Hurmacı: Sahadaki yerimi bir bilebilsem

Fenerbahçe'deki oyun tarzım daha özverili olmayı gerektiriyor.

Hurmacı: Sahadaki yerimi bir bilebilsem

Yaşadığı sakatlıklar nedeniyle bir türlü performansını sahaya yansıtamamaktan şikayetçi olan ve geçen ay bir kez daha bıçak altına yatan Özer Hurmacı'nın, yetenekleri o derece üst düzeyde ki, A Millî Takım teknik ekibinin gözünden de kaçmıyor. Orta sahanın her bölgesinde forma giyebilecek kadar hünerli olsa da belli bir mevkide oynamanın kendisini geliştirmek açısından daha faydalı olacağını düşünüyor.

"VERİMİ DÜŞER"

Performansımın yüzde 50'sini Fenerbahçe'de göstermiş değilim. Bu da geçirdiğim ameliyatlardan kaynaklandı. Bir futbolcu ikili mücadeleye girerken, "Acaba omzumda ağrı olacak mı?" diye düşünürse ya da depar atarken ayağına bıçak saplanıyor gibi olursa, tabii ki verimi düşer.

Futbol Federasyonu Basın Departmanı'nın hazırladığı TamSaha Dergisi'ne verdiği röportajda, Özer Hurmacı'nın açıklamalarının detayları şöyle;

Ankaraspor'da arkadaşlarım benim yerime koşup, mücadele ediyordu. Böylelikle ben daha diri kalıyor ve topları daha etkili kullanabiliyordum. Ama Fenerbahçe'de bunu her zaman gerçekleştirmek mümkün değil.

Aykut Hocanın yüzüne baktığın zaman dürüst olduğunu anlıyorsun. Ancak bazen ona bakarken veya hoca konuşurken ben bile korkuyorum. Teknik adamlığına gelirsek, bizden ayağa pas yapmamızı, oyunu rakip sahaya yıkmamızı ve yeteneklerimizi orada bir araya getirip oynamamızı istiyor.

Bazen kendime "Bir yerimi bilsem, orayı bellesem" diyorum. Sonuçta her pozisyon ayrı bir konsantrasyon gerektiriyor. Arkanda ve yanında oynayan futbolcuya göre kendini ayarlaman gerek. Sağ ve sol bekte kim varsa ona göre pozisyon almak durumundayım.

"BEN İYİ BİR TAKIM OYUNCUSUYUM"

Eğer yedeksem, o gün oynayacak arkadaşlarımı soyunma odasında en iyi şekilde motive ederim. Ben iyi bir takım oyuncusuyum. Hiçbir zaman, "Niye bu arkadaşımın yerine oynamıyorum" demem. Yedek kaldığım zaman üzülürüm ama bunu kimseye yansıtmam.

Alex'i ayrı bir yere koymalıyız. Ayağıma 20 dakika top gelmediği zaman sabırsızlanır ve oyundan soğurum. Ama o ayağına uzun süre top değmese bile ilk dokunuşunda gol atabiliyor. İş disiplinini ve yaptığı kaptanlığı çok beğeniyorum. İnşallah ben de onun gibi bir kaptan olabilirim.

Gözlerim sürekli Zidane ve Ronaldo'daydı. Hangi hareketleri yaparlar, nasıl daha rahat adam eksiltirler diye merakla izlerdim. Bunları önce antrenmanlarda, sonra da maçlarda denemeye başladım. Şu an ağırlığımı takımda tam hissettiremediğim için şimdilik bunlara maçlarda yer veremiyorum.