Galatasaray'dan FETÖ açıklaması: Demokrasinin yanındayız

Galatasaray, dün Fotomaç gazetesinde Hakkı Yalçın'ın yazısına bugün resmi internet sitesinden bir cevap verdi.

Galatasaray'dan FETÖ açıklaması: Demokrasinin yanındayız

Galatasaray, resmi internet sitesinden FETÖ hakkında bir açıklama yaptı ve "Galatasaray demokrasinin yanında olmuştur" dedi.

İŞTE AÇIKLAMA

Ülke olarak yaşadığımız büyük badireyi; demokrasimize kast eden Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) darbe girişimini atlatabilmek için milletçe büyük bir kararlılık ortaya koyduk.

Farklı siyasi tabanlardan gelen insanlar sokaklarda omuz omuza tanklara direndi. Farklı renklere gönül veren taraftarlar İstiklâl Caddesi'nde el ele yürüdü. Yıllardır yan yana gelemeyen liderler aynı mitingde buluşup tek ses, tek vücut oldu. Herkes bir ağızdan bu ülkeye, bu bayrağa sahip çıktı.

Hâl böyleyken, sporun birleştirici ruhundan nasibini almamış bazı kesimlerin yaptığı açıklamalar ve basındaki kiralık kalemlerine yazdırdıkları yazılar vasıtasıyla, ortalıktaki toz dumandan faydalanıp kendilerini aklama, Türk sporuna nifak sokma çabasına girdiklerini üzülerek izliyoruz.

Herkes şunu bilmelidir ki Galatasaray camiası, Türkiye'de demokrasinin fitilini ateşlemiş fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür köklere sahiptir. Geleceğini akılla, bilimle inşa etmeyi şiar edinmiş ülkemizin en büyük sivil toplum örgütüdür. Her daim demokrasinin ve halkın kayıtsız şartsız egemenliğinin yanında olmuş, hiç batmayan bir ilim ve irfan güneşidir. Ve tarih sayfaları, güneşi balçıkla sıvamaya çalışan acizlerin yenilgileriyle doludur. Öyle olmaya da devam edecektir.

Kamuoyuna saygılarımızla.

Galatasaray Spor Kulübü

HAKKI YALÇIN "FENERBAHÇE'Yİ NEDEN SEVİYORUM" YAZISI YAZMIŞTI

Sarı-kırmızılıların, bu açıklamasınının nedeni ise Fotomaç gazetesinde köşe yazıları yazan Hakkı Yalçın'ın dün yazdığı "Fenerbahçe'yi neden seviyorum" yazısı.

Yalçın'ın yazdığı köşe yazısında öne çıkan kısımlar şu şekilde; "İki kulüp düşünün. Biri Fethullah denen şeytanın yuvası olmuş. Sisteme uygun hainler yetiştirmiş, futbolun köşelerine yerleştirmiş. Aynı kaptan yemişler, aynı tasmalara uzatmışlar boyunlarını. O ihanetin merkez üssünden çıkan futbolculara özel muamele yapılmış. Futbolu bıraktıklarında bir emirle istedikleri takıma antrenör olmuşlar. Namuslu teknik adamlar köşelerde bekletilirken, onlara bir sezonda iki kulübün teknik direktörlüğünü bahşedecek kadar cömert davranmış bu soysuz düzen..

***

İki kulüp düşünün. Biri Fethullah çetesinin gücünü arkasına almış. Şaibeli şampiyonluklar kazanmış. Hakemler onlara el vermiş, rakip takımlardaki Fethullahçı teknik adamlar yol vermiş. Sırtını Fetö'ye dayamanın karşılığını fazlasıyla almış. Kendilerini futbolun asaletinden uzak tutmaktan hiç utanmamış!.

***

İki kulüp düşünün. Biri her biçimde soysuz sistem ve hakemler tarafından kollanmış. Diğerinin adı haksız yere şike kumpasına yem edilmiş. Pensilvanya tasmalı savcıların emriyle, haklarında yalan fermanlar çıkarılmış. Şike kumpasıyla hapse atılan başkanı, "Ne şikesi, ülke elden gidiyor" diye bas bas bağırmış. Takımı sadece Türkiye'de değil Avrupa'da bile cezalandırılmış. Fethullah denen hainin rakip kulüp içindeki kansızları, yalan bilgilerle UEFA'ya muhbirlik yapmış. Yaptığı soysuzluğun bedeli dolar hesabına geçirilmiş. UEFA'nın içindeki rüşvetçi Fransız ve arkasındaki itleri de Pensilvanya patentli hizmetin bedelini Fenerbahçe'ye ödetmişler. O cumhuriyet kendi direnişini ve onurunu savunmuş. Soysuz hainliğe karşı her biri tek kişilik ordu olmuş. Şimdi "Demedik mi" tişörtlerini taşıyorlar gururla! Vatan hainlerini ve kulüplerin içindeki uzantılarını işaret ederken..""