ŞİKEMİ GÖRMEK İSTİYORSUNUZ

İŞTE TÜRK FUTBOLUNDA YAPILAN ŞİKELER

ŞİKEMİ GÖRMEK İSTİYORSUNUZ

BUYRUN KÜME DÜŞÜRÜN TFF,SAVCILAR,HÜKÜMET VARMI GÜCÜNÜZ?

1986-1987 şaibeli şampiyonluk maçı

Eskişehirspor´a Yugoslavya´dan transfer olan‚ daha sonra Beşiktaş ve Ankaragücü formaları da giyen Rade Zalad‚ Türkiye´deki en bildik ama seslendirilmeyen karanlık olaylarının içinde yer almış futbolcudur. Zaten en son oynadığı Ankaragücü-G.Saray maçının ardında da Türkiye´yi bir daha gelmemek üzere terketmiştir. İşte size Zalad´ın en pahalı hataları:

G.Saray-Eskişehirspor... 86-87 sezonunun son maçı... Yer: Ali Sami Yen...

G.Saray 14 yıldır şampiyonluğa hasrettir. O sezon da Beşiktaş ile çekişen sarı-kırmızılılar şampiyonluktan ümitlerini kesmişlerdir ki‚ Denizlispor´un İstanbul´da Beşiktaş ile 1-1 berabere kalmasıyla yeniden büyük şansı ele geçirirler. Bir puan öndelerdir artık. Eğer ligin son haftasında Eskişehirspor´u yenerlerse G.Saraylılar 14 yıllık büyük çilenin ardından şampiyonluğa ulaşacaklardır...

En rahat frikik golü

Ve ne tesadüftür ki Rade Zalad Eskişehirspor´un kalecisidir. G.Saray için zorlu ve stresli maçın 19. dakikadasında kazanılan serbest vuruşu Prekazi kullandığında kolunu bile kıpırdatmaz. Oysa ki ufak bir hamleyle meşin yuvarlağın ağlarla buluşmasını engelleyebilir durumdadır. Maç 1-0 olduktan sonra 2. yarının başında da soldan gelen ortada boşa (!) uçar. Muhammed topu topukla ağlara yolladığında ise kalede kaleci yoktur. G.Saray bu maçı 2-1 kazanır. Ve şampiyon olur. Zalad ise zengin. Bir maçlık aktif paydosun bedeli 50 bin dolardır. Bu parayı o zamanın futbol şube sorumlusu Ergün Gürsoy´un kulübün kasasından değil kendi cebinden verdiği konuşulur ama iş ciddiye bindiğinde herkes susar‚ kafalar kuma gömülür.

1992-1993 şaibeli şampiyonluk maçı

Ankaragücü-G.Saray... 92-93 sezonunun son maçı... Yer: Ankara 19 Mayıs Stadı...

G.Saray ve Beşiktaş yine şampiyonluk için çekişmektedir. İş yine averaja kalmıştır. G.Saray´ın son haftaya girilirken +3´lük bir avantajı vardır. Ama sarı-kırmızılılar son hafta deplasmanda Ankaragücü‚ Beşiktaş ise evinde G.Birliği ile oynayacaktır. Yani Beşiktaş´ın evinde olası bir farklı galibiyeti ile G.Saray´ın az farklı galibiyeti ise ibreyi evinde oynayan siyah-beyazlılara çevirecektir.

45 dakikada 5 gol yedi

Ama daha önce G.Saray için kalede paydos eden (!) Zalad yine cankurtaran olacaktır. Çünkü Yugoslav kaleci bu kez de Ankaragücü kalesindedir. G.Saray son maçı 8-0 kazanırken‚ ilk yarıda kaleyi koruyan Zalad görevini yapmış 5 tane yemiştir. Öyle ki A.Gücü teknik heyeti dayanamamış Yugoslav kaleciyi ilk 45 dakika sonunda oyundan çıkartmıştır. Devre arasında Zalad´ın üzerine yürüyen takım arkadaşlarından bazılarının onu yumrukladığı bile konuşulur. G.Saray bu maçın sonunda şampiyon olur. Ama bu maç Zalad´ın Türkiye´deki son sahaya çıkışı olur. Bu maç için 80 bin dolar aldığı kulaklara fısıldansa da işler ciddiye binince yine herkes susar.

1984-1985 sezonunda şike yaptığı gerekçesiyle yugoslavya´dan kovulan ve ülkeyi terkederek türkiye´ye demir atan kaleci. (ankaragücü galatasaray maçında şike yaptığı geyiğini yapmayı düşünmüyorum. aşağıda başka bir hikaye var.)

oynadığı her takımda mutlaka tartışmalı maçları olmuştur. ayrica eskisehir´de oynarken 5-0´lik kupa finalinde genclerbirligi´nden yedigi 5 lokumu da unutmamali‚ sevgiyle anmali.

beşiktaş kulübü ise bokunda boncuk bulmuş gibi üzerine atladığı bu kaleciden daha sonra tiksinerek kendince gafletini örtbas etmiştir. aslında biraz geriye gidersek zalad yüzünden mağdur olmuş gibi görünen beşiktaş´ın olayların baş mimarı olduğu görülür. 1985-1986 sezonunda zalad ve jurkovic‚ yugoslavya´da şike yaptıkları için suçlu bulunmuş ve bu ülkeyi terketmek zorunda kalmışlardı. bu haber o zaman tercüman gazetesi tarafından yayınlanmıştı. 1986-1987 sezonunda eskişehirspor ve beşiktaş´a transfer olan bu iki futbolcudan jurkoviç 1 sezon oynadıktan sonra beşiktaş´tan ayrılmış ve sonra birkaç küçük takımın kalesini koruduktan sonra futbola veda etmiştir. kahramanımız zalad ise eskişehirspor formasıyla oynadığı son maçta galatasaray´ın şampiyonluk kutlamalarını izleyip o maçın skoruna kahrolarak ikinci olan beşiktaş´ın yolunu tutmuştur. bu bile o dönem beşiktaş´ın nasıl bir kış uykusunda olduğunun göstergesidir. şike yapıp türkiye´ye gelmiş‚ türkiye´de iki çok önemli maçta şaibeli goller yemiş bir adamı kulübe buyur ediyor saygıdeğer beşiktaş yönetimi. beşiktaş´tan sonra gittiği ankaragücü´nde ise 35 dakikada galatasaray´dan 5 gol yiyerek lanetlenmiştir. ancak burada zalad´ı suçlamadan beşiktaş´a önce şu soruların sorulması gerekir:

- yugoslavya´da şike yaptığı kesinleşen ve bunun üzerine türkiye´ye gelen‚

- gençlerbirliği´nden kupa finalinde 5 enteresan gol yiyen‚

- galatasaray - eskişehirspor maçında frikik atışında ev arkadaşı prekazi´nin yüksek sesle hangi köşeye vuracağını sırpça söylediği ve oraya hamle yapmayarak golü yiyen (o sezon eskişehirspor´da 6 adet türk asıllı yugoslav göçmeni futbolcu oynadığı için takımın neredeyse yarısı bu olaya şahit olmuş ve şikayetlerini hakeme ilettikleri iddia edilmiştir.)bir adam niye transfer edilir. böyle bir adamı transfer ettikten sonra 100. yıl formasından adını silerek beşiktaş kendini kurtaramaz. bunları yapan bir adamı transfer eden kulüp‚ karşıyaka - beşiktaş maçına da‚ ankaragücü - galatasaray maçına da razı olacak. kanımca böyle bir adamı transfer eden beşiktaş bütün bu olan biteni fazlasıyla haketmiştir. zalad´ın ankaragücü - galatasaray maçının devre arasında valizini toplayıp türkiye´den ayrılması sadece olayın sosudur. aslında bu adamı bu yerlere getiren beşiktaş kulübünün kendisini törenle ve çiçeklerle uğurlaması gerekirdi. çünkü zalad´ı beşiktaş çiçeklerle transfer ederken de zalad aynı "zalad"dı.

ilk 35 dakikasında 5 gol yediği 30 mayıs 1993 ankaragücü galatasaray maçı zalad´ın zirve değil final yaptığı maçtı sadece.

Milliyet Gazetesi Şike Araştırması

İtalyan savcı Stefano Palazzi´nin‚ dinlemeye takılan bir telefon konuşmasından edindiği "kanaat"le‚ "son şampiyon" Juventus´un üçüncü lige; Milan‚ Fiorentina ve Lazio´nun ise 2. lige düşürülmesini istediği "şike soruşturması"‚ Dünya Kupası´nı bile gölgede bıraktı. Üstelik‚ bu soruşturma devam ederken Dünya Kupası´nı İtalya kazandı.

Kısa sürede tamamlanan soruşturmanın ardından‚ dosyayı önünde bulan temyiz mahkemesi‚ sadece Juventus´un Serie B´ye düşürülmesine karar verdi. İtalya´da yaşananlar‚ belki de en çok Türkleri şaşırttı. Spor basınımız‚ çeşitli iddiaları yeniden gündeme getirdi. Savcılar soruşturma başlattı‚ Başbakanlık Teftiş Kurulu harekete geçti.

Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy‚ iddialara değil‚ "kanıtlara" ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Var olan kanıtları göz ardı edenler için‚ tamamı dava dosyalarındaki belgelere dayanarak hazırlanan bu yazı dizisinin‚ sözü edilen "eksikliği" tamamlamasını umuyoruz.

Çoğunu ilk kez okuyacağınız belgeler‚ daha önce gündeme gelen bazı iddiaları da kanıtlayacak. Cumhuriyet savcılarının ve hâkimlerin elinden geçen bu belgeler‚ işlem yapıldığı taktirde Turkcell Süper Lig´deki bazı takımların akıbetinin Juventus´tan farklı olamayabileceğini gösteriyor.

2004´te ligin kaderini tayin eden Beşiktaş ve Rizespor‚ bu üçlünün ilk ikisini oluşturuyor. Ve sormadan edemiyoruz: Polisin‚ organize suç örgütlerine yönelik teknik takibine takılan birkaç telefon konuşması bu kadar çok bilgiyi önümüze serdiğine göre‚ tamamen "şike"ye yönelik bir soruşturma kim bilir neleri ortaya çıkaracaktır?

´Bursa‚ Beşiktaş´a prim gönderecek´

Mayıs 2004. İddiasını kaybeden Beşiktaş´ta başkan Serdar Bilgili‚ teknik direktörü Mircea Lucescu. Beşiktaş‚ son maçında kümede kalmak için mutlaka 3 puana ihtiyacı olan Rizespor´la oynamaya hazırlanıyor. 15 Mayıs´taki maç için Rizespor son kozlarını oynuyor. O günlerdeki telefon konuşmaları‚ Sedat Peker´e yönelik "Kelebek operasyonu" için yapılan teknik takibe takılıyor.

Telefon kayıtlarında "evladımız" sıfatıyla anılan Sergen‚ maça çıkmıyor. Emre Aşık‚ kötü oynuyor‚ Tümer 78. dakikada oyundan alınıyor. Serdar Topraktepe‚ "müsait" bir pozisyonda geri dönerek olası bir golün önüne geçiyor! Ve Beşiktaş‚ Rize´ye verilen "ilginç" bir penaltıyla maçı 1 - 0 kaybediyor. Sonuçta Rizespor 42 puanla 1. Lig´de kalıyor. 40 puanlı Bursaspor ise küme düşüyor.

´Canlı para getir‚ sorumlusu benim´

´Çıkar amaçlı suç örgütü lideri´ olduğu iddiasıyla yargılanan Rizeli Sedat Peker´in abisi Vedat Peker‚ maç için gerekli girişimlere başlıyor. O dönem Rizespor´un futbol şube sorumlusu olan Peker‚ kendisine "Başkanım" diyerek hitap eden ve kayıtlara ´X Bay´ olarak geçen kişiye "canlı para getirmesini ve elinden geleni yapacağını" söylüyor.

devamı var..

0 Mayıs 2004 (Saat: 13.15)

...

VP: Şimdi prim de yollanacak herkese.

X: Göndeririz ya!

VP: Bursaspor‚ Beşiktaş´a prim yollayacak.

...

X: Başkanım sana geleceğim‚ beni reise götüreceksin.

VP: Gel. Ama reis yok‚ problem var biliyorsun. Telefonla elimizden geleni yaparız.

X: İnşallah! Onun selamı yeter.

VP: Hayır! Prim yolluyorlar.

X: Baba yolluyorlar da! Sergen´i çağıracaksın‚ iş bitecek da! Sergen bizim evladımız değil mi? Gerçi ha reis‚ ha sen fark etmez. Baba yanına geleceğim.

VP: Para al gel‚ para! Anladın mı? İsteyene prim falan yollamayın‚ para getirin. Prim var! Söylemiştim sana‚ anlıyorsun değil mi? Canlı para getir. Sorumlusu benim paranın.

X: Canlı olmaz da‚ tamam hallederiz.

Çok koşan Sinan´a küfür!

"Gereğinden fazla koşan" Sinan´a öfkelenen Vedat Peker‚ kimliği açıklanmayan bir kişiyle şunları konuşuyor:

15 Mayıs 2004 (Saat: 19.33)

VP: 11 numara Sinan var ya!

X: Abi‚ o özellikle koştu‚ abi biraz koşması lazımdı.

VP: Yok yok‚ .... çocuğu gol atmak için oynadı.

X: Yok abi! Sergen konuşmuş şimdi abi. Yemin ediyor öyle bir şey yok.

VP: Sergen mi diyor?

X: Evet.

VP: Ne dedin Sergen´e? .... edecek Vedat abin dedin mi?

X: Evet abi. Hiç koşmasak olmaz!

VP: Tamam onu da kaybetmeyelim! Hepsine teşekkür et‚ Sergen´le konuş. Hepsiyle konuş‚ hepsine teşekkür et.

X: Konuşacağım tabii abi!

VP: Uçakta beraber olacağım zaten hepsiyle ya!

Kafanı takma

Rizespor Futbol Şube Sorumlusu Peker‚ maç günü 0543 334 34.. numaralı hattı arıyor. Dosyada hattın sahibi belirtilmiyor. Aldığımız bilgilere göre‚ numara o tarihte Sergen´e aitti.

15 Mayıs 2004 (Saat 12.37)

VP: Sen oynamayacakmışsın‚ haberin olsun!

X: Tamam abi. Merak etme abi.

VP: Aman gözünün yağını ... seyirci var ya! Var ya kalbim durmaya başladı ya!

X: Yok be‚ bir şey olmaz ya. Sen kafanı takma.

´Reis olmasa bu takım küme düşmüştü´

Sedat Peker´e yakın isimlerden Yaşar Durmuşoğlu´nun‚ maç akşamı Hasan isimli kişiyle yaptığı telefon konuşması‚ Rize´de yaşananların özeti gibi.

15 Mayıs 2004 (Saat:22.29)

YD: Baba böyle bir stres olmaz! Hiç oynamadılar abi‚ kaleye gidemiyorlar! Hakem bir penaltı verdi de‚ kurtardı bizi be. Ya reis olmasa‚ bu takım küme düşmüştü Hasan!

H: Bir de pankart asmış‚ "Vedat Peker seninle gurur duyuyoruz" diye! Onu yazanı ...! Ulan bunun neresinden gurur duyuyorsunuz!

YD: Vedat Peker diye bağırdılar desem‚ reis bunu...

...

H: İyi ki sen kapışmadın onunla!

YD: Benimle nasıl kapışacak? Görevli geldim buraya! .... onu vallahi billahi burada!

H: Beni makaraya saracaktı‚ gelmemem iyi oldu değil mi?

YD: Vallahi iyi oldu! Ama millet var ya‚ fino gibiydi be abi! Böyle süt dökmüş kedi gibi! "Kesin düştük" diyordu ya‚ bunu bir gördüler abi! Ama o Beşiktaşlı çocuklar var ya! Helal olsun! Ya o Serdar var ya! Seyrettin mi maçı?

H: Seyrettim seyrettim...

YD: Hasan‚ bu Rize takımı Fener´i nasıl yenmiş abi ya?

....

H: Bursa yendi‚ Akçaabat yendi‚ İstanbul yendi!

YD: Ya berabere kalsak var ya kesin düşüyor takım! Ulan bu reis var ya‚ büyük adam ya! Yok abi‚ reis olmasa vallahi gelmezdim. Takım harbi düşüyordu... Beşiktaş´a prim yollamış Bursa‚ çocuklar kabul etmemiş... O Serdar‚ Emre falan var ya! Ah be abi! Öyle bir şey olsa‚ kesin sahaya atlayacaktım.

H: Ya Tümer var ya Tümer! Tümer´le telefonda konuştum. "Biz ..... bayıltırdık" diyor.

YD: 5 yaparlardı bizi 5‚ 5!

H: "Fenerbahçe´nin karşında bizim için oynadılar. Bizim için çalışan takımı kümeye göndermemiz ayıp olur" dedi.

YD: O çocuklar‚ bizim evlatlar var ya! Onlardan Allah razı olsun‚ babaya da söyledim... Çocuklar bizi koridorda gördüler‚ hepsinin gözleri parlıyordu ya!

Lucescu ne dedi?

Lucescu‚ geçen günlerde Vatan gazetesine yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Özellikle kariyerinin sonuna gelmiş oyuncularım resmen bana ve takıma ihanet ettiler.

Başta Zago‚ Cordoba ve Ronaldo olmak üzere yabancılar iyice kenara çekildiler. Ama yöneticilere söylemiştim. Onlara kariyerinin sonuna gelmiş‚ para için oynayan futbolcuların‚ her şeyi deneyebileceğini anlatmıştım. Buna rağmen Beşiktaş yönetimi onların parasını vermedi. Onlara yol açtı. Boşluk bıraktı.

Konya maçından sonra Cordoba´yı kenara çekip ´Maç sattın mı?´ diye sordular... Geriye dönüp baktığımda‚ şüphelerimin yerine oturduğunu görüyorum. Şimdi kendime kızıyorum. Çünkü o zaman kötü adam ben olmuştum. Türkiye´deki sisteme karşı mücadele etmek çok zor."

Bu Sergen Chelsea maçına bahis oynayıp 2 gol atarak İngiltere den takımın galip dönmesini sağladı bunuda açık açık ekranlarda beyan etti ama aynı Sergen 2005-2006 sezonunda Galatasaray karşısında 5 e 5 olan bir pozisyonda yapacağı en son şeyi yapıp topu çekip geri döndü daha sonra mı sonrası belki de dünya üzerinde ki kaleciler arasında pas tekniği bakımından ilk 10 da yer alan Cordoba degajı Galatasaray´lı futbolcunun tam göğsüne indirdi ve akabinde gelişen atakta Galatasarat son dakika golü ile 2-1 maçı kazandı.Topu şişirse belki maç sona erecekti ! Maç sonu Tümer Metin´in soyunma odasında neler yaptığı ise hala aşikar ki bundan sonra Cordoba apar topar ülkesinin yolunu tutar.

Beşiktaş taraftarı maçı satanın diye maç sonu tempo tuttu ama bunlar unutldu gitti ...

Bakın bakalım aynı sezon sonu ne olmuş ?

Çok değil bir kaç hafta sonra Fenerbahçe önde girdiği son haftaya 14 dakika geç başlayan ve hatta uzatmalarda kümede kalması garantilenen Denizli ye puan kaybedip lig şampiyonluğunu Galatasaray a kaptırmış.

Hadi oturun bunu konuşun çözümleyin önce basın ...

Wikileaks belgelerinde Türkiye´ye dair iddialar her bir belgede genişleyerek devam ediyor. Trabzonspor da bu iddialardan nasibini aldı...

08/06/2005 tarihli Edelman´ın siyasi işler danışmanı John Kunstadter tarafından kaleme alınan‚"gizli" ibareli notun 7. maddesinde‚ Devlet Bakanı Faruk Nafiz ÖZAK‚ milli görüş kökenli bir Trabzon´lu olarak rapor ediliyor ve sakin‚ itaatkar‚ ağırbaşlı olarak nitelendiriliyor.

Raporun devamında AKP´nin ve Başbakan Erdoğan´ın mevcut popüleritesini korumak adına sporun da kullanıldığı ve bu çerçevede 2004 yerel seçimlerinde AKP´nin Trabzon´da yaşadığı bozgunun tekrarlanmaması adına Devlet Bakanı ÖZAK´ın Trabzonspor seçimlerine müdahil olarak uzun süre kendisinin de yönetiminde görev aldığı ve 1996 yılına kadar 2.5 yıl başkanlığını da yaptığı Trabzonspor´un başına AKP çizgisine yakın bir başkan seçilmesini sağladığı ve aynı zamanda Trabzonspor´a Başbakanlığın örtülü ödeneğinden karşılanarak futbolcu alımında kullanılmak üzere milyonlarca dolar ayırıldığını ifade ediyor.

Örtülü ödeneğin denetlenmesi konusunda süregelen tartışmaların uzun zamandan beri unutulmasına rağmen bu iddia örtülü ödenek tartışmalarını tekrar alevlendireceğe benziyor.

2

OLAY HAKEMDEN MÜTHİŞ İTİRAFLAR : BÜLENT YAVUZ İSTEDİ SAMSUNSPOR´UN BİR PENALTISINI VERMEDİM

Şubat 2002de Futbolda Şike Çetesi suçlamasıyla tutuklanan‚ bir ay cezaevinde kaldıktan sonra 2 milyar lira tazminatla tahliye olan hakem Sadık İlhan‚ 10 Şubat 2002 tarihinde oynanan Samsunspor-Trabzonspor maçında ev sahibi ekibin penaltısını bilerek vermediğini söyledi.

21 Ekim 2003 Salı 03:20

Şubat 2002de Futbolda Şike Çetesi suçlamasıyla tutuklanan‚ bir ay cezaevinde kaldıktan sonra 2 milyar lira tazminatla tahliye olan hakem Sadık İlhan‚ 10 Şubat 2002 tarihinde oynanan Samsunspor-Trabzonspor maçında ev sahibi ekibin penaltısını bilerek vermediğini söyledi.

Star Tvde önceki gece yayınlanan Tele Gol adlı programa katılan Sadık İlhan‚ Maça atandıktan sonra Merkez Hakem Komitesi Başkanı Bülent Yavuz beni odasına çağırdı ve Sadıkçığım‚ seninle ilk kez böyle bir toplantı yapıyorum. Trabzonspor kazanırsa iyi olur. dedi. Bu beni oldukça etkiledi ki ilk yarının son dakikasında Trabzonspor 1-0 öndeyken Samsunsporun bir penaltısını vermedim. Maçı 2-1 Trabzonspor kazandı. Samsunspor küme düşseydi vicdan azabı çekerdim. diyerek çok önemli bir itirafta bulundu. İlhan ayrıca‚ Ben astsubay olarak D.Bakırda uzun süre görev yaptığım için Beni D.Bakırsporun maçlarına vermeyin. dedim. Fakat D.Bakırsporun 1. Lige çıktığı sezon deplasmandaki 2 maça beni atadılar. D.Bakırspor‚ bu maçları hak ederek kazandı. dedi.

Sunucu Güntekin Onay ve yorumcu Ahmet Çakar‚ Merkez Hakem Komitesi Başkanı Bülent Yavuza defalarca çağrı yapmasına rağmen Yavuz programa bağlanmadı. Suskunluğunu dün bozan Yavuz‚ Böyle abuk sabuk şeylerle uğraşamam. diyerek İlhanın açıklamalarına sert tepki gösterdi. Bülent Yavuz‚ Samsunspor-Trabzonspor maçıyla ilgili olarak‚ Uzun süredir hakemlik yapmıyor. Bu iddialarını neden o zaman kamuoyuna açıklamamış. Bu dürüst bir davranış değil. Elbetteki haklarımı mahkemede arayacağım. diye konuştu. Yavuz‚ liglerin devam ettiğini ve kendilerinin tamamen buna konsantre olduklarını belirterek‚ Bunlar hoş şeyler değil. Bizim gündemimizde sadece hakem camiası nasıl başarılı olur o var. dedi.

2001-2002 sezonunun 22. haftasında oynanan Samsunspor-Trabzonspor maçı‚ küme düşme korkusu yaşayan her iki takım açısından büyük önem taşıyordu. Özellikle Trabzonspor‚ tarihinin en kötü dönemini yaşayarak taraftarlarını üzüyordu. İkinci yarının ilk dört maçında sadece Bursaspordan bir puan alabilen ve kendi sahasında Beşiktaşa 5-0‚ Diyarbakırspora 2-0‚ deplasmanda da G.Antepspora 5-2 mağlup olarak dibe doğru hızla inen Bordo-Mavili takım için Samsunspor deplasmanı çok kritikti. Trabzonspor‚ 36. dakikada Sommers ile 1-0 öne geçti. 45. dakikada Samsunsporlu Mustafa Kocabey ceza alanında düşürüldü; fakat Sadık İlhan pozisyonu devam ettirdi. 59. dakikada ev sahibi ekipten Vural kırmızı kart gördü. 10 dakika sonra Aurelio farkı ikiye çıkardı. 81. dakikada Hakkı farkı bire indirdiyse de bu puan için yeterli olmadı. Karşılaşmadan sonra Samsunspor yönetimi‚ hakem İlhandan şikayetçi oldu ve bir daha kendi maçlarına atanmamasını istedi. Bu maçtan bir hafta sonra Futbolda Şike Çetesi skandalı ortaya çıktı ve Sadık İlhan tutuklandı. Sezon sonunda Samsun bir‚ Trabzon da 3 puan farkla kümede kaldı.

ŞİKECİ KİMMİŞ TÜM TÜRKİYE GÖRSÜN !

Her zaman işe yarayan bir taktik. ´´ Yavuz hırsız ev sahibini bastırır. ´´

Tarih:26.05.2001 maç:gs-ts ligin 34.haftası...

Fenerbahçe´nin puan kaybetmesi halinde 2. sıradaki 64l4t4s4r4y a 3 gol lazım şampiyon olabilmesi için.

İlk yarıda 21‚41‚45. dakikalarda biri penaltıdan 3 gol atıverir‚ikinci yarıda 1 tane daha atıp maçı 4-0 alır.

Yanlız ilginç olan bir yanı daha vardır maçın. Aynı saatte başlayan Fenerbahçe şampiyonluğunu ilan etmiş taraftarlar tur atmaya başlamış‚fakat aradan 8-10 dakika geçmesine rağmen bu maçın hala oynanmaya devam etmesidir.

İşte tam bitiş düdüğüyle beraber ´´ Yavuz hırsız ev sahibini bastırır. ´´ taktiklerini devreye sokarak

ertesi gün‚ ´´ Aziz Yıldırım ts lilere (puan almasanız bile bari en azından 1 farkla yenilin) diye teşfik primi teklif etti´´ palavrasını ortaya atıp ZANLI konumundan MÜŞTEKİ konumuna geçmeyi başarmışlardır...

TIPKI BU GÜN OLDUĞU GİBİ...