Nerede kalmıştık

Büyük ''çöküş'' devam ediyor...

Nerede kalmıştık

İlk olarak gelin 10 Ekim 2013 tarihine dönelim ve Galatasaray'ın Patronu Aysal'a kulak verelim…

Fatih Terim hakkında konuşuyor;

"İki yılın ardından teknik direktörümüzü değiştirdik. Oldukça başarılı biriydi. Onun yaptıklarıyla her zaman gurur duyduk. Türkiye için olağan bir durum. Bu tür değişimler daha önce de Galatasaray tarihinde yaşandı. Bu bir ilk değil. Başarılı bir teknik adam ve Türk Milli Takımı'nda da önemli işler yaptı. Türkiye Futbol Federasyonu onu milli takımın başına getirmek istedi. Ve biz de sonrasında buna izin verdik".

Ardından sıra Mancini'ye geliyor;

"Biz daha önce de yüksek kalibreli teknik adamlarla çalıştık. Türkiye'deki birçok kulüp, isim yapmış teknik direktörler getirdi. Ben Sayın Mancini'nin Galatasaray için olumlu işler yapacağına inanıyorum. Müthiş tecrübeli bir teknik direktör. Avrupa ligleri ve Şampiyonlar Ligi tecrübesi var. İtalya ve İngiltere'de önemli takımlar çalıştırdı. Galatasaray'a da yeni bir bakış açısı getireceğine inanıyorum".

Başkan devam ediyor, Ligde ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde alınan sonuçlar ve eleştirilerle ilgili görüşlerini aktarıyor;

"Türkiye'de durumlar çok değişik. İki üç maç beklenmedik sonuçlar alınınca, yetenekleriniz ve yaptıklarınız sorgulanmaya başlıyor. Sahada olmasanız da geri planda olsanız da siz en baştaki isimsiniz ve herkes sizden cevap bekliyor. Aldığımız sonuçlardan memnunum. Uzun bir yarış bu, önümüzde çok maç var. Bence kötü başlamadık" …

***

Tarih 01 Aralık 2013.

Galatasaray Kasımpaşa deplasmanında iki puan daha yitiriyor.

Son iki senenin Şampiyonu, ligde dördüncü sıraya demirliyor.

Kasımpaşa maçına kadar ligde ve Avrupa'da oynadığı son üç deplasman maçının (Kopenhag, Fenerbahçe, Madrid) hepsini kaybediyor.

Kulüp tarihinin efsanesi, Avrupa Şampiyonu etiketli Fatih Terim'in yerine getirilen Mancini, haftalardır sihirli bir değnekten söz edip duruyor.

Kadrosundaki yerli oyuncularla rotasyon yapamıyor.

Ceyhun'a defalarca kez verdiği forma şansını, yaratıcı orta saha oyuncularına vermiyor; Emre Çolak ve Engin'i yok farz ediyor.

Burak'tan sol açık yaratamayınca Dany'den sol bek türetiyor.

Geldiğinden beri ilk on birini ve taktiğini hala şekillendiremiyor.

Dany, Riera, Amrabat dökülüyor; Bruma yokları oynuyor.

Chedjou, Semih, Gökhan, Türkiye ve Avrupa'nın ‘'en berbat defansı'' olma yolunda hızla ilerliyor.

Kulübün borcu 401 milyon TL ye,

Temlik ve teminatlar toplamı 1,2 milyar TL ye,

Eylül ayı sonu itibariyle konsolide net borç alacak farkı 522 Milyon TL ye ulaşıyor.

İkinci sermaye arttırımı yapılamazsa mevcut durumun tek açıklaması teknik olabiliyor.

''İflas''...

***

Tüm olan bitene karşın Kulübün Başkanı hala ortada görünmüyor.

Bu tablo Galatasaray'lılara Adnan Polat döneminin sonlarını,

Bülent Tulun vesilesi ile Adnan Sezgin'leri,

Mancini sayesinde Frank Rijkaard'ları,

Ceyhun ve Chedjou ile lorik Cana ve Mustafa Sarp'ları hatırlatıyor.

Bir de kaybedilen her puan sonrasında,

Ünlü Yönetmen Serdar Akar'ın ‘'Gemide'' ve Barda'' filmlerinde kullandığı meşhur repliğini…

‘'NERDE KALMIŞTIK?''

Sevgi ve saygıyla.

Emrah Yolaç / www.emrahyolac.com