz Metris'teyken yabancı futbolcular ile hiç konuşulmamış, burada yanlış yapılmış. Quaresma şu anda iyi, daha da iyi olacak." şeklinde konuştu.
"BİZ SAMSUNLU KEMAL'İ İSTİYORDUK AMA..."
İbrahim Akın ve İskender Alın'a yapıldığı iddia edilen şike teklifi hakkında da konuşan Adalı, "Benim şikeye aracılık yaptığı iddia edilen menajer Yusuf Turanlı ile sadece bir telefon iki yüz yüze görüşmem var. Başkan Demirören'in yanındayken beni aramış ve konuşmuşum. Biz öncelikle Samsunlu Kemal'i istiyorduk. Aklımızda İbrahim ve İskender yoktu. Ama Samsunlu Kemal için Yusuf ile 15 görüşmem var fakat bunların biri bile iddianamede gözükmüyor. Yusuf ise para kazanacağı için İskender ve İbrahim'i bize vermek istiyordu. Yusuf Turanlı ile iki kez yüz yüze görüşmem oldu. İkisinde de Cengiz Zülfükaroğlu yanımdaydı. Yani Cengiz görüşmelerimde hiç yanımdan ayrılmadı ama ne hikmetse Cengiz savcının karşısına gitmezken ben, Tayfur ve zavallı Ahmet Metris'e gönderildik" ifadelerini kullandı.
"AZİZ YILDIRIM'IN KENAR SÜSÜ OLDUK"
Kendisinin Metris'e Aziz Yıldırım'ın kenar süsü olarak gönderildiğini dile getiren Adalı, "Peki ama neden Metris'e gönderildik biliyor musunuz? Beni Aziz Yıldırım'ın kenar süsü olarak Metris'e gönderdiler. Evet aynen öyle. Aziz Yıldırım ne yaptı ne yapmadı bilmiyorum. Ama Aziz Yıldırım'ın yanında malesef kenar süsü olduk. Benim ismim etkili ve güçlü olduğu için Metris'e gönderildik. Sana şimdi sorsalar, Aziz Yıldırım tutuklu, yanına Cengiz'i mi Serdal'ı mı içeri atarsın? Biraz samimi isen Serdal'ı dersin. Çünkü Serdal ismi daha karizmatik. Ben Savcı Mehmet Berk'e içeride iken kendi el yazımla bir mektup yazdım ve kelimesi kelimesine söylediklerim aynen doğrudur." şeklinde konuştu.
"İSKENDER'İN BAL GİBİ GOLÜNÜ VERMEDİLER"
İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında yapıldığı iddia edilen şike operasyonu hakkında da konuşan Adalı, "Yusuf Turanlı Bursa'ya maçımıza geldi. Otelin önünde 300 kişi otelin içinde 30 gazeteci var. Şike yapacak olsak, İskender ve İbrahim'i satın alacak olsak Yusuf'u Bursa'ya mı çağırırız? Yusuf ile sadece Samsunlu Kemal'in transferi için görüştüm ama o ısrarla İskender ve İbrahim'i vermek istedi. Maçı defalarca izledim. Lütfen tüm Türkiye'de izlesin. Karşımızda mükemmel oynayan bir İstanbul Büyükşehir Belediyespor yoktu ama mükemmel oynayan İbrahim ve İskender vardı. Maçı satın alsak Allah için söyleyin penaltılarla mı kupayı alırız? Üstelik hakem İskender'in bal gibi golünü de vermemişken." dedi.
VE AT KRİZİ
İbrahim Akın ile yaşadığı iddia edilen 'at' olayına da açıklık getiren Adalı, "Gelelim at olayına. İbrahim Beşiktaş'ta oynarken, bir sabah 05:30 sularında kendisini Veli Efendi'de görmüştüm ve hayretler içinde kalmıştım. Atlara düşkün olduğunu biliyordum ama sabahın köründe oraya geleceğini hiç tahmin etmezdim. Yusuf bana, "Serdal başkan şu İbrahim'e bir at hediye etsene" dedi ama ben oralı bile olmadım." ifadelerini kullandı.